BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Her şeyin reset tuşu

Neslihan Birkan

Abone OlGoogle News
22 Kasım 2025 14:58

Hayat bazen Windows 98 gibi davranır: En ufak bir hatada donar, “geçici bir hata oluştu” diye suratımıza bakar, biz de o an neye bastığımızı hatırlamayız. Ama işin komiği, bu hatalar bazen bize en güzel güncellemeleri getirir. “Sıfırdan başlamak” tam olarak bu: Hayatın bize attığı o meşhur “mavi ekran” anından sonra, yeniden açılış sesini duymak. Başta korkutur, çünkü silinir her şey. Fotoğraflar, belgeler, hatıralar... Ama biraz sabırla fark edersin: o eski, yavaşlayan sistemin aslında çökmeye çoktan yüz tutmuş olduğunu. Ve sonra... restart tuşuna basarsın. O ses –“ding!”– var ya, yepyeni bir senin ilk notası olur.

Bir şeyleri yeniden başlatmak, çoğu insanın gözünde kaybetmektir. Ama aslında bu, bir çeşit özgürlüktür. Eski defterleri kapatırken kendini kaybetmezsin, sadece hafiflersin. Yeniden başlamak, kendi içindeki çöp dosyalarını silmektir: “yetersizlik hissi.jpg”, “pişmanlık_final_final_son.docx”, “ilişki_backup_3.zip”. Bunların hepsi, yer kaplayan duygusal çöpler. Bazen o kadar dolarsın ki, en basit mutluluk bile sığmaz içine. O yüzden sıfırlamak, biraz da kendine yer açmaktır. Tabii bu sürecin de yan etkileri vardır. Mesela bir süre “kimim ben, n’apıyorum” diye kendi hayatında misafir gibi gezersin. Ama o geçici bir durumdur. Sistem yeniden kurulur, güncellemeler yüklenir, ve sen –inan bana– artık daha hızlı açılırsın.

İnsanlar genelde “her şey silinirse ne olur” diye korkar. Ama asıl tehlike, hiçbir şeyin değişmemesidir. Düşünsene, sabah kalkıyorsun, aynı kahvaltı, aynı yüzler, aynı konuşmalar, aynı tedirgin gülümsemeler... Hayat looping’e girmiş. Böyle yaşamak, Netflix’te aynı dizinin 9. kez açılması gibi bir şey. Ruhun spoiler yiyor. Oysa sıfırdan başlamak, diziyi başka bir sezondan izlemeye cesaret etmektir. Yeni karakterler, farklı müzikler, belki bambaşka bir senaryo... Kim bilir, bu sefer hikâye gerçekten güzeldir.

Tabii sıfırlamak kolay değildir. “Yeni bir sayfa açıyorum” diyenlerin çoğu, eski defterlerini saklar yine. “Lazım olur” diye duygusal arşiv yaparız biz. Ama bilmezler ki, bazı geçmişler geri dönmez diye değil, dönmemeli diye geçmişte kalır. Yeniden başlamak demek, eskiye veda etmek değil; eskiyi onurlandırıp vedalaşmak demek. “Sen bana çok şey öğrettin ama artık RAM’im doldu kardeşim” diyebilmektir. Bu bir kayıp değil, yükseltmedir. Bir nevi “Hayat 2.0” versiyonu.

Komik ama gerçek: Hayat bize “güncelleme mevcut” diye bildirim yollamaz. Biz farkında olmadan bazı şeyler çürür, dağılır, biter. Ve o zaman mecburen sıfırdan başlarsın. Bu bir tür mecazi “fabrika ayarlarına dönüştür.” Bazen ağlayarak yapılır, bazen kahkaha atarak, bazen sadece susarak. Ama mutlaka yapılır. Çünkü insan, kendini unuttuğunda bile yeniden bulmak üzere programlanmıştır. Hep bir yerlerde bekleyen küçük bir “yeniden başla” tuşu vardır içinde. Tozlu, ama çalışır.

Belki şu anda sen de o tuşun etrafında dolaşıyorsun. “Basmaya değer mi?” diye düşünüyorsun. Değer. Çünkü geçmişin seni büyütmüştür, ama geleceğin seni yeniden doğurur. Hayatın güzelliği de burada: her şey bitti sandığın anda, bir sabah kahveni yudumlarken, güneş pencerene düşer ve içinden bir ses der ki: “Tamam. Artık baştan.” İşte o an, her şeyin anlamı değişir. Çünkü artık başlamayı değil, yeniden başlamayı biliyorsun.

Ve unutma: Sıfır, aslında boşluk değil, potansiyeldir. Matematikte bile sıfır, bütün rakamların doğum noktasıdır. Hayatta da öyle. Her şey sıfırdan doğar. Büyük şirketler, büyük aşklar, büyük hayaller... Hepsi bir “hadi bakalım” anıyla başlar. O yüzden hayat sana yeniden başlama şansı verdiyse, teşekkür et. Çünkü bu, evrenin sana gönderdiği bir “update available” mesajıdır. Kabul et, yükle, yeniden başla.

Ve olur da korkarsan, şunu hatırla: Hatalar seni bozmaz, seni kodlar. Yeter ki pes etme. Çünkü sonunda hepimiz, bir şekilde, sıfırdan başlamayı öğreniriz. Ve bazen, işte o sıfır... bütün hayatın en değerli rakamı olur.

Sıfır Noktasından Zirveye — Kahkahayla Kurtulma Versiyonu

1. Kabul Et: Sistem Çöktü.

Öncelikle panik yapma. Hayatın bazen “cevap vermiyor” hatası vermesi gayet normal. Her şeyin kontrolünü kaybettiğin o an? Evet, işte orası yeniden başlama çizgisi. Kabul et ki artık eski sürüm çalışmıyor. Kabul etmek bir yenilgiden ziyade, yeniden kurulumun ilk adımıdır.

2. Yedeğini Al: Tecrübeleri Kaydet.

Her şey silinmesin, bazı dosyalar önemli: Öğrendiklerin, düşüşlerinden çıkan dersler, “bir daha asla” dediklerin... Onlar yeni senin altyapısı. Geçmişi çöpe atma ama çekmeceye koy; çünkü bazen geçmişin, geleceğin USB’si olur.

3. Güncelleme Notlarını Oku.

“Nerede hata yaptım?” sorusunu ağlayarak değil, gülerek sor. Hatalarını incele; çünkü onlarda muazzam bir mizah gizlidir. Yanlış kişiye güvenmişsin? Dersin yanında bedava komedi de gelmiş demektir. İşte bu da hayatın eğitici ama pahalı esprisi.

4. Yeni Sürümünü Tanıt: "Ben 2.0"

Artık yepyeni bir sen var. Açıklama notları: Daha az dramatik, daha çok farkında. Artık ağlarken bile cool görünen bir versiyon. Hatalarından ders almış, “gülümseme düzeltildi, kararlılık arttırıldı, sabır süresi uzatıldı.”

5. Gereksiz Eklentileri Sil.

“Beni yoran insan” eklentisi, “geçmişi takıntılı şekilde hatırlama” uzantısı, “kendini küçümseme” virüsü... Hepsini kaldır. Hafızayı temizle. Bırak, sistem ferahlasın. Yeni yazılımlar ancak boş alanda yüklenir.

6. Hedeflerini Yeniden Yapılandır.

“Mutluluk = mükemmel hayat” denklemini sil. Onun yerine “mutluluk = küçük zaferler” formülünü yükle. Artık kahveni zamanında içmek bile başarı sayılır. Başarı çıtasını biraz indir, hayatın tadı yükselsin.

7. Kendine Restart Atarken Mizahı Unutma.

Çünkü mizah, ruhun antivirüsüdür. Güldüğün sürece hiçbir şey seni tamamen silemez. Komik bir şey bul, hatta kendinle dalga geç. “Bak şu hale, sanki dünya bitti!” deyip kahkaha at. Hayat seni zaten yeterince ciddiye alıyor; sen bari eğlen.

8. Sabrı Yükle, Aceleyi Kaldır.

Yeniden başlamak hızlı bir işlem değildir. Sistem yeniden başlatılırken ekranda “Lütfen bekleyin” yazar. Aynısı senin için de geçerli. Her şey hemen düzelmeyecek. Ama sabırlı ol; çünkü mucizeler de yüklenirken biraz zaman ister.

9. Küçük Bir Kaos Güncellemesi Yap.

Düzensizlikten korkma. Hayatın kodlarında kaos diye bir modül vardır. O modül bazen seni çökertir, ama genelde seni yeniden tanımlar. Her şeyi bilmeye çalışma. Bazen “ne oluyor bilmiyorum ama hissediyorum” modu da işe yarar.

10. Kaydet ve Devam Et.

Her adımın bir değeri var. Bazen ilerleme çok yavaş olur, ama ilerliyorsan yeter. “Dosya kaydediliyor...” yazısını görür gibi hissediyorsan, doğru yoldasın.

Sonuç olarak: Yeniden başlamak, hayatın sana “devam etmek istiyor musun?” diye sorduğu o sihirli anı “evet” diye yanıtlamaktır.

Ve unutma; sistem çöktüğünde bile senin içinde hâlâ çalışan bir parça kalır. O parçanın adı umut.

Hazırsan...

Bas tuşa.

Ve bu sefer sadece yeniden başlamayı değil, yeniden doğmayı seç.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Neslihan Birkan

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları