BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Ev hapsi denilen bu mu?

İsmet Çiğit

Abone OlGoogle News
12 Aralık 2025 18:03

Sağolsunlar, bu iktidar döneminde sabah ezanında kelepçe ile evden alınıp, polis sorgu odasında, nezarette falan bulunmak gibi olayları yaşadık.

Ama cezaevi bilmem. Allah da göstermesin. Zaten iyice yaşlandım. Binbir türlü hastalık, “Sakat raporu” da var. Eh şartlar nedeniyle son yıllarda biraz yumuşadığımızı da itiraf etmek zorundayız.

Allaha şükür, ıspanak yatağında bonfile kıvamına gelmemiş olsak da mevcut düzeni rahatsız eden adam olmaktan uzaklaştığımızı da kabul ediyorum.

Her şeye rağmen bir çılgınlık yapsam da beni derhal evden alıp, kelepçe ile götürekleri bir yazı yazsam ne olurdu diye merak ettim.

Bu kadar hasta ve bakıma muhtaç bir adamı Silivri veya Kandıra’ya kapatamazlar. Yurt dışı yasağı koyacaklar, zaten KKTC’ye gidecek halim yok. Denetimli serbestlik diyecekler. Her gün en yakın karakola gidip, imza verecekseniz. Ya da en uygunu “ev hapsi” cezası olacak.

İşlenen suç nedeniyle verilen ev hapsi cezalarında ayağınıza bir elektronik kelepçe takılıyor. Kapının önüne adım atsanız, karakolda sinyal yanıyor. Bizim gibi suçlular için bu en uygun ceza… “Evde hapis” cezasını  ben yaklaşık 1 aydır fiilen infaz ediyorum.

Ayağımda elektronik kelepçi falan yok. Ama kapının önüne çıkacak mecalim de yok. Bırakın bakkala çakkala gitmeyi, bahçede hava almayı falan, oturduğumuz binada aynı katta 4 daireyiz. Diğer 3 komşumu tanımıyorum. Kimseye gidip gelmek de yok.

Silivri’de veya Kandıra’da olsanız, birkaç koğuş arkadaşınız, dava arkadaşınız falan olur. Bizim ev hapsinde bu ar yok. Ben, eşim, kaynanam. 50 yıl önce çok akıllı bir evlilik yapmışım, eşim (gardiyanım) bana şefkatle bakıyor.

Ev hapsi sırasında banka hesabınızda para varsa dışarıdan her şeyi isteyebiliyorsunuz. Nasıl bir özgür ülkede yaşıyorsak, sigara ve alkollü içki bile eve gelmiyor. Bunun dışında ne isterseniz ayağınıza geliyor.

Geçen gün canımız çorba çekti. Mercimek, ezogelin, tavuk suyu, kelle paça, hangi çorbadan isterseniz. Bir telefon kadar yakın. Ben huysuz ihtiyar, “Canım şöyle mis gibi tarhana istiyor” dedim. Çorbacıda tarhana yok. Eşim “Tarhana yarın” dedi. Cep telefonu ile Uşak’tan sipariş vermiş. Bir gün içinde Uşak’tan tarhanamız geldi. Çok güzel bez ambalaj içinde. Piyasaya göre elbette biraz pahalı. Yarım kiloluk ambalaj kargo dahil 470TL’ye mal oldu. Ama bir tarhana, tavsiye ederim. Üzerine bir de biraz kırmızı biberli tereyağı eritip döktük, tadına doyamadık.

Diyeceğim o ki, ev hapislerinin iyi tarafı da kötü tarafı da var. Ama ben alışık değilim, sıkıldım. Bir an önce iyileşip, gazetedeki curcunanın içine geri dönmeyi iple çekiyorum.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    İsmet Çiğit

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları