Cenazeler, Mumcu’nun anması ve 1 puan üzerine…
Orhan Balcı
Yeni bir haftaya ocak ayının son haftasına başlıyoruz.
Ustamız, kentin altın kalemi ve hafızası İsmet Çiğit’in yaşamını yitirip toprağa verdiğimiz ocak ayının başından itibaren geçen süreç bizim için zor bir dönem oldu.
Bu zor süreci ekip arkadaşlarımızla birlikte omuzlayarak, onun ilkelerinden ödün vermeden, izinden giderek en doğru bir şekilde yönetmeye devam ediyoruz.
Geçtiğimiz cuma gününden başlayan, cumartesi günü devam eden, cenazeler, Uğur Mumcu’nun anma etkinliği Kocaelispor’un Samsunspor maçı olmak üzere dopdolu bir hafta sonu geçirdim.
Cuma günü Fevziye Camii’nin avlusunda gençlik arkadaşım Abdullah Çoştu’yu ebediyete uğurladık.
Bir çok konuyu paylaştığımız, birlikte eğlenip, birlikte hüzünlendiğimiz Abdullah Coştu, sigortacılık sektöründe önemli işlere imza atan ve sektörün öne çıkan firmalarının temsilciliğini yapan bir isimdi.
Balaban’da zor şartlarda yaptığı evinde okumasına katıldım. Eşine oğluna kardeşlerine bir kez daha başsağlığı, sabır ve Abdullah’a Allah’tan rahmet diliyorum.
Abdullah’ın cenazesinden ayrılırken Durmuş Akli Yalnız, Eski Dostlar Grubu’na Rıdvan Toksöz’ün gönderdiği Erdal Yenişen yaşamını yitirdi mesajını gösterdi.
Rahmetli babamın, amcamın arkadaşı Eski Dostlar Grubu’nun üyesi Erdal Yenişen’in yaşamını yitirmesi beni bir kez daha üzdü.
En son telefonla görüşmüştüm.
Doktor kontrolünde idare ettiğini söylemiş, seni taktirle izliyorum, bu şekilde devam et mesajını vermişti.
Cumartesi günü saat 10.45’de evden çıktım.
Atatürkçü, araştırmacı gazeteci, yazar, hukukçu, çağdaş bir aydın olan Uğur Mumcu için kendi isminin olduğu parktaki anma etkinliğine katıldım.
Alana gittiğimde yaklaşık 50 kişilik bir grup vardı.
Metin Karan ile selamlaştım. Sen, ben bizim oğlan işte bu kadarız dedi.
Adem Turgut, Mevlüt Soysal, Eyüp Gencer, Yüksel Demirdaş ile bir araya geldik.
Başka gazeteci meslektaşım var mı? Diye etrafı inceledim. Muhabir arkadaşlarımın dışında kimseyi göremedim.
ÜZÜLDÜM…
Günlerden cumartesi yazılı gazetelerin servisleri çalışmıyor.
Yarım saatini ayırıp anma etkinliğine katılmak bu kadar zor mu?
Cumartesi günkü yazımda da belirtmiştim.
Uğur Mumcu gazeteciydi…
Gazetecilik yaptığı için, belgelerle karanlığın üzerine gidip gerçekleri aydınlattığı için katledilmişti.
Etkinliğin paydaşları, Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti, Kocaeli Barosu, Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği Kocaeli Şubeleri, Eğitim-İş Sendikası ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kocaeli Şubesi’ydi.
6 kurumda 5’inin başkanı alandaydı.
Bir tek Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal Kaplan yoktu.
Neredeydi?
Kocaelispor’un Samsunspor ile oynadığı müsabakayı izlemeye gitmişti.
Peki Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nden başkan vekili var mıydı?
Ne yazık ki oda yoktu.
Çünkü,
Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti yönetimi bu anmanın çok uzağındaydı…
Sadece logosu vardı.
Bu konuda Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nin yapılacak olağan kongrede göreve gelecek olan yeni yönetimi çok daha farklı bir çalışma gerçekleştirmeli ve yapılacak anmanın en önde olan kurumu olmalı.
Bu düşüncelerle eve döndüm. Daha sonra Erdal Yenişen’in cenazesine katılmak için yola çıktım.
İbrikdere, Uzuntarla tarafına uzun zaman önce gitmiştim.
Camiye gidene kadar gördüğüm konutlara, yapılan evlere, çevrenin düzgünlüğüne, evlerin önlerindeki bahçelerin, ağaçların bakımlı oluşuna inanın hayran kaldım.
Olanağı olan arazisinin üzerine yaşayabileceği konutları (en fazla iki katlı, imar 3.5 kat) yapmış. Gayet düzenli ve bakımlı.
Cami avlusuna girdiğimde Rıdvan Toksöz karşıladı. Belediye başkanlığı yapmış Ömer Hazer, arkadaşım Vedat Eroğlu ile karşılaştım. Ferhan ve Ferruh Şensoy’a 3 çocuğuna ve aile büyüklerine başsağlığı diledim.
Bir çok dostla buluştum, sohbet ettim.
Uzuntarla’daki Erdal Piknik’in sahibi, iş insanı Erdal Yenişen için Merkez Camii’nde helallik alındı daha sonra Merkez Mahallesi Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
Cenazesine katılıp Kocaelispor müsabakasını izlemeye gittim.
Teknik direktörün cezası nedeniyle tribünde olduğu, 3 önemli isimin sakat olup kadroda yer almadığı bu önemli sınavda, kötü bir oyun sonrasında alınan 1 puan tabi ki önemliydi. Kutluyorum.
Tayfur Bingöl’ün kaptırdığı top sonrasında sarı kart görüp Fenerbahçe maçında olmayacak olması önemli bir eksik olacak.
Değerli okurlar,
Dopdolu bir hafta sonu sonrasında yeni bir haftaya başlıyoruz.
İşimizi yapmaya devam edeceğiz.
Herkese iyi haftalar dilerim.

