Banka borcu olanlar yandı: Tüm aileye gönderiliyor!
Son dönemde bazı hukuk bürolarının alacak tahsil süreçlerinde İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89. maddesi kapsamında haciz ihbarnamelerini daha geniş bir çevreye göndermesi hukuk dünyasında tartışma konusu oldu.

Uzmanlar, borçlunun üçüncü kişilerden alacağına ilişkin somut bir belge bulunmadan yapılan bildirimlerin hem hukuki güvenlik hem de kişi hakları bakımından soru işaretleri oluşturduğunu belirtiyor.
KİRACILARA KADAR UZANABİLİYOR
Değerlendirmelere göre bazı uygulamalarda yalnızca borçlunun anne, baba, kardeş ve çocukları değil; kuzen, hala, dayı, teyze, dünür ve hatta kiracılar da haciz ihbarnamesi gönderilen kişiler arasında yer alabiliyor. Hukukçular, bu kişilerin borçluyla mali ilişki içinde olduğuna dair somut delil bulunmadan işlem yapılmasının tartışmalara neden olduğunu ifade ediyor. İİK'nin 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacaklarının haczedilebilmesi amacıyla haciz ihbarnamesi gönderilmesine imkân tanıyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemin uygulanabilmesi için borçlunun ilgili üçüncü kişiden gerçekten alacaklı olduğuna ilişkin somut emarelerin bulunması gerektiğini vurguluyor.
PSİKOLOJİK BASKIYA DÖNÜŞMEMELİ
Hukuk çevrelerine göre borçtan esas olarak yalnızca borçlu sorumlu tutulabilir. Bu nedenle yeterli hukuki dayanak olmadan yakın çevreye gönderilen haciz ihbarnamelerinin, borçla ilgisi bulunmayan kişiler üzerinde psikolojik baskı oluşturabileceği ve hukuki tartışmaları beraberinde getirebileceği değerlendiriliyor.
Haber Merkezi

