Bir şehrin hikayesi...
Nevzat Cingirt
Tarihin sarı yaprakları 102 yıl öncesini, 16 Ocak 1923’ü gösterdiği günlerde, Cumhuriyet’in ilanına giden yolda önemli bir istasyondur İzmit Garı.
Mustafa Kemal, yeni Türkiye’nin temelleri atılmadan önce düşüncelerini paylaşmak için İzmit’te gazetecilerle bir araya gelmek ister.
İstanbul o dönemde hala İngiliz işgali altındadır. İşte o tarihin hükmünü verdiği, bir dönemin kapanmak üzere olduğu ve yeni bir dönemin doğum sancılarının yaşandığı günlerde, Osmanlı’nın en önemli gazetecileriyle İzmit’te buluşur.
Mustafa Kemal, Cumhuriyet’in ilanını ilk kez bu basın toplantısında gündeme getirir. Kesintisiz iki gün süren bu toplantı, Cumhuriyet'in doğuşunun ön hazırlıklarını içeren bir zirve olup, 102 yıllık Cumhuriyet tarihimiz bir yana, İzmit’in tarihindeki önemli bir anıdır.
Bu girizgâhı neden yaptım...
16 Ocak Perşembe günü yapılacak Basın Onur Günü öncesi İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in davetlisi olarak Mavi Kocaeli ekibiyle birlikte programa katıldık.
Fatma Hanım, İzmitli gazeteci arkadaşlarıma yaptığı sunumda, Nebil Özgentürk'ün yönetmenliğinde, Umur Talu'nun Genel Koordinatörlüğü'nde ve Dr. Bengi Başaran’ın katkılarıyla hazırlanan, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı ve İzmit’in gurur dolu hikayesinin anlatıldığı “CUMHURİYET’İN İLK DURAĞI İZMİT” belgeselinin galası için ayrıntılı bilgi verdi.
**
Cumhuriyetin İlk Durağı İzmit Belgeselinin genel koordinatörü Umur Talu, tarihi günleri T24’deki köşesine taşıdı.
İşte o yazıdan belgeselle ilgili önemli bölümler
“16 Ocak 1923. 101 yıl önce. Eskişehir’den gelen tren İzmit istasyonuna girer.
28 Haziran 1921’de, İngiliz işgalinin ardından gelen Yunan işgalinden kurtulmuştur İzmit. Trenin geldiği Eskişehir kurtulmuş, İzmir kurtulmuş, Büyük Zafer kazanılmış, İstanbul dışında, 4 seneyi geçen işgalden kurtulmuştur ülke. Büyük Zafer de İzmit’e gelir. Mustafa Kemal’in İstiklal sonrasının planlarıyla.
İstanbul matbuatından ve İzmit’ten gazeteciler, muharrirler gelecek; onlara fikirlerini soracak, düşüncelerini anlatacaktır. Büyük Zafer ardındadır ama hemen bitişikte İstanbul’da işgal fiilen bitmemiş, “işgalciler” tamamen çıkıp gitmemiştir.
Lozan’a, TBMM Hükümetiyle birlikte; çökmüş, çürümüş İstanbul, yani Padişah hükümeti de davet edildiği için, Ankara’da, Meclis’te sadece bir karşı oyla saltanat kaldırılalı 2,5 ay olmuştur. İzmit’i bir sınır yapan, o sınırı Körfez’de Darıca’dan Şile’ye çizen Mudanya Mütarekesinin üzerinden 3 ay geçmiştir ama Lozan’ın tam ortasıdır. Tam masadan kalkıldığı, anlaşmaya varılamadığı günlerdir.
Mustafa Kemal’in çantasında yeni devletin biçimi, başkent meselesi, Hilafetin geleceği, bir partinin kuruluşu, kadınların toplumsal ve siyasi hakları gibi maddeler peş peşe dizilidir. İstanbul’un ve Hilafetin kaderi de, Ankara’nın başkentliği de, Lozan’a mesajlar da, kadınların geleceği de, ordunun Büyük Zafer sonrası durumu da şimdi Kasr-ı Hümayun’da bir masadadır.
Pendik’ten kalkan vapur Cumhuriyet öncesindeki ilk ve tek basın toplantısının, İzmit zirvesinin gazeteci, yazar konuklarını İstanbul’dan taşır.
Biri İzmit’in evladıdır zaten. İleri Gazetesi İzmit Muhabiri Kılıçzade Hakkı Bey. Bir diğeri Ankara Hükümeti İstanbul Siyasi Temsilcisi Adnan Adıvar ve cepheden cepheye gazeteci olarak koşmuş eşi, yazar Halide Edip Hanım. Ki Mustafa Kemal ile gardak fotoğrafı ünlü Time dergisinin kapağına yerleşecektir.
Vakit Başyazarı Ahmet Emin Yalman. İleri Gazetesi’nden Suphi İleri. İkdam’dan Yakup Kadri Karaosmanoğlu. Tanin’den İsmail Müştak Bey. Akşam’dan Falih Rıfkı Atay da oradadır. “Hangi konuları öğrenmek istiyorsunuz. İstediğiniz her şeyi sorabilirsiniz.” 16 Ocak o günden sonra Basın Onur Günü de olacaktır.
Söylenenlerin bazısı “şimdilik” gizli kalacaktır çünkü İstanbul’da saltanat kalkmış ama hala halifelik vardır ve belli ki halifelik kalkacaktır. Çünkü belli ki TBMM Meclisinden yeni bir devletin müjdesi çıkacak, o devlet Cumhuriyet olacaktır. Çünkü İstanbul’da hala işgal kuvvetleri vardır ve Lozan kesintiye uğramış, sonuçlanmamıştır. Henüz geldikleri gibi gitmemişlerdir tamamen.
Çünkü İstanbul hâlâ başkenttir ama bağımsızlığa Ankara’daki Meclis hükümetiyle ulaşan liderin kafasında Ankara’nın başkent olması vardır.
Sorulara tek tek cevap veren Mustafa Kemal, bağımsızlık sonrasındaki yeni devletin niteliklerini ilk kez İzmit’te ihsas ettirir, hatta ilk kez açıklar. Ankara’daki “Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz”den 9 ay 12 gün önce İzmit’te “Efendiler biz Cumhuriyet ilan edeceğiz” der adeta.
16 Ocak akşamı 9.30’da başlayan toplantı 17 Ocak saat 03’te biter. Gazeteciler gece uyuyamaz, Paşa’dan duyduklarını aralarında konuşur, yeni bir Türkiye İzmit’te de şekillenmektedir. Ahmet Emin Yalman “İlk şahitleri olduğumuz tarihi inkılap hazırlığı o kadar mühimdi ki, uzun zaman gözlerimizi kapatamadık, münakaşalar devam etti. Bunlar belli ediyordu ki Mustafa Kemal Paşa hedefine varmıştı. Büyük tarihi inkılabı benimsememizi sağlamıştı.”
Tarih ne içeride ne dışarıda… Ne içeriden dışarıya ne dışarıdan içeriye öyle ezbere akıyor. Ulusal olan her şeyin enternasyonal bir bağı, uluslararası olan her şeyin de ulusal bir imzası olabiliyor. Bu yazıdaki iki bölüm de birbirinden hiç kopuk değil! İlham, fikir ve cesaret ile mücadele, yeryüzünü dolaşabilen, sınırları aşan şeylerdir.
*
İstiklal ’in ‘öteki’ kahramanları... Cumhuriyet’in 16 Ocak’ı Belgeselini mutlaka izleyin.
Bu vesileyle, Cumhuriyetin İlk Durağı İzmit belgeselin hazırlanmasına öncülük eden, tarihi belgelerin gün yüzüne çıkmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasında emeği geçen İzmit Belediye Başkanı Fatma hanım başta olmak emeği geçen herkese teşekkür ederim.

