BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Kocaeli’de Sporun Hafızası, Yazıldı; Türkiye Okudu!

Ziya Ulaş

Abone OlGoogle News
21 Kasım 2025 17:52

Bazı buluşmalar vardır; bir şehrin geçmişine ışık tutar, bugününü anlamlandırır, geleceğine yön verir. 14-16 Kasım 2025 tarihlerinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen VII. Uluslararası Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu tam da böyle bir buluşmaydı. Üç gün boyunca salonlarda dolaşırken kendimi bazen bir gazeteci, bazen bir spor tarihçisi, bazen de bir tribün sevdalısı gibi hissettim. Çünkü bu sempozyum yalnızca bir akademik toplantı değil; Kocaeli’nin spor hafızasının yeniden hayat bulduğu büyük bir kültür şöleniydi.

Cuma günü Akçakoca Oditoryumu’nda başlayan açılış töreni tam anlamıyla bir yıldızlar geçidiydi. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın “Kocaeli’de spor müzesi de olmalı!” sözleri ise salonda yankılandı, akıllara kazındı.
 

Başkan, sporda başarının bir gelenek meselesi olduğunun altını çizdi. Eray Şamdan’ın babasından devraldığı karate mirası buna en güçlü örnekti. Prof. Dr. Haluk Selvi’nin “Kocaeli spor hafızasını oluşturuyor” tespiti, Olimpiyat Şampiyonu Taha Akgül’ün “Bu şehir amatör branşlara büyük şans” sözleriyle birleşti.

Ardından gelen ödül töreni… Eray Şamdan, Tuğçe Beder, Münir Ertuğ, Ayşen Taşkın… Sahnedeki madalyalar adeta geçmişten geleceğe uzanan bir köprü gibiydi. Fuayede yer alan 1966’dan günümüze Kocaelispor formaları ise bir müzenin nasıl bir hazine barındıracağını şimdiden gösteriyordu.

Sempozyumun ikinci günü, akademik tebliğlerin spor kültürüyle harmanlandığı dopdolu bir program sundu. Doç. Dr. Abdullah Lüleci’nin “1936’da İzmit Spor Kenti Seçildi” bildirisiyle tarih gün yüzüne çıktı: Futbol sahaları, tenis kortları, atış poligonları... O dönem bile Kocaeli spora doymuş!  Antik Nikomedia’dan Roma oyunlarına, Prof. Dr. Ergün Lafli’nin sunumları büyüledi.

Sempozyumun bir diğer çarpıcı yanı, amatör ruhun ne denli kıymetli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmasıydı. Dağcılıktan bisiklete, yelkenden güreşe, boksdan judoya kadar her branştan emekçi, antrenör ve idarecinin aynı salonda buluştuğu paneller, Kocaeli'nin spor zenginliğini gözler önüne serdi.

Panellerde doğa sporları (dağcılık, bisiklet, motor), su sporları (yelken, kürek, yüzme) masaya yatırıldı. Mehmet Demir: “1970’lerden beri dağlardayız!” Tuğberk Atar: “Bisiklet geriledi ama canlandıracağız!” Ümmet Subaşı kürek tesisleri için Büyükakın’a teşekkür etti. Özel oturumda Eray Şamdan, Tuba Yakan, Ahmet Taşçı gençlere: “Pes etmeyin, rol model olun!” dedi.

Kadın Sporcular: Azmin en güzel hikâyesi Doç. Dr. Yeşim Körmükçü’nün “Ayakkabı bulamazdık ama pes etmedik” sözleri,
Şule Şahbaz’ın engelli sporcuları ev ev dolaşıp bulduğunu anlatması,
İrem Topaloğlu’nun işitme engeline rağmen başarılara koşması…

Bu oturumun sonunda salonu dolduran alkış, sadece takdir değil, derin bir minnettarlığın ifadesiydi.

MHK Eski Başkanı Mustafa Çulcu'nun dediği gibi: "Geçmişini bilmeyen kaybolmaya mahkumdur." Bu sempozyum, geçmişimizi bilmek ve ondan güç almak için eşsiz bir fırsattı. Rafet Kırgız, Remzi Demirer: “Okul sporları sezona yayılsın, gençler kötülüklerden uzak dursun!”

Bir diğer önemli oturum ise Kocaeli’de Spor Basını Tarihi oldu.
Yarım asrı aşan emeklerin, daktilo tıkırtılarının, klişe kalıplarının hikâyeleri yeniden canlandı.

Metin Karan, “Mürekkep kokusunu lise yıllarında tattım, yazılı basın 5 yılda biter!”” dedi.

Klişe kalıpları, karanlık banyo odaları, siyah-beyaz fotoğraflar…

Gazetemizin Haber Müdürü ve Spor Yazarı Orhan Balcı, kurşun harfli günleri hatırlattı.

Balcı, adeta geçmişin fotoğrafını yeniden bastı: “Dijital fotoğraf yoktu. Sezon başında altı klişe yaptırır, tüm sezon onları kullanırdık.”

Hayrettin Albayrak, “41 yıldır meslekteyim ama hiç çalışmamış gibiyim” sözleriyle meslek aşkını anlattı.

Yiğit Özcan, “Bu şehrin en büyük markası Kocaelispor’dur” diyerek tribün ruhunun nasıl gazeteciliğe dönüştüğünü özetledi.

Bu oturum, spor basınının görünmeyen kahramanlarına bir saygı duruşuydu.

Geldik en özel ana… Kocaelispor Özel Oturumu
16 Kasım Pazar günü, Kocaelispor’un efsaneleri aynı sahnede buluştu.

Moderatörlüğünü Erdoğan Arıkan’ın yaptığı bu özel buluşma, sadece bir söyleşi değil; yeşil-siyah tarihin canlı bir arşivi gibiydi. Arıkan’ın sorularıyla şekillenen bu oturumda tribünlerin hafızası yeniden canlandı.

Mustafa Denizli: “En çok iz bıraktığım takım Kocaelispor’dur”

Usta teknik adam, 3-4-3 sisteminin en iyi uygulayıcılarından olan o unutulmaz kadroyu anlatırken gözleri hâlâ parlıyordu:

“Hayatım boyunca ilişkimi kesmediğim tek camialardan biri Kocaelispor’dur.”

Güvenç Kurtar: “Bu takım böyle giderse seneye şampiyonluğa oynar”

90’ların unutulmaz mimarı yine dobra bir çıkış yaptı:

“Biz 23 puan farkla şampiyon olduk. Bu takım o günkü ruhu taşıyor.”

Kaan Dobra: “Gerçek bir İzmitli oldum”

31 yıldır bu şehirde yaşayan Dobra, Kocaelispor’u sadece bir kulüp değil, bir hayat parçası olarak gördüğünü anlattı.

Bülent Özer: “Prensibimiz 15 İzmitli oyuncuyla oynamaktı”

Kırk yılını bu kulübe veren Özer, bir dönemin oyun anlayışını tek cümlede özetledi.

Serdar Dursun ve Dan Agyei'nin taraftarlarla buluşmasını izlerken, bu takımın sadece bir futbol kulübü olmadığını, şehrin ortak yüreği olduğunu bir kez daha hissettik.

Kapanış oturumunda Prof. Dr. Haluk Selvi, Levent Atalı ve Kürşad Sertbaş, sempozyumun Kocaeli spor hafızasına kalıcı katkılarını vurguladı. Kocaelispor'un Süper Lig'e yükselişi, bu akademik çabanın sahadaki yansıması gibiydi.  Doç. Dr. Ali Yeşildal’ın “Proje önerileriyle gelin, master planı birlikte yapalım” çağrısı ise geleceğin çalışmalarına yön verdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ın dediği gibi: "Spor, bir terbiyedir, bir ahlaktır, bir medeniyet göstergesidir."

Neden Bu Sempozyum Kalbimizi Fethetti?

Kocaeli, Roma’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’ten bugüne sporla nefes almış! Kağıtspor’un olimpiyat zaferleri, Kocaelispor’un Avrupa destanı, mahalle kulüplerinin gözyaşı dolu hikâyeleri... Eski formalar, fotoğraflar, hikâyeler… Salonda yeşil-siyah bir rüzgâr esti. Sergide 60 forma, 60 yıl aşk! Gençler şampiyonları kucakladı, rol model buldu. Büyükşehir, üniversitelerle el ele, sporu bilimle, aşkla buluşturdu.

Bu bir final değil, yeni bir başlangıç. Üç gün boyunca 69 bildiri, 18 oturum, paneller... Yüzlerce spor emekçisi ve akademisyen tek bir gerçeğin altını çizdi: Kocaeli sporun başkentidir.

Bu şehirde başarı tesadüf değildir; gelenek, emek ve vefa üzerine kuruludur.

Şimdi önümüzde yeni bir hedef var:
Bu şehrin Spor Müzesi’ni hayata geçirmek.
Bu sempozyumun belleğini kitaplaştırmak.
Ve spor kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak…

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Ziya Ulaş

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları