Kar topluyor
Adil Tarık Özkurt
Merhaba değerli okurlar,
Kış mevsimine artık resmen girmiş durumdayız.
Havalar soğudu, yüksek yerlere karlar yağmaya başladı.
Ülkemizin ve ilimizin susuzlukla mücadele ettiği şu dönemde su kaynaklarının dolması için çok güzel bir gelişme bu.
Kar yağması güzeldir. Temizliktir, saflıktır…
Çocuklar ve hala çocuk kalabilenler için eğlencedir.
Hatta çok kar yağdıktan sonra 1-2 saatliğine Güneş çıkar ve büyüklerimizden duyduğumuz söz kulaklarımızda çınlar.
“Kar yağdıktan sonra güneş çıkarsa kar topluyor, daha çok yağacak.”
Peki bu gerçek mi böyle bir şey var mı?
Halk arasında kuşaktan kuşağa aktarılan bu gözlem, yalnızca bir batıl inanç değil; doğanın işaretlerine dayalı eski bir hava tahmin yöntemidir.
Eskiden hava tahmin raporlarında şimdiki gibi gelişmiş sistemler yoktu.
Telefonlarımıza veya bilgisayarlarımıza bakıp hava durumunu anında öğrenemiyorduk.
Geçmiş dönemlerde büyüklerimiz özellikle Anadolu’da tarım ve hayvancılık ile geçimlerini sürdürmekteydi.
Bu teknolojiler de olmadığı için havaya bakıp bulutların hareketlerine göre bir öngörü oluşturmak zorundalardı.
Yağmur mu yağacak? Fırtına mı çıkacak? Kar mı yağacak?
Bunları bilmek zorundalardı çünkü ona göre hayvanlarını besiye çıkartmaya, tarlalarına ekinler ekmeye karar veriyorlardı.
Yeşilçam filmlerine bile konu olan “Dizlerim ağrıyor, yağmur yağacak!” söylemini bile dikkate almak durumunda oluyorlardı.
İşte o yüzden “kar topluyor” sözü tecrübeye bağlı bir söz olarak kulaklarımıza işledi.
Ama bilimsel yönden baktığımız zaman da yanılmadıkları ortaya çıkıyor.
Bu inanışın temelinde, atmosferdeki kararlı ve kararsız hava kütlelerinin davranışları yatar.
Kış aylarında kar yağışı genellikle alçak basınç sistemleri ile birlikte görülür.
Bu sistemler geçerken, yağışın ardından kısa süreli bir bulut aralanması ve güneş parlaması olabilir.
Bu durum, havanın tamamen açtığını göstermez; aksine yağışa neden olan nemli hava kütlesinin henüz bölgeyi terk etmediğinin işaretidir.
Bilimsel olarak bu süreç şöyle işler:
Soğuk cephe geçişlerinde yağış aralarında kısa süreli aydınlanmalar görülür.
Atmosfer hâlâ doygun nem taşır.
Bulutlar yüksek seviyede varlığını sürdürür.
Kısa süre sonra ikinci bir yağış dalgası bölgeye yaklaşır.
Bu nedenle güneş açması çoğu zaman hava ile gelen karın sadece mola verdiğini gösterir.
Eskiler bunu fark etmiş ve “kar, bulutlardan yeniden dökülebilmek için gökyüzünde birikiyor” anlamında “kar topluyor” demiştir.
Ayrıca karın yerde hafif eriyip tekrar sertleşmesi, halkın gözünde karın sıkışıp biriktiği izlenimini doğurur.
Bu görsel değişim de inanışı güçlendirmiştir.
Aslında şunu bir kez daha görüyoruz, büyüklerimizin yaşadıkları ve söyledikleri sözler batıl inanç diye düşünülüyor ama her şey aslında bir bilim temeline dayanıyor.
O yüzden bazen her şeye hurafe veya batıl inanç demeden önce işin bilimsel boyutunu da araştırmak gerekiyor.
Teknoloji ilerledi diyoruz, o zaman teknolojiyi ve bilgiye erişimi bu şekilde kullanalım.
Sağlıklı, mutlu ve huzurlu haftalar dilerim.
“Bilimi kanıtlamak için kanıt kullanırız, ama keşfetmek için sezgi gerekir” Henri Poincaré

