Metro, İzmit için kazanç
Tuğrul Kırankaya
Metro çalışmaları tam hızıyla devam ediyor. İzmit’in her yeri, her mahallesi teyakkuz halinde.
Binalar kontrol ediliyor, sensörler takılıp gerekli görülenlerden karotlar alınıyor.
Aynı zamanda da Seka Park tarafından başlanan kazılar her iki yöne devam ediyor.
Derince ve Kartepe’ye doğru hızlı bir şekilde, alttan alttan ilerliyor.
İzmit 1999 Depremi’nden sonra bir türlü toparlanamadı, hasarlı binalardan bir türlü kurtulamadı.
Yan yatan, birbirine yaslanan ya da ayrılan çok bina var. Bunların tamamı da 5-6 katlı, devasa yapılar.
Kira gelirini düşünen mal sahipleri, başka gidecek yeri olmayan ihtiyaç sahipleri arasında sıkışıp kalmış durumdaki yapılar.
Ülkemizdeki ekonomik durumlar malum. Her yeni yıl, daha büyük sıkıntı ve sorunlarla birlikte kendini gösteriyor.
Böyle olmaya, böyle kalmaya da devam edecek gibi gözüküyor.
Fakirliğe, her yıl daha da kötü olmaya ve kalmaya devam edecek, zorla nefes alıp vereceğiz.
Kentsel dönüşüm işini daha sert ve daha planlı bir şekilde uygulamaya geçirmeliyiz. Hasarlı durumda olan her binanın, depremin üzerinden 26 koskoca yıl geçmesine rağmen çözüm üretemedik. Yıkılması gerekenleri yıkamadık. Yeniden kontrol edilmesi gerekenleri kontrol edemedik.
Şimdi önümüzde çok önemli bir fırsat var. Bunu avantaja çevirebilir, İzmit merkezdeki bütün binaların kontrolünü yapabiliriz.
Metro çalışmasından dolayı İzmit merkezde çalışmalar ve bina kontrolleri başladı. Binalardaki sismik hareketler incelenip, neler yapılacağına karar verilecek.
İzmit belki de bu fırsatla yenilenecek. Birbirine uyumlu, görsel güzelliği ve kaliteli binalarla ortaya çıkabilecek.
Metro yüzyıllarca kullanılacak bir proje. Belki de İzmit’e neden bu kadar geç geldiğini tartışabiliriz.
Trafik ve yerleşim sorunlarıyla mücadele etmeye çalışırken neden ulaşım için önceki yönetimler tarafından düşünülmemiş diyebiliriz.
Ama hiçbirimiz, İzmit’e Metro yapılmasın diyemeyiz.
Buna ne hakkımız var, ne de başka bir durumumuz.
Bizler ömrümüzü tamamlayıp bu dünyadan göçüp gideceğiz. Bugün değil belki de, 10-20 yıl sonra toprak olacak, toprağın altında kalmaya devam edeceğiz.
100 yıllar sonra da metrodan bizden sonraki nesillerin faydalanacak olmasını düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor. Bana büyük mutluluk ve keyif veriyor.
İzmit 1999 Depremi’nden sonra yapamadığı kent planlamasını metro sayesinde yapmak ve tamamlamak zorunda kalıyor.
Bunun için bile mutlu olmalı, Hem Ulaştırma Bakanlığı, Hem de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerimizi sunmalıyız.
Trafik konusunun da yeni planlanan tramvay güzergahı ve metro seferlerinin hizmete açılması sonrasında istenilen seviyelere geleceğini şimdiden hissedebiliyoruz.
Deniz ulaşımı ve Cengiz Topel Havalimanı konusunda da biraz daha fazla çaba sarf etmeli ve hizmete alınması konusunda baskı oluşturmalıyız.
İzmit daha güzel, daha derli toplu olması için hep beraber mücadele vermeli, hizmet edenlere de destek olmak adına çalışmalar yapmalıyız.
Yerel basın olduğumuzu, öncelikle İzmit konusunda duyarlı ve faydalı olmamız gerektiğini aklımızdan bir an bile çıkarmadan çalışmalıyız.
Parti, din, dil, ırk, mezhep fark etmeksizin birlikte olmalı, birlikte hareket etmeli, birlikte İzmit’i daha da güzel yaşanabilir hale getirmeye çalışmalıyız.
“İzmit’i İzmitliler yönetmeli” dediğim için çok tepki ve sitem aldım ama yine de vazgeçmeyecek ve asla bu fikrimden de dönmeyeceğim.
İzmit’te çocukluk geçirmemiş, sahilde paçası ıslanarak balık tutmamış, yazın Sanayi Fuarı içerisinde ve Anıtpark’ta perde önünde sinema izlememiş, Seka Kağıt Fabrikası’nın içerisindeki lokalde köfte yememiş, Sapanca Gölü, Karamürsel, Ulaşlı, Kirazlıyalı’da yüzmemiş hiç kimse bizden değildir.
Bu kentin sorunlarını, dertlerini, sevinçleri ve değerlerini bilmeyenlerle olmayacağını artık hep birlikte görmemiz gerekiyor.
Benden söylemesi.

