Son dakikada yıkıldık: Kaçan üç puanın hikayesi
Ziya Ulaş
Ah be Kocaelispor’um, neydi o son dakika? 18 Ocak 2026 Pazar akşamı, Kocaeli Stadyumu’nda hissedilen soğuktan daha keskin bir hayal kırıklığı yaşandı. Süper Lig’in ikinci yarısındaki 18. haftanın kader maçında, ev sahibi temsilcimiz Kocaelispor, Trabzonspor’u sahasında ağırladı ve galibiyeti adeta avuçlarının içinden kaydırdı. Skor tahtası, hüzünlü bir 2-1’i gösteriyordu.
Maça umutla başladık. Selçuk hoca, 4-2-3-1 düzeniyle sahaya yayılan, orta sahada Linetty - Tayfur ikilisiyle dengeli ve dirençli bir Kocaelispor kurgulamıştı. İlk dakikalardan itibaren oyuna ağırlığımızı koyduk. Ve beklenen an, 18. dakikada geldi. Kusursuza yakın bir hücum organizasyonunun sonunda, takımımızın yıldız forveti kaptan Bruno Petkovic, klasını konuşturdu ve topu ağlara gönderdi: 1-0. Tribünler ayaktaydı, Körfez’in sesi stadın betonunu titretiyordu.
Golden sonra iştahımız kabardı. Agyei’nin enerjisi, Rivas’ın yaratıcılığı, Churlinov’un kanattaki ısrarı Trabzonspor savunmasını zorluyordu. Farkı artırabilecek pozisyonları bulduk ama değerlendiremedik. Futbolun o acı kuralı işte tam burada devreye girdi. Dakika 44’te savunmadaki bir anlık boşluğu değerlendiren Felipe Augusto, skoru eşitledi. İlk yarı bittiğinde tabelada 1-1 yazıyordu ama oyunun hikâyesi Kocaelispor’un lehineydi.
Bu maçta özellikle ikinci yarıdaki oyunumuzu övmek lazım. İkinci yarı, belki de sezonun en “keşke”li 45 dakikasıydı. Sahada baskılı, cesur, rakibini boğan bir Kocaelispor vardı. Petkovic’in direğe takılan vuruşu, kaleciden dönen toplar, ceza sahası içindeki karamboller… Gol olmak için sıraya giren pozisyonlar bir türlü ağlarla buluşmadı. Trabzonspor ise neredeyse yalnızca savunmayı düşünüyor, bir puanı cebine koymanın hesabını yapıyordu.
Dakikalar ilerledikçe maç beraberlikle bitecekmiş hissi güçlendi. Ta ki, 90+1. dakikaya kadar… Saha içinden ve tribünlerden gelen itirazlara rağmen devam eden akında, savunmamızda bir anlık dalgınlık ve belki de yorgunluk… Trabzonspor’un oyuncusu Ernest Muci, bitime saniyeler kala attığı golle tüm emeği bir anda sildi, süpürdü. Stadyuma sessizlik çöktü. Son dakikada yıkıldık! Tartışmalı pozisyonlar bir yana, kendi ellerimizle yarattığımız onca fırsatı değerlendirememek, bu acıyı daha da katmerli hale getirdi.
Bu yenilgi, skor tabelasından ibaret değil. Aksine, şunu net biçimde gösterdi: Kocaelispor, bu ligde kimseden çekinmeden oynayacak güce sahip. Ancak üst düzey maçlarda “öldürücü vuruşu” yapmanın ve konsantrasyonu 90+ dakika korumanın ne denli hayati olduğunu bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı.
Aynı gecenin ardından tribünlerin sesi bu kez satırlara döküldü. Kocaelispor’un vicdanı sayılan Hodri Meydan, Trabzonspor maçının bitimiyle birlikte sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla aslında sahadaki gerçeğin altını kalın harflerle çizdi. Söylenenler sertti ama bir o kadar da gerçekti:
“Futbolcularımız bugün sahada mücadelesini ve karakterini ortaya koymuştur. Ancak gerçekler nettir; bu kadro mevcut haliyle yeterli değildir. Kimse bu camiaya hayal satmasın. Takıma acil transfer gereklidir.”
Bu cümleleri bir serzenişten öte, bir uyarı olarak okumak gerekir. Çünkü Hodri Meydan’ın söylediği, tribünde oturan binlerce Kocaelisporlunun 90 dakika boyunca gözleriyle gördüğünün tercümesidir. Sahada mücadele vardı, istek vardı, hatta kalite anları da vardı… Ama Süper Lig dediğiniz yer, yalnızca iyi niyetle, yalnızca mücadeleyle yürümüyor.
Trabzonspor maçında kaybedilen üç puan, sadece bir skor hikâyesi değil; derinlik eksikliğinin, bitiricilik sorununun ve alternatifsizliğin fotoğrafıdır. İlk 11 belli bir seviyeyi yakalıyor ama hamle anlarında, oyunu koparacak dokunuşlarda eksik kalıyoruz. Hodri Meydan’ın “kimse hayal satmasın” çıkışı tam da bu noktaya temas ediyor. Bu camia umutla oyalanacak bir camia değildir.
Buradan Kocaelispor yönetimine düşen pay nettir. Taraftarın sabrı, sahadaki mücadelenin hatırınadır; ama bu sabır sınırsız değildir. Bu takımın ligde tutunması, hatta daha yukarıyı zorlaması için nokta atışı transferler artık bir tercih değil, zorunluluktur. Aksi halde her hafta “iyi oynadık ama…” cümlesiyle avunuruz.
Kocaelispor tribünü futboldan anlar, mücadeleyi alkışlar ama gerçeği de saklamaz. Hodri Meydan’ın mesajı, bir tehdit değil; bu kulübü gerçekten sevenlerin son derece samimi bir çağrısıdır.
Bu şehir hayal değil, somut adım ister.
Ve bu arma, günü kurtaran sözlerle değil, doğru hamlelerle ayağa kalkar.
Pazar akşamı sahada mağlup bir takım değil, galibiyeti son ana kadar kovalayan, Süper Lig’e ağırlığını koyan bir Kocaelispor vardı. Hakem kararlarının gölgesinde kalan bu yenilgi bizi yolumuzdan döndürmemeli.
Şimdi sırtımızı dönme zamanı değil. Yapılacak çok iş var. Önümüzdeki hafta ligde zorlu bir deplasman bizi bekliyor. Rakip Samsunspor karşısında sahaya çıkacağız. Bu acı tecrübeden ders alarak, orada kaybettiğimiz puanları telafi etmek ve taraftarımıza umut olmak zorundayız. Kocaeli, kalkmasını bilir. Yol uzun, mücadele sürüyor.
Başını dik tut Körfez, bu futbolla önün açık!

