Transfer, yan top, bahane, inanç…
Umut Karagöz
Kocaelispor, zorlu fikstürde oynadığı üç maçı da kaybetti ve sezona kötü bir başlangıç yaptı.
Alınan sonuçlarda yeni bir takımın kurulması, transferlerin yetersiz olması ve takımda hala bariz eksiklerin olması, takıma takviye yapılması ile ilgili sürecin hala daha devam etmesi gibi birbirleri ile bağlantılı sorunlar bu durumun baş aktörü olarak önümüzde dururken ligin bize göre güçlü takımları ile de karşılaşmamız bu sonuçları kaçınılmaz kıldı.
Yeşil-siyahlı temsilcimizin başında çıktığı üç maçı da kaybetmesine karşın mücadele gücü yüksek bir takım izlettiren teknik direktör Selçuk İnan’ın, takım üzerindeki teknik direktör dokunuşunu net bir şekilde görüyor olmak önümüzdeki maçlar öncesinde bizleri umutlandıran en büyük faktör.
İlk iki maçın aksine Fenerbahçe karşısında takımla doğru düzgün çalışma fırsatı bulamayan Can Keleş’in 90 dakikada sahada kalması, Ukraynalı stoper Syrota’nın imza atmasının hemen ardından antrenmana bile çıkmadan Fenerbahçe karşısında ilk 11’de sahaya çıkması bazı kesimleri çok şaşırtsa ve riskli bulunsa da, bu takımda yer alan ve geride kalan kısa bölümde antrenmana bile doğru düzgün çıkma fırsatı bulamayan isimlere formalarını kaptıran başta Oğulcan Çağlayan gibi isimlerin de aynaya bakıp, kendilerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini ve aslında bu lig için ne kadar yetersiz olduklarını bizlere bir kez daha gösteriyor.
Yaşanan bu durumun baş sorumluları ise aslında kadro planlanmasını hatalı yapan, bütçeyi oluşturamayıp transfer konusunun bu günlere kadar hala en büyük gündem ve ihtiyaç olmasına sebebiyet veren Kocaelispor yönetimidir.
Bunun unutulmaması gerekiyor…
Tekrardan saha içerisine döndüğümde; Üç maç sonunda genel anlamda alan kapatma konusunda iyi olsak da özellikle ligin şu an yan top zafiyeti en yüksek takımı olabiliriz.
Trabzonspor karşısında yediğimiz tek golün birebir aynısını Fenerbahçe karşısında da yedik.
Samsunspor maçında da yine köşe vuruşundan yediğimiz golle sahadan mağlup ayrıldık.
Duran toplarla beraber kenar ortalarının neredeyse hepsinde rakiplerimizin topa vurmasına müsaade ediyoruz ve kalemizde tehlike oluşmasını engelleyemiyoruz.
Bu konuda Selçuk hoca gerekli çalışmaları yaptık dese de, bu zafiyetinin biraz olsun önüne geçmek adına Fenerbahçe karşısında uzun boylu Tarkan Serbest’e ön liberoda görev verse de bu yaramıza pek çare bulunduğu söylenemez.
Süper Lig’de Avrupa’nın birçok ülkesindeki gibi akıcı ve üst düzey futbol oynanmıyor.
Müsabakalar hakem kararları nedeniyle çok sık duruyor ve kazanılan duran toplar tüm takımlar için büyük gol fırsatı olarak görülüyor.
Böyle bir ligde yaşadığımız bu hava topu zafiyeti, hiç olmadık anlarda kalemizde göreceğimiz goller sebebiyle takımı etkili olduğu maçlarda bile büyük sıkıntıya sokacaktır.
Nitekim Trabzonspor ve Samsunspor maçlarını kalemizde bu tarz gördüğümüz birer golle kaybettik.
Savunma anlamında bu zafiyetimizi dile getirdikten sonra hücum konusunda da çok yetersiz olduğumuzu dile getirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Yaşadığı sakatlık sonrası soru işaretleri ile transfer ettiğimiz Bruno Petkovic, şu ana dek korktuğumuz gibi olmadı(41 kere maşallah) ve takımın en etkili ismi konumuna geldi.
Klasına zaten söylenecek çok bir şey yok.
Lakin havadan ve yerden gelen topları arkadaşlarına indirebilen, topu gerektiğinde saklayarak pivot santrafor özelliklerini de çok iyi sahaya yansıtan Petkovic, aynı katkıyı özellikle Ryan Mendes ve oynadığı dönemde Oğulcan Çağlayan’dan alamadı.
Petkovic’ten mesafe olarak uzak kalan Ryan Mendes, artık 36 yaşında olması sebebiyle de geçtiğimiz sezon yakaladığı formdan uzak bir görüntü sergiliyor.
Oğulcan ve Agyei’nin yerine Can Keleş geldi.
Fenerbahçe karşısında 90 dakika sahada kaldı ve performansı ile gelecek adına umut verdi.
Kanat oyucularının Petkovic’ten uzak kalması ve orta sahadan yeterince destek alamaması sebebiyle şu ana kadar Petkovic’i verimli kullanamadığımızı söylesek yanılmış olmayız.
Can Keleş’in dışındaki yeni transferlerimiz Linetty, Tayfur Bingöl ve Syrota için henüz konuşmanın erken olduğunu düşünüyorum.
Ancak hazır olduklarında takıma güç katacaklarına inanıyorum.
Bu takıma birkaç ismin daha katılması bekleniyor.
Bu takım için transfer yapılması kaçınılmaz.
Mendes’in olduğu kanada da rekabeti sağlayacak bir kanat oyuncusunun ve dikine oynayabilen kaliteli bir orta saha oyuncusunun muhakkak transfer edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yapılacak takviyeler ve takımın tam olarak hazır gelmesi ile birlikte Kocaelispor bu ligde iyi yerlere gelecektir diye umut ediyoruz.
Tabi şunu unutmamak da lazım, yukarıda alınan sonuçlar için birçok sebep yazdık ve takıma inandığımızı bir şekilde dile getirdik ancak artık özellikle ne teknik heyetin ne de yönetimin bahane kredisi kalmadı.
Ligde bu hafta Kayserispor’u konuk edeceğiz.
Bu maçla birlikte artık galibiyetle tanışmak ve devamını da getirmemiz gerekiyor.
Çünkü bu ligde duygusallığa yer yok.
Üç maçta sıfır puan aldık.
Zor gördüğümüz fikstürü geride bıraktık ve bu hafta kendimize denk bir takımla karşılaşacağız.
Bu tarz maçları kazanamadığımız takdirde, ilerleyen süreçte çok büyük sorunlar ve kaos yaşama ihtimalimiz kaçınılmaz olur.
Tüm bu analizleri şimdi bir yana koyarak, an itibari ile teknik ekibe ve oyunculara elbette güveniyoruz, güvenmeliyiz.
Tüm camia olarak inşallah Kayserispor maçı ile ligde yeni bir başlangıç yapacağımıza olan inancımız tam...

