Son nefeste yeşeren umut, bitmeyen eksik
Ziya Ulaş
İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nın geniş tribünleri, soğuk betonuna sinmiş anılarla doluydu. Bir zamanlar büyük hayallerin, büyük alkışların yankılandığı bu statta Kocaelispor yine tanıdık bir hikâyeyi sahneledi: Mücadele var, direnç var, umut var… Ama bitiricilik hâlâ aranan bir parça. Süper Lig’in 16. haftasında Fatih Karagümrük deplasmanında alınan 1-1’lik beraberlik, tabelada bir puan yazsa da, satır aralarında çok daha fazlasını barındırıyor.
Maçın ilk düdüğüyle birlikte Kocaelispor’un sahaya yerleşimi netti. Orta sahada oyunu tutma, pasla rakibi yorma ve özellikle kanatlardan içeri kat eden oyuncularla pozisyon üretme hedefi göze çarpıyordu. İlk yarıda topa sahip olma oranı dengeliydi ancak temsilcimiz, ceza sahasına giriş sayısında rakibinin önüne geçmesine rağmen son vuruşlarda bir türlü istediğini bulamadı. İşte sezon başından bu yana değişmeyen o tanıdık sorun yine sahnedeydi: Üretmek var, bitirmek yok.
Orta saha kurgusunda görev alan isimler, savunma ile hücum arasındaki bağlantıyı kurmakta zaman zaman başarılı olsa da, üçüncü bölgede tempo düştüğünde Karagümrük savunması yerleşmekte zorlanmadı. Kanatlar aktif kullanıldı; özellikle ilk yarıda yapılan bindirmeler umut verdi. Ancak yapılan ortaların büyük bölümü ya rakip savunmaya takıldı ya da ceza sahasında istenilen koşular gelmedi. Bitiricilik yalnızca forvetlerin değil, tüm hücum hattının ortak sorunu olarak yine kendini gösterdi.
Karşılaşmanın kırılma anı ise 65. dakikada geldi. Karagümrük’ün golü öncesinde Kocaelispor cephesi net bir faul beklentisi içindeydi. Tribünler itiraz etti, kulübe ayağa kalktı ama hakem oyunu devam ettirdi. Bu pozisyon, maçın seyrini değiştiren bir an olarak uzun süre tartışılacaktır. Bir anda 1-0 geriye düşen Kocaelispor için artık plan B devreye girmişti.
Teknik direktörün bu dakikadan sonra aldığı riskler, sahaya yansıdı.
Oyuncu değişiklikleriyle hücum hattı daha da kalabalıklaştırıldı, orta sahada savunma dengesi göze alınarak öne çıkıldı. Zamanlama tartışmaya açık olsa da, geriye düşüldükten sonra alınan bu riskler cesaret göstergesiydi. Ancak yine aynı noktaya geliyoruz: Pozisyon var, gol yok. Kaçan fırsatlar, kenarda başını öne eğen bir teknik adam, sahada ellerini dizlerine koyan oyuncular…
Ve 90+3’üncü dakika… Futbolun bazen adalet duygusunu son nefese sakladığı anlardan biri. Petkovic’in golü, yalnızca skoru eşitlemedi; takımın vazgeçmeyen ruhunu da tescilledi. O gol, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda yankılanan sessiz bir haykırış gibiydi: “Biz buradayız.”
Bu beraberlik, Kocaelispor’un ligdeki yürüyüşünde küçük ama anlamlı bir durak. Eksikler net, çözümler ortada. Bitiricilik üzerine daha fazla çalışma, orta sahada daha cesur dikine paslar ve kanat organizasyonlarında çeşitlilik şart.
Karagümrük deplasmanından 1-1'lik eşitlikle, savaşarak ve hak ederek aldığımız bu puan, ligdeki mücadelemiz adına çok değerli. Şimdi önümüze bakma ve bu mücadele ruhunu daha somut sonuçlara çevirme zamanı.
Önümüzdeki hafta, Süper Lig'in 17. haftasında, Antalyaspor'u ağırlıyoruz. İstanbul'dan getirilen bu yüksek moral ve Petkovic'in son dakika golüyle zirveye çıkan o hırsla, kendi evimizde, Kocaeli Stadı'nda taraftarımızın önünde sahaya çıkacağız. Bu ruh, Antalyaspor karşısında mutlaka 3 puana dönüşmeli.
Taraftarımız biliyor ki: Bu takım pes etmez. Bu ruh bitmez! Şimdi sırtımızı bu 1 puana dayayıp, Antalyaspor maçına kilitlenme vaktidir. İşte o maç, bu takımın potansiyelini puana dönüştürmesi için önemli bir fırsat olacak.
Yeşil-siyah sevda, bazen son dakikada gelen bir golle ayakta kalır. Ama bu hikâyenin mutlu sonla bitmesi için, umut kadar netlik de gerekiyor.

