BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Yağmuru Kontrol Etmek

Adil Tarık Özkurt

Abone OlGoogle News
16 Eylül 2025 17:38

Merhaba değerli okurlar,

Geçtiğimiz hafta “Yıldırım ve Gök Gürültüsü” yazımızı yazmıştık. Yazının ardından annem Fazile Özkurt, bir konudaki merakını dile getirdi ve araştırmamı istedi.

Aslında şehrimizde de birçok defa dile getirilen bir durumdan bahsetmişti. “Yağmur Bulutları Yönlendirilebilir Mi?”

Gökyüzüne baktığınızda gördüğünüz bulutlar sadece beyaz kütleler değildir; onlar dev birer su deposudur. Peki, bu depoları kontrol etmek mümkün mü?

İnsanoğlu onlarca yıldır bu soruya yanıt arıyor. Özellikle kuraklıkla mücadele etmek ya da tarımı desteklemek amacıyla geliştirilen “bulut tohumlama” yöntemleri, yağışa müdahale edilebileceğini göstermiş durumda.

Bulut tohumlama adı verilen yöntem, ilk kez 1940’larda ABD’de denendi. Olayın mantığı aslında şaşırtıcı derecede basit. İşte burada insan devreye giriyor.

Uçaklardan ya da füzelerden bırakılan gümüş iyodür, tuz veya sıvı karbondioksit parçacıkları bulutlarda yoğunlaşma merkezleri oluşturuyor. Su buharı bu parçacıkların etrafında toplanıyor ve yağış başlıyor. Yani bulut, adeta ham maddesini alıp ürününü (yağmuru) veren bir üretim hattına dönüşüyor.

Mesela Çin 2008 yılında düzenlenen Pekin Olimpiyatları’nda açılış sırasında yağmur yağmasın diye bulut tohumlama yaptı.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde çöl tarımını desteklemek için her yıl onlarca bulut tohumlama işleminin yapıldığı söyleniyor.

Amerika’nın bazı eyaletlerinde ise kuraklığı önlemek için bu yöntemin kullanıldığı söyleniyor.

Ama işte bu olay söylendiği kadar basit olamayabiliyor. Başarı oranı hâlâ yüzde 30–40 arasında değişiyor. Yani her operasyon yağmur garantisi vermiyor.

İşin ilginç tarafı, bu tartışmaların yalnızca uzak ülkelerde değil, günlük hayatımızda da karşımıza çıkması.

Kocaeli’nde bir otomotiv fabrikası hakkında uzun yıllardır dolaşan bir söylenti vardı. Fabrikanın araçlarını doludan korumak için “ses bombası” benzeri sistemler kullandığı, hatta gökyüzüne bir şeyler fırlatarak yağışı engellediği iddia ediliyordu. Mahalle sakinleri, özellikle yağış uyarılarının yapıldığı günlerde duydukları patlama seslerini buna kanıt olarak gösteriyordu.

Ancak resmî kurumlar bu iddiaları doğrulamadı ve otomotiv firmasından da teknik bir açıklama yapılmadı. Yani eldeki bilgiler, halk gözlemlerinden öteye geçemiyor.

Fiziksel açıdan baktığımızda ise şu soruyu sormak gerekiyor: Yüksek ses veya titreşim gerçekten bulutları dağıtabilir mi?

Atmosferin ölçeğini düşündüğümüzde, gökyüzünde birkaç yüz metre büyüklüğünde ve milyonlarca ton su içeren bir bulutun yapısını yalnızca ses dalgalarıyla değiştirmek pek olası görünmüyor. Bu yüzden, bilimsel açıdan bu tür sistemlerin yağışı sistematik biçimde engelleyebildiğini söylemek zor.

Yine de “yağmur hırsızlığı” ya da “bulut müdahalesi” gibi iddialar, hala konuşulmaya devam ediyor.

Sonuçta, gökyüzüne müdahale etme düşüncesi insanlık için cazibesini hiç kaybetmedi. İklim krizinin derinleştiği günümüzde, yağmur bulutlarını yönetmek su kaynaklarını korumanın cazip bir yolu gibi görünüyor.

Ama gerçek şu ki, doğayı bir fabrika gibi kontrol etmek hâlâ bilim kurgu filmlerinde bahsedilenden ibaret oluyor..

Ve belki de asıl soru şu: Gökyüzüne müdahale etmeye çalışırken, acaba başka hangi dengeleri bozuyoruz?

Sağlıklı, mutlu ve huzurlu haftalar dilerim.

Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar

    Adil Tarık Özkurt

    mavikocaeli.com.tr köşe yazarı

    Tüm Yazıları