BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Minderden olimpiyat zirvesine şampiyon Hasan Gemici

Ziya Ulaş

Abone OlGoogle News
09 Ocak 2026 17:33

90’lı yılların o kendine has, samimi İzmit’ini hatırlıyor musunuz? Henüz her şeyin bu kadar hızlı tüketilmediği, “efsane” kelimesinin hakkını veren isimlerin sokaklarda mütevazı birer komşumuz gibi dolaştığı o yılları... İşte o yıllarda tanıma şerefine eriştiğim, elini sıktığımda dünya şampiyonu bir devin değil, bir “İzmit beyefendisinin” sıcaklığını hissettiğim bir isim vardı: Hasan Gemici. O yıllarda genç bir güreş meraklısı olarak İzmit’in tozlu sokaklarında dolaşırken, büyüklerimizin anlattığı hikâyeler arasında en çok etkilendiklerimden biriydi onun öyküsü. Samsun’un Terme ilçesine bağlı Eğercili Köyü’nden çıkıp İzmit’in betonuna, SEKA’nın kâğıt kokusuna, mindere ve oradan da olimpiyat altın madalyasına uzanan bir hayat…

Bugün Kocaeli’de adını taşıyan spor salonunun önünden geçerken, sadece bir isim değil, bir tarih, bir duruş ve büyük bir sadakat hikâyesi canlanıyor gözlerimde.

Samsun’dan İzmit’e Uzanan Bir Kader Çizgisi

1927’de Samsun Terme’de, Eğercili köyünde başlayan bu hayat hikâyesi, 1947 yılında vatani görev için geldiği İzmit’te bambaşka bir rotaya kırılmıştı. 46. Piyade Alayı’nda askerlik yaparken, SEKA Devlet Hastanesi’nin o zamanki spor salonunda antrenmanlara başlaması, aslında Kocaeli spor tarihinin de kaderini değiştirdi.

Onu 90’lı yıllarda tanıyanlar bilir; o, başarıyı bir yük gibi değil, bir onur nişanı gibi taşırdı. 1948’de SEKA Kâğıtspor’da lisanslı güreşe başladığında, itfaiye başı Yusuf Hoca’nın tedrisatından geçerken bile belliydi bu çocuğun minderlerin “efendisi” olacağı.

Minderde Fırtına, Gönüllerde Huzur

Hasan Gemici denince akla iki şey gelirdi: Teknik ve tevazu. Minderde “yılan dolaması” ve "ters sarma” oyunlarını öyle bir ustalıkla icra ederdi ki, rakipleri ne olduğunu anlayamadan kendilerini tuş olmuş bulurlardı.

1951 İskenderiye: Akdeniz Oyunları’nda gelen ilk altın.

1952 Helsinki: 52 kg serbest stilde dünyanın zirvesine çıkış. Olimpiyat Şampiyonluğu!

Olimpiyat şampiyonu olduğunda Türkiye ayağa kalkmıştı ama o, memuriyetine devam ettiği SEKA Kâğıt Fabrikası’ndaki gıda bölümünde mesaisine aynı sessizlikle geri dönmüştü. İşte onu gerçek bir kahraman yapan da buydu.

Yaşar Doğu’nun Daveti ve İzmit Sevdası

Onunla ilgili anlatılan en duygusal hikâyelerden biri de büyük usta Yaşar Doğu’nun onu Ankara’ya davet etmesidir. Şöhretin, imkânların ve paranın başkentte olduğu o yıllarda Hasan Gemici, “Ben İzmit’i bırakamam” diyerek bu teklifi geri çevirmişti.

Biz onu SEKA Sineması’nda yapılan o tarihi maçlarda, Alman, İsveç ve Japon güreşçileri birer birer dize getirirken izleyenlerin heyecanlı anlatımlarından tanıdık. Kocaeli’yi temsil ederken minderden hiç mağlup ayrılmadı; çünkü o, bu kente kalbiyle bağlıydı.

Bir Devrin Sonu, Bir Efsanenin Mirası

90’lı yıllarda kendisini gördüğümde, 1997 yılında aldığı Üstün Devlet Hizmet Madalyası’nı göğsünde değil, karakterinde taşıyan o olgun insanı gördüm. Hiçbir zaman şahsi çıkar peşinde koşmadı, şampiyonluklarını bir imtiyaz olarak kullanmadı.

2001 yılında aramızdan ayrıldığında arkasında sadece madalyalar değil; Hüseyin, Bülent, Sadun Faruk ve Nurcan adında dört evlat ve binlerce minnettar İzmitli bıraktı. Bugün onun adını taşıyan spor salonunda ter döken gençler, umarım sadece güreşmeyi değil, Hasan Gemici’nin o meşhur tevazuunu ve şehre olan bağlılığını da örnek alırlar.

Bugün İzmit’te o salona gittiğinizde, duvarlarda eski fotoğraflar, madalyalar, o yılların kokusu… Biraz durup dinlerseniz, sanki hâlâ Yusuf Hoca’nın sesi, hâlâ yılan dolamasının çıkardığı o “şap” sesi, hâlâ 1952’nin Helsinki zaferinin yankısı duyuluyor.

İşte o yüzden, 90’lı yıllarda Kocaeli’de büyüyen bizler için Hasan Gemici sadece bir olimpiyat şampiyonu değil; bir mahalle yiğidi, bir tevazu abidesi, bir İzmit efsanesiydi.

Ruhu şad olsun, mekânı cennet olsun Şampiyon Hasan Gemici… Seninle gurur duyduk, hâlâ duyuyoruz.

Ve son olarak, adının yaşatıldığı o salondan bir kare daha, geleceğin Hasan Gemici’lerine umut olsun.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Ziya Ulaş

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları