BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Sevdiklerini kaderine terk edemezsin

Neslihan Birkan

Abone OlGoogle News
22 Ekim 2025 16:01

İnsanın kalbinde taşıdığı en ağır yüklerden biri sevdiklerini sessizce kendi yazgılarının insafına bırakmaktır. Çünkü insan yalnızca kendi kaderinden değil bağ kurduğu her ruhun kaderinden sorumludur. Hayatın karanlık sokaklarında her birimiz kimi zaman tökezler düşer çaresizlikle kıvranırız. Ama düşen ellerden birini tutma cesaretini gösterebilmek işte insan olmanın hakiki sınavıdır. Kimi der ki herkes kendi yolunu yürür herkes kendi imtihanını verir fakat hakikat yalnızca bireysel sınavların değil ortak omuzlayışların da varlığıyla büyür. Sevdiklerini kaderine terk etmek aslında kendi vicdanını terk etmektir. Çünkü kader yalnızca yazılı olan değildir insana bırakılan kısım onun nasıl bir dost nasıl bir kardeş nasıl bir sevgili olduğuyla tamamlanır.

Sevdiklerini terk etmeyen insan yalnızca onların hayatına değil kendi varlığına da anlam katar. Çünkü insan başkalarıyla kurduğu bağlarla kendini tanır kendini şekillendirir. Bir dostun yarasında kendi ruhunun sızısını bulur bir kardeşin düşüşünde kendi çocukluğunun kırıklarını görür. Bir sevgilinin gözyaşında kendi içinin karanlıklarını tanır. Eğer onlara sırt dönersen aslında kendine sırtını dönmüş olursun. Hayatın matematiği böyledir bencilce kaçtığını sandığında bile yükün ruhunun derinliklerinde ağırlaşır. O yüzden sevdiklerinin üzerine kapanan geceyi aydınlatmak için küçük bir mum yakmak bile bazen onların bütün hayatını değiştirebilir. 

Kimi zaman insanlar ‘’ben kimim ki bir başkasının kaderini değiştireyim?’’ diye düşünür. Ama mesele değiştirmek değildir mesele yalnızca yanında durmaktır. Bir omuz bir nefes bir ‘’buradayım’’ sözü işte bunlar kaderin ağırlığını hafifletir. Çünkü kader çoğu zaman yalnız hissettiğimizde en ağırdır. İnsan dayanamayacağını sandığı yükleri bile yanında birinin varlığını hissederek taşır. Sevdiklerini kaderine terk etmeyen insan mucize yaratamaz belki ama mucizelerin doğmasına alan açar. Bir çocuğun elini tutmak bir dostun suskunluğunu anlamak bir annenin gözünden yaş silmek. Bunlar küçük görünen ama hayatın bütün çehresini değiştiren dokunuşlardır.

Hayatın acımasız gerçeklerinden biri de şudur. Hepimiz bir gün düşeceğiz. Hepimiz bir güm nefesimizin kesildiği umudun uzak göründüğü kapıların kapandığı o noktaya geleceğiz. İşte o anda kimin yanımızda olduğunu hatırlayacağız. Kim bizim için savaştı kim yanımızda dik durdur kim gözyaşımıza ortak oldu. Bunlar hafızamızda kalacak bizden sonraki nesillere bile aktarılacak. Sevdiklerini kaderine terk etmeyen insan aslında bir insanlık mirası bırakır ardında. Çünkü insanın en güçlü eseri inşa ettiği ilişkiler paylaştığı sevgiler birlikte göğüslediği fırtınalardır. 

Kimi zaman bu yol kolay olmayacaktır. Sevdiklerinin yükü ağır gelebilir onların karanlığı senin ışığını söndürmeye yaklaşabilir. Ama işte tam da burada insanın fedakarlık sınavı başlar. Çünkü fedakarlık sadece kendi iyiliğin için değil başkasının iyiliği için de yanmayı göze almaktır. Ateşe girip çıkmak bazen ellerin yanar ama sevdiklerinin ruhu kurtulur. Ve sonunda senin de ellerin iyileşir ama onların kalbinde bıraktığın iz ömür boyu silinmez. 

Sevdiklerini kaderine terk etmemek bazen bir söz bazen bir suskunluk bazen de bir kucaklamadır. Her zaman büyük kahramanlıklara gerek yoktur. İnsan bir başkasının yanında sessizce durarak da onun hayatını değiştirebilir. Çünkü yalnızlık insanın en büyük korkusudur. Ve sen yalnız olmadığını hissettirdiğinde karanlığın ortasında bile umut çiçek açar. İşte bu yüzden sevdiklerini kaderine terk edemezsin. Onlar senin aynandır senin devamındır senin öykünün en derin satırlarıdır. 

Unutma ki kader bazen kaçınılmazdır. Ama yalnızlık asla zorunlu değildir. Bir insanın yanında durmak onunla yürümek onun yükünü paylaşmak en büyük insanlık vazifesidir. Sevdiklerini kaderine terk etmediğinde aslında kendini de terk etmemiş olursun çünkü sevgi yalnızca başkasını değil seni de ayakta tutar. Sevgiyi korumak sahip çıkmak bir bağa sadakat göstermek insanı insan yapan en büyük erdemdir. Ve dünya ancak bu erdemle döner. 

Sonuçta mesele şu ki kader vardır evet ama biz birbirimizin kaderinde iz bırakacak kadar güçlü varlıklarız. O yüzden ne olursa olsun sevdiklerini kaderine terk edemezsin. Onlar senin hayatındaki en hakiki sorumluluktur. Ve insan ancak bu sorumluluğu yerine getirdiğinde gerçekten insan olur. 

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Neslihan Birkan

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları