Kazanacak oyun oynamadık
Orhan Balcı
Müzesinde iki Türkiye Kupası bulunan ülkemizi Avrupa Kupaları’nda temsil etme başarısı gösteren Kocaelispor, 16 yıl sonra geri döndüğü Süper Lig’de ilk yarıyı 23 puanla kapattı.
Bu başarı sonrasında Ziraat Türkiye Kupası’nda gruplara kalarak mücadeleyi sürdürüyor.
Böylesi bir süreçte grup karşılaşmalarına İzmit’te Erzurumspor’u 3-1 yenerek başlayan yeşil siyahlı temsilcimiz devre arası kampı sonrasında deplasmanda Gaziantep FK ile gruptaki ikinci maçını oynadı.
Bu müsabaka benim için gruptan çıkmak adına final müsabakasıydı.
Kocaelispor için Türkiye Kupası, sadece bir prestij meselesi değil, aynı zamanda ligdeki form grafiğini perçinlemek ve derin kadronun gücünü görmek için büyük bir fırsat olarak görüyordu.
Ancak Gaziantep deplasmanında sahada izlediğimiz görüntü, ne yazık ki bu fırsatın el tersiyle itildiğini gösterdi.
Maçın henüz başında Gaziantep FK’nın 10 kişi kalmasıyla ibre tamamen temsilcimize dönmüştü.
Kağıt üzerinde Kocaelispor’un oyunu domine etmesi, rakibi geniş alana yayması ve yorması bekleniyordu.
Ne yazık ki sahada böyle bir görüntü yoktu.
Tablo çok netti.
80 dakika boyunca 10 kişi oynamış bir rakip.
Teknik direktörü de kırmız kartla atılmış, saha kenarındaki kulübede yok.
Rakip eksik oynamasına karşın, Kocaelispor ceza sahası çevresinde o kilidi açacak yaratıcı pasları ve organizasyonu bir türlü gerçekleştiremedi.
10 kişi kalmış bir takıma karşı yapılması gereken en temel şey topu hızlı çevirmekti. Biz ise ağırkanlı bir oyunla rakibin savunma kurgusunu yerleştirmesine izin verdik.
Rakibin eksik kalması, sanki oyuncularımızda "nasıl olsa kazanırız" rehaveti yaratmış gibiydi. Gaziantep’in direnci her dakika artarken, bizim enerjimiz aynı oranda düştü.
Gaziantep FK’nın attığı tek gol, aslında sadece bir mağlubiyet değil, konsantrasyon kaybının cezasıydı.
80 dakika boyunca bir kişi fazla oynamanın avantajını kullanamayıp, kalenizde gol görerek yenilmek, teknik heyet ve futbolcular için ciddi bir özeleştiri gerektiriyor.
Kocaelispor’un asıl hedefi elbette ligde orta sıralarda kalmak.
Bu tür kupa müsabakaları, takımın karakterini ve "kazanma alışkanlığını" taze tutmak için önemli bir kriter olarak karşımıza çıkıyor.
10 kişilik rakibe karşı sergilenen bu etkisiz futbol, lige dönüş yolunda bir uyarı fişeği olarak alınmalı.
Kupada gruptan çıkmak adına önemli bir yara aldık.
Gruptan çıkmak artık çok zor görünüyor.
Kalan iki müsabakada bakalım nasıl bir sonuç alacağız?
Bekleyip göreceğiz.
10 kişilik rakibe yenilmek futbolda var.
Ancak,
Ama asıl üzücü olan, sahada konulan iradenin, eksik rakibe karşı yetersiz kalmasıydı.
Şimdi lige odaklanmalıyız.
Bu maçtan çıkarılan dersler, zorlu ikinci yarı için yol gösterici olmalı.
Değerli okurlar,
Teknik direktör Selçuk İnan ve futbolcular için zor bir döneme girdik.
Pazar günü ikinci yarının ilk maçında Trabzonspor’u konuk edeceğiz.
İlk yarıda 1-0 yenildiğimiz müsabakanın rövanşında Gaziantepspor karşısında oynadığımız futbolu oynarsak işimiz çok zor.
Umarım daha iyi ve mücadeleci bir futbol oynarız…

