Körfez'in yıkılmaz kalesi: "Rambo" Yusuf Altıntaş
Ziya Ulaş
Gönül penceremizi yine 80’li yılların o tozlu ama samimi sahalarına, İzmit İsmetpaşa Stadı’nın o kendine has atmosferine açıyoruz. Nostalji serimizin on yedinci durağında, sadece Kocaelispor’un değil, Türk futbolunun bir dönemine damga vurmuş, sahada karakteriyle devleşen bir ismi; Yusuf Altıntaş’ı konuk ediyoruz.
80'li yılların tozlu stadyumlarında yankılanan bir isim vardı: Yusuf Altıntaş. Futbolumuza damgasını vuran hem Kocaelispor hem Galatasaray hem de Milli Takım neferi olan bu çelikten adamı anlatmak için kelimeler kifayetsiz kalıyor.
1961 Kocaeli doğumlu Yusuf, futbola Köseköy’de başlamış, sonra şehrin büyük takımı Kocaelispor’a transfer olmuştu. Futbolcu bir babanın, “Köylü” lakaplı Mustafa Altıntaş’ın oğlu olarak futbola doğmuştu adeta. Onun Kocaelispor’daki performansı, büyük kulüplerin dikkatini çekmekte gecikmedi. 1984-85 sezonunda, o dönem Türkiye'nin en büyük kulüplerinden Galatasaray'a transfer oldu. Defansif bir oyuncu olmasına rağmen, güçlü fizik yapısı ve teknik becerisiyle orta sahada da kendine sağlam bir yer edindi.
Milli formayla buluştuğu 39 maç ise, onun ne kadar değerli bir futbolcu olduğunun en büyük kanıtıydı. U-18, U-21 ve A Milli Takım'da toplam 39 kez ay-yıldızlı formayı gururla taşıdı. Her zaman değişmez bir isimdi.
1994-95 sezonunda, kalbi hep Kocaelispor'da atmış olan Yusuf Ağabey, futbolunun son demlerinde “vefa” örneği göstererek eski takımına döndü. İki sezon daha forma giydikten sonra, 1996'da aktif futbol hayatını noktaladı.
Ancak onun için futbol asla bitmedi. Antrenörlük kariyerine başladı. Özellikle Bülent Korkmaz ile birlikte Kayseri Erciyesspor’da yaptıkları ve Türkiye Kupası finaline kadar yükseldikleri başarı, onun antrenör olarak da ne kadar yetenekli olduğunu gösterdi. Daha sonra Bursaspor ve Galatasaray'da yardımcı antrenörlük yaptı.
“Yusuf Ağabey sahaya çıktığında, rakip forvetler için o maç artık bir ‘mücadele’ değil, bir ‘ayakta kalma savaşı’na dönüşürdü. Ama o, bu sertliği her zaman futbolun dürüst kuralları içinde yapardı.”
Neden “Rambo”?
Galatasaray’da geçen tam 10 yıl, onu efsaneler arasına soktu. Taraftar ona, mücadeleci yapısı, hırsı ve sahada verdiği amansız mücadele nedeniyle “Rambo Yusuf” ismini takmıştı. Bu lakapla anıldığı her maç, rakip forvetler için kabusa dönüşürdü. Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklar, kupa zaferleri onun imzasını taşıdı. Bugün herkes onu “Rambo Yusuf” olarak biliyor. Bu lakap ona boşuna verilmedi. Sahadaki yılmaz karakteri, ikili mücadelelerdeki yıkılmaz duruşu ve takımını ipten alan müdahaleleriyle o, futbolun beyaz perdedeki kahramanlara cevabıydı. Ancak benim penceremden Yusuf Ağabey; sadece güçlü bir fizik değil, aynı zamanda oyun zekası yüksek, topu oyuna sokuşuyla modern stoperin o yıllardaki öncüsüydü.
Altıntaş Ailesi ve Futbol Genetiği
Yusuf Ağabey’i anlatırken Altıntaş ailesine de bir parantez açmak gerekir. Futbolun içine doğmuş, bu meşakkatli yolu kendine kader çizmiş bir sülale... Yusuf Altıntaş'ın en büyük gururu ise, futbolu bir aile geleneği haline getirmiş olması. Abisi Yaşar Altıntaş ile birlikte yeşil-siyahlı camiaya verdikleri emekler, Kocaeli spor tarihinin altın sayfalarında yer alır. Büyük oğlu Ahmet Altıntaş bir dönem Kocaelispor forması giyerken, küçük oğlu Batuhan Altıntaş ise Almanya Bundesliga ekiplerinden Hamburg'dan sonra Gebzespor’un başarısı için ter döküyor. Futbol bu ailenin genlerine işlemiş. Onu izlerken, babadan oğula geçen o asil futbol mirasının sahaya nasıl yansıdığını objektif bir gözle görebiliyordunuz.
Kocaelispor’dan Galatasaray’a uzanan ve milli takımla taçlanan o büyük kariyerde, Yusuf Ağabey hiçbir zaman İzmit’in o mütevazı ve samimi çocuğunu kaybetmedi. Yıldızlaştı, kupalar kaldırdı ama ne zaman karşı karşıya gelsek, o 80’li yıllardaki saygılı ve dik duruşu hiç değişmedi.
Son Söz: Bir Karakter Abidesi
Bugün modern futbolun o robotik yapısı içinde Yusuf Altıntaş gibi “ruhuyla oynayan” oyuncuları bulmak çok zor. O, Kocaelispor’un sadece bir futbolcusu değil, şehrin gururu, savunmanın aşılmaz duvarıydı. Biz 80'li yılların çocukları, "Rambo" lakaplı bu çelik iradeyi izlemiş olmaktan gerçekten onur duyuyoruz.
Yusuf Altıntaş, sadece iyi bir futbolcu değil, aynı zamanda Türk sporunun unutulmaz bir karakteriydi. Onun hikayesi, gençlere ilham olmaya devam edecek. Nostalji serimizin bu bölümünde, Türk futbolunun ve Körfez'in unutulmaz ismi Yusuf Altıntaş’a selam gönderiyoruz. Futbol değişir, sistemler değişir ama “Rambo” gibi isimlerin bıraktığı izler asla silinmez.

