BIST14.641,56%0.45
USD48.2387%0,23
EURO55,8944 %-0.4
ALTIN6.908,74 %-3.0

Ah şu hakemler ah!

Cevdet Saral

Abone OlGoogle News
22 Eylül 2026 21:05

Merhaba Mavi Kocaeli okurları…

Süper Lig’de milli araya girilirken heyecan devam ediyor. Her hafta dengelerin değiştiği, her maçın ayrı bir hikâyeye dönüştüğü ligde yine bildik tartışmalar gündemde: Hakemler!

Kulüp başkanları hakemlerden şikâyetçi, teknik direktörler hakemlerden şikâyetçi, futbolcular hakemlerden şikâyetçi, yorumcular hakemlerden şikâyetçi…

Peki ama bu tartışmalarda herkes aynı ölçüde mi konuşuyor?

Bence asıl soru burada başlıyor.

Dört büyük olarak adlandırılan kulüplerin eski futbolcularını televizyon ekranlarında, YouTube kanallarında ve sosyal medya platformlarında sık sık görüyoruz. Tartışmalı bir hakem kararında kendi kulüplerinin lehine yorum yapan, hatta bazı kararları adeta savunmak için büyük çaba harcayan yorumcular var.

Ama konu Anadolu kulüplerine geldiğinde aynı hassasiyeti görebiliyor muyuz?

Çoğu zaman hayır.

Anadolu kulüplerinin yaşadığı hak kayıpları birkaç cümleyle geçiştiriliyor. Konu fazla büyütülmüyor. Ertesi gün başka bir gündem bulunuyor ve Anadolu kulübünün yaşadığı mağduriyet unutulup gidiyor.

Oysa Anadolu kulüpleri bu ligde çok zor şartlarda mücadele ediyor.

Dört büyük kulübün sahip olduğu ekonomik imkânlarla Anadolu kulüplerinin bütçelerini aynı kefeye koymak mümkün değil. Yayın gelirleri, sponsorluklar, reklam gelirleri ve finansal kaynaklara ulaşma konusunda ciddi farklar var.devlet bankları bile 4 büyük takıma çok önemli destekler veriyor.

Anadolu kulüpleri ise çoğu zaman sinekten yağ çıkarmaya çalışarak ayakta kalıyor.

Bir futbolcu sakatlanıyor, yerine aynı kalitede oyuncu alınamıyor.

Bir oyuncu cezalı oluyor, kadro derinliği yetmiyor.

Bir maçta hakem hatası yaşanıyor, kulübün bütün sezonluk emeği bir anda zarar görebiliyor.

Sonra ne oluyor?

“Futbolun içinde bunlar var.”

İşte ben buna itiraz ediyorum.

Futbolun içinde elbette hata olabilir. Hakem de insandır, futbolcu da insandır, teknik direktör de hata yapabilir. Ama mesele hata olduğunda değil, aynı hassasiyetin herkese gösterilip gösterilmediğinde.

İzlenme uğruna futbol tartışması
Bir başka konu da YouTube ve sosyal medya dünyası.

Bugün futbol üzerinden yayın yapan çok sayıda kanal var. Her hafta yeni bir tartışma, yeni bir senaryo, yeni bir gündem oluşturuluyor.

Çünkü futbol izleniyor.

Futbol konuşuluyor.

Futbol üzerinden takipçi kazanılıyor.

Dolayısıyla bazı yorumların futbolun gerçeklerinden çok, izlenme ve etkileşim üzerinden şekillendiğini düşünenlerin sayısı da az değil.

Türkiye’de zaten herkes futbolu biliyor!

Kimi hakem, kimi teknik direktör, kimi başkan, kimi de federasyon yöneticisi…

Böyle olunca her hafta aynı tartışmaları izliyoruz.

Benim beklentim aslında çok basit.

Eğer bir yorumcu ekran karşısına çıkıyorsa, formasını çıkarmalı.

Geçmişte hangi kulüpte oynadığı, hangi kulübü sevdiği veya hangi camiaya yakın olduğu bir kenara bırakılmalı.

Haklıya haklı, haksıza haksız diyebilmeli.

Bir Anadolu kulübünün hakkı yeniyorsa bunu da en az dört büyük kulübün yaşadığı bir hakem tartışması kadar yüksek sesle konuşabilmeli.

İşte o zaman yapılan yorumların değerinin daha da artacağını düşünüyorum.

Eleştiri başka, hakaret başka
TFF’nin hakemler konusunda daha disiplinli bir sistem oluşturma çabasını da bu açıdan değerlendirmek gerekiyor.

Maç öncesinde veya sonrasında hakemlere yönelik eleştiri elbette olacaktır. Futbolun doğasında tartışma vardır.

Ancak eleştiri ile hakaret ve maksadını aşan suçlamaları birbirinden ayırmak gerekiyor.

Hakem kararları eleştirilebilir.

Hakem performansı sorgulanabilir.

Federasyonun uygulamaları tartışılabilir.

Ama bunun kişisel saldırıya, hakarete veya temelsiz suçlamalara dönüşmesi başka bir konudur.

Bu noktada para cezaları ve tekrarında daha caydırıcı yaptırımlar gündeme gelebilir.

Amaç kimsenin konuşmasını engellemek değil; futbol ortamında eleştirinin seviyesini korumak olmalı.

Gelelim Kocaelispor’a…
Temsilcimiz Kocaelispor da bütün bu zorlu şartlarda mücadele eden Anadolu kulüplerinden biri.

Gaziantep FK karşılaşmasına önemli oyuncularımızın eksikliğiyle çıktık.

İlk yarıya baktığımızda rakibini daha çok karşılayan, hücuma az oyuncuyla katılan bir Kocaelispor vardı.

Maç öncesinde açıkçası kendi adıma “Bir puan iyi olur” diye düşünmüştüm.

Sanki iki takım da karşılaşmaya benzer bir düşünceyle çıkmış gibiydi.

Kocaelispor’da önemli oyuncuların kulübede olması da dikkat çekti.

Baku, Agyei ve Tayfur Bingöl gibi isimler yedekler arasındaydı.

Selçuk İnan böyle bir tercih yaptı.

Ama ikinci yarıda sahada bambaşka bir Kocaelispor vardı.

İşte burada Selçuk İnan’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Bazen kenarda öyle bir görüntü veriyor ki, sanki elinde sihirli bir değnek var!

Saha kenarında zaman zaman yerinde duramıyor ama takımına müdahale ediyor, oyunu değiştirmeye çalışıyor ve bunun karşılığını da alıyor.

Bence en önemlisi, Selçuk İnan ile Kocaelispor arasında giderek bir bütünleşme oluşuyor.

Hocanın emeğinin karşılığını aldığını görmek de Kocaelispor camiası adına sevindirici.

Milli arada sakat oyuncularımızın da takıma dönmesiyle Selçuk İnan’ın eli daha da güçlenecektir.

Ligin 6. haftası sonunda 12 puanla 4. sıradayız.

Liderle aramızdaki puan farkı ise sadece 1 puan.

Bu tabloyu küçümsememek gerekiyor.

Sezon daha çok uzun.

Önümüzde kazanılacak çok maç, alınacak çok puan var.

Ama Kocaelispor’un ortaya koyduğu mücadele, taraftarını umutlandırıyor.

Tribünde kardeşlik kazansın
Gaziantep FK karşılaşması öncesinde iki takım taraftarlarının ortaya koyduğu kardeşlik görüntüsü de ayrıca takdire değerdi.

Son iki karşımada kendi sahamızda ağırladığımız takımlarla oynadığımız karşılaşmalarda sorunsuz, centilmence ve örnek görüntüler ortaya çıkması gerçekten güzel.

Bu atmosferin oluşmasında emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

Futbolun güzelliği de zaten burada.

Rakip olacağız ama düşman olmayacağız.

Tribünde farklı renkleri taşıyacağız ama maç bitince yine aynı ülkenin insanları olduğumuzu unutmayacağız.

Amedspor-Beşiktaş karşılaşmasında da iki takım taraftarlarının kardeşlik görüntüleri verdiğini gördük.

Ancak bu güzel görüntülerin içerisinde Bursaspor’a yönelik göndermelerin bulunması da tepki çekti.

Bence kardeşlik mesajı verilirken başka bir kulübü hedef alan söylemlere yer verilmemeli.

Çünkü gerçek kardeşlik, birini yüceltirken başka birini aşağılamak değildir.

Şimdi sıra Beşiktaş deplasmanında
Milli aranın ardından Kocaelispor olarak Beşiktaş deplasmanına çıkacağız.

Şimdiden merak ediyorum.

Kocaelispor taraftarı nasıl karşılanacak?

Tribünlerde nasıl bir atmosfer olacak?

İki camia arasında nasıl bir futbol ortamı oluşacak?

Bizim beklentimiz belli:

Sahada mücadele, tribünde kardeşlik, maç sonunda ise saygı.

Kocaelispor’un hakkını sahada aradığı, taraftarının takımının arkasında durduğu ve futbolun konuşulduğu bir karşılaşma olsun.

Hak eden kazansın.

Hakem konuşulmasın.

Tartışmalı kararlar değil, futbol konuşulsun.

Ve en önemlisi…

Anadolu kulüplerinin de bu ligin gerçek sahibi olduğu unutulmasın.

Çünkü futbol sadece dört büyükten ibaret değil.

Anadolu varsa Süper Lig var.

Kocaelispor da bu ligin en önemli Anadolu temsilcilerinden biri olarak mücadelesine devam ediyor.

Biz de takımımızın yanında olmaya, doğruları söylemeye ve yanlış gördüklerimizi dile getirmeye devam edeceğiz.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Cevdet Saral

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları