Yaşam zorlaşıyor, dikkat…
Mehmet Sönmezoğlu
İçinde bulunduğumuz ekonomik şartlar nedeniyle toplumumuzun büyük bölümü derin bir yoksulluk içinde bir yılı tamamlıyor.
Gelecek olan 2026 yılı için ise umut besliyor muyuz?
Sorusu yanıt ararken, açıklanan asgari ücret rakamı herkeste soru işareti oluşturdu.
Açıklanan 28 bin 75 liralık ücretin 2026 yılı boyunca verileceği gerçeğinden yola çıktığımızda bir çok sorunla baş başa kalacağız.
Geçim sıkıntısı içinde olanlar yaşamlarını sürdürebilmek adına geleceğe borçlanarak bir yaşam sürdürüyorlar.
Bu konuda herkesi başvurduğu alan bireysel kredi kartı ve bireysel tüketici kredisi.
Kredi kartları, doğru yönetilmediğinde bir çalışan için ciddi bir mali yüke dönüşebiliyor. Özellikle 2025 yılında enflasyon ve faiz oranlarındaki değişimler, borç yönetimini daha da kritik hale getirdi.
Peki, borçlar ödenemezse süreç nasıl işliyor.
Kredi kartı borcunuzun asgari tutarını üst üste üç ay (90 gün) boyunca ödemediğinizde, bankalar "yasal takip" sürecini başlatıyor.
İlk 90 gün içerisinde banka sizi arayarak veya SMS ile borcu ödemeye davet ediyor.
Bu aşamada banka ile anlaşarak yapılandırma yapmak en mantıklı yol olarak öne çıkıyor.
90 gün sonunda borç hala ödenmemişse, dosya avukata devrediliyor ve icra dairesi aracılığıyla "Ödeme Emri" gönderiliyor.
İcra süreci kesinleştiğinde, alacaklı tarafın başvurduğu ilk yöntem maaştan haciz işleminin başlaması oluyor.
İcra ve İflas Kanunu'na göre, bir çalışanın maaşının en fazla dörtte biri (1/4) haczedilebiliyor.
Bu değerlendir sonrasında verilere baktığımızda,
Bireysel kredi ya da bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşen kişi sayısı, ocak–ekim döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20 artarak 1 milyon 810 bine ulaştı.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin “Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı” verilerine göre,
Ekim ayında bireysel kredi veya kredi kartı borcu nedeniyle yasal sürece intikal edenlerin sayısı, önceki yılın aynı ayına göre yükseliş gösterdi. Buna göre ekim ayında kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe alınan kişi sayısı 153 bin 378 olurken, bireysel kredi borcu sebebiyle yasal sürece girenlerin sayısı 123 bin 753 olarak kaydedildi.
Ocak–ekim döneminde, bireysel kredi ya da kredi kartı borcu yüzünden yasal takibe giren kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artışla 1 milyon 810 bine çıktı.
Risk Merkezi verileri, ekim ayı itibarıyla bireysel kredi kartlarını da kapsayan bireysel kredilerde tasfiye edilecek alacak tutarının, geçen yıla kıyasla yüzde 142 artarak 261 milyar liraya yükseldiğini ortaya koydu.
Değerli okurlar,
Bir çalışan için en güvenli yol, borç yasal takibe düşmeden önce banka ile iletişime geçip yapılandırma haklarını kullanmaktır.
İcra aşamasında ise maaşınızın tamamına el konulamaz; yaşamınızı idame ettirecek miktar size bırakılmak zorunda olsa da geçinme koşulları tamamen büyük bir sorun haline gelir.
O nedenle yaptığınız harcamalara lütfen dikkat edin…

