Çocukluğumuzu Neden Hatırlamayız?
Adil Tarık Özkurt
Merhaba değerli okurlar,
Hemen hepimiz aynı deneyimi yaşamışızdır: Ailemiz bize bebekliğimizden bir anı anlatır ama biz o anı zihnimizde canlandıramayız.
Fotoğraflara bakarak öğreniriz, başkalarının hafızasıyla geçmişimizi kurarız. Çünkü insanlar genellikle hayatlarının ilk yıllarını hatırlayamaz.
Psikolojide bu olguya çocukluk amnezisi adı verilir.
Peki neden?
Beynimiz ilk yıllarda hızla gelişiyor; sinir hücreleri yeni bağlantılar kuruyor, dil öğreniliyor, çevre tanınıyor.
Ancak bu yoğun inşa süreci, kalıcı hatıraların sağlam temellerini atmamıza engel oluyor.
Yani anılar bir nebze yazılıyor ama sonra beynin yeniden yapılanması sırasında silikleşiyor.
Öncelikle hafızanın merkezlerinden biri olan “hipokampus”, doğumdan hemen sonra tam gelişmiş değildir.
Anılarımızı uzun süreli belleğe aktaran bu bölge, özellikle ilk 2-3 yılda henüz kalıcı kayıt yapacak olgunluğa ulaşmaz.
Bu yüzden o dönemde yaşadıklarımız kısa süreli izler halinde kalır ve zamanla silinir.
İkinci önemli etken ise “dil gelişimi”dir.
Bellek yalnızca bilgiyi depolamakla değil, onu anlamlandırmakla da güçlenir.
Çocuk yaşadıklarını kelimelere dökemedikçe, onları düzenli bir hikâyeye dönüştüremez. Dolayısıyla dil öncesi dönemdeki anılar, zihnimizde bütünlüklü bir tablo oluşturamaz.
Yetişkinlikte bu döneme dair hatırladıklarımız daha çok hisler, kokular ya da belli belirsiz görüntülerdir.
Bu yüzden bebeklikte yaşadıklarımız çoğunlukla hissiyat olarak kalıyor: anne kokusu, tanıdık bir ses, sevildiğimizi bilmenin güveni…
Son yıllarda yapılan araştırmalar ise daha farklı bir noktaya işaret ediyor.
Beyinde, özellikle çocuklukta yoğun şekilde devam eden nöron üretimi (nörogenez), eski bağlantıların korunmasını zorlaştırıyor.
Yeni nöronlar belleğin kapasitesini artırsa da, önceki izlerin karışmasına yol açabiliyor. Yani beynimiz büyürken bazı sayfalar silinmiş oluyor.
Tüm bunlar aslında çocukluk anılarının tamamen yok olduğu anlamına gelmiyor.
Bazı teorilere göre anılar depolanmıştır fakat erişim yolları kapanmıştır.
Bu yüzden zaman zaman bir koku ya da ses, geçmişten bir duyguyu aniden çağırabilir.
Sonuç olarak çocukluk amnezisi, biyolojik gelişimimizin doğal bir sonucudur.
İlk yıllarımızı hatırlayamasak da o dönem kişiliğimizin ve duygusal dünyamızın temellerini atar.
Yetişkinliğimizdeki birçok davranış ve tercih, farkında olmasak bile o yılların izlerini taşır…
Sağlıklı, mutlu ve huzurlu haftalar dilerim.
“Bellek, geçmişin birikimi değil; şimdiyi şekillendiren bir eylemdir.” Henri Bergson

