BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Bir ustaya veda: Güle güle İsmet Ağabey

Ziya Ulaş

Abone OlGoogle News
05 Ocak 2026 11:29

3 Ocak 2026,

ÜÇ OCAK İKİ BİN YİRMİ ALTI

İsmet Çiğit’i kaybettik. Gazetelerin manşetleri, internet gazetelerinin son dakika haberleri… Tek fark her gün okuduğunuz, göz atıp geçtiğiniz bir haber başlığı değil. Bu ilin gelmiş, geçmiş en büyük gazetecisi hem yazar, hem de editör. Bir İzmit sevdalısı vefat etti. Önceki gün kalbimizde tarifsiz bir ağırlık, mürekkebimizde derin bir hüzün çöktü. Kocaeli basınının çınarı, usta kalem, duayen gazeteci İsmet Çiğit’i kaybettik. Onu kaybetmek, yalnızca bir meslektaşı değil, bir ağabeyi, bir ustayı, bu şehrin hafızasının canlı bir parçasını kaybetmek gibi...

​Hatırlıyorum da… 1986 yılının Haziran ayında, SEKA Mehmed Ali Kağıtçı Meslek Okulu’nda öğrenciyken yaz tatilimin verdiği heyecanla, içimdeki spor foto muhabirliği tutkusuyla dolup taşıyordum. Amcamın, Kocaeli Gazetesi’ndeki köşe yazarı Hacı Türker Ulaş’ın desteğiyle attığım o ilk adım, beni Kocaeli Gazetesi’nin kapısına getirdi. Ellerim terlemiş, kalbim göğsümden fırlayacak gibi hızlı çarpıyordu. Halk arasındaki tabiriyle Çırak Okulu’nda öğrenciydim. Amcam, gazete binasına götürdüğünde, hayatımın rotasının çizileceğinden habersizdim. Bildiğim tek bir şey vardı, birazdan kapı açılacak ve ben İsmet Çiğit ile tanışacaktım. O kapı bugün ki, basın sektöründeki varlığımı sağladı, o kapı ulusal, uluslararası maçlarda muhabirlik yapmamamı sağladı, o kapıyı kelimelerim yetmez anlatmaya. Bugün dün açılan kapının içinden girmenin gururunu taşıyorum. O günkü sohbetimiz dün gibi aklımda. Konu spor muhabirliğiydi. Karşımda, babası merhum Dündar Çiğit’in ardından gazetenin yükünü omuzlamış, genç yaşına rağmen ciddiyet ve bilgelikle oturan bir isim vardı. O ilk sohbetimiz, hayalini kurduğum spor muhabirliği üzerineydi.

Naif, belki biraz çekingen sorularıma, büyük bir sabır ve içtenlikle cevap verdi. Deneyimlerini, mesleğin inceliklerini anlattı. O gün, o masada sadece bir mülakat yapmadık; benim için mesleğe dair ilk temel taşı, ilk profesyonel dokunuş orada oldu. O, farkında olmadan, bu yola ilk adımımı atan kişi, hayatımın rotasını çizen pusulam oldu. Benim hala bu mesleği aynı heyecanla yapıyorsam, yolumun İsmet Çiğit’in yoluyla kesişmesindendir. İsmet Ağabey, sadece bir gazeteci değil, Kocaeli’nin hafızasıydı. Şehrin her sokağında, her sorununda ve her sevincinde onun kaleminin izi vardı. İsmet Ağabey’in hayatı Kocaeli basın tarihiyle özdeş bir seyir izledi.

Yarım asrı aşan meslek hayatına binlerce köşe yazısı, sayısız haber sığdırdı. Ailesinden devraldığı gazetecilik mirasını, bir ömür boyu büyük bir onur ve sorumlulukla taşıdı. Sadece bir yazar değil, aynı zamanda mükemmel bir editördü. 1990’lı yıllarda Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yaparak mesleğin haklarını ve saygınlığını korumak için mücadele etti. Kocaeli Gazetesi, Barış Gazetesi, Özgür Kocaeli Gazetesi’nin kurucuları arasında yer aldı ve internet gazeteciği son olarak da Mavi Kocaeli Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmenliği’ni yürüttü. Yazılı gazeteye, kağıdın kokusuna, basılı kelimenin gücüne olan inancı asla sarsılmadı.

Ona göre kağıt gazete, bu şehrin fırından yeni çıkmış ekmeğini saran kağıt gibi hep var olacaktı. Bunun içinde nefesinin son anına kadar elini kentten, haberden çekmedi. İsmet Ağabey’in en büyük özelliklerinden biri, genç gazetecilere kol kanat germesiydi. Uzun yıllar birlikte çalıştığı meslektaşı Uğur Uludağ’ın da dediği gibi; ona sadece “hoş geldin” demekle kalmaz, kapısını, imkanlarını ve bilgisini cömertçe paylaşırdı. Benim gibi daha nice gazeteci, meslekteki ilk imzalarını onun sayesinde attı. Ofisler, onun varlığıyla bir aile ortamına dönüşürdü. Birlikte geçirilen uzun mesai saatleri, akşamüstü sohbetleri, şimdi güzel anılar olarak kaldı. Bizler onun açtığı yolda kendi ışığımızı bulduysak, sağladığı imkanlar sayesindedir. Verdiği cesaret, yarattığı farkındalığın eseridir. Bugün benim kendime ait bir basın sektöründe bir imzam varsa, arkamda düşünmeden durduğu içindir. İsmet Abinin, kelimeleri bir kılıç kadar keskin, bir şiir kadar akıcıydı. Doğru bildiğinden asla taviz vermez, şehrinin ve insanının hakkını savunurken geri adım atmazdı.

​Mesleğini bir iş olarak değil, bir aşk ve onur meselesi olarak yaşadı.

​Bizlere sadece haber yapmayı değil, gazeteci kalabilmeyi öğretti.

Büyük Bir Boşluk, Silinmez Bir Miras

Son bir yıldır Mavi Kocaeli çatısı altında onunla yeniden çalışmak, aynı havayı solumanın gururunu yaşamak benim için 1986’da başlayan o yolculuğun en onurlu durağıydı. İsmet Abi 2024 yılının temmuz ayında emekli olmamla beraber, beni birlikte çalışmaya davet etti. Bilirsiniz ki belli bir yaştan sonra dost kazanmak oldukça zordur. İsmet Abi sayesinde, Tuğrul Kırankaya, gibi bir kardeş, dost kazandım. Çalışma fırsatı daha önce aynı kurumda yakalayamadığım, Orhan Balcı abimle dostluğumuz pekişti. Zerrin Çelik gibi bir kardeş kazandım. İsmini burada yazamayacağım kadar çok çalışma arkadaşı kazandım. Bugün Mavi Kocaeli ailem olduysa, İsmet abi sayesindedir. Eksiliyoruz, eksildiğimiz yerden çoğalmayı, yeniden haber yapmayı, belki ne olursa olsun haber yapmayı öğrettiği için ona olan borcum bitmeyecek. Şahsım adına gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki benim hakkım helal olsun.

Bir Şehir Ona Aktı: Son Yolculuk

​İsmet Ağabey, yaklaşık altı aydır şeker hastalığına bağlı rahatsızlıklarla mücadele ediyordu. 3 Ocak 2026 Cumartesi günü, yoğun bakımda tedavi görürken hayata gözlerini yumdu. 4 Ocak Pazar günü, İzmit’in ona olan vefası sokaklara sığmadı. Fevziye Camii’nin avlusu, onu son yolculuğuna uğurlamak isteyen sevenleriyle hıncahınç doluydu. Ve 40 yıllık fotoğrafçılık mesleğimin en acı fotoğraflarını çektim. Abim, ustamın, son yolculuğu benim objektifimden kalan karelerle sonsuza erişti. Siyasetçisinden işçisine, gazetecisinden okuruna kadar herkes oradaydı. Bağçeşme Mezarlığı’ndaki defin sırasında ve ilk akşam okunan duasında da sevenleri onu bir an bile yalnız bırakmadı.

Kıymetli eşi Ayşen Hanım’a, sevgili çocukları Can ve Emir kardeşime, torunu Ekin Alp’e, tüm ailesine, Mavi Kocaeli aileme, sevenlerine ve tüm basın camiamıza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Nur içinde yat, canım İsmet Ağabey’im... Seninle 1986’da başlayan o naif sohbet, benim hayatımın en değerli mirasıdır. Bize bıraktığın o onurlu duruş ve keskin kalem, biz nefes aldıkça susmayacak. Kocaeli seni, biz de senin o babacan tavrını asla unutmayacağız. Emanetin, kalemimizden hiç düşmeyecek.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Ziya Ulaş

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları