BIST12.668,52%1.70
USD43.2797%0,13
EURO50,1988 %-0.1
ALTIN6.358,87 %-0.5

Kocaeli'de saniye saniye görüntülendi

Kocaeli'de görme engelli bireyler, aldıkları teorik eğitimi şehir yaşamının karmaşasında uygulamalı olarak test etti.

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2026 10:46
Abone OlGoogle News

Otobüse binişte düşme tehlikesi yaşayan, yaya geçidinde çalan kornalarla irkilen, zaman zaman yön bulmakta zorlanan ve kaldırımda ağaç diplerine takılan kursiyerlerin, teknolojinin ve duyarlı vatandaşların desteğiyle engelleri aşma çabası saniye saniye kaydedildi. Beyaz bastonuyla uygulamalı eğitime katılan bir kursiyer ise yaşadıklarını, "Kristal bir vazodan alınıp, hayat denilen o verimli toprağa; çamuruyla, tozuyla birlikte atıldık" sözleriyle anlattı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi kursiyerleri, yüzde 90 görme engelli eğitmenleri Sinan Avcı (27) eşliğinde, ilk kez şehir merkezinde gerçekleştirilen uygulamalı beyaz baston eğitimine katıldı. Yaya geçitleri, toplu taşıma araçları ve alışveriş merkezlerini kapsayan çalışmada, görme engellilerin günlük hayatta karşılaştığı "öngörülemez" engeller yerinde tespit edildi.

Kursiyer düşme tehlikesi yaşadı

Saha çalışması sırasında İhlas Haber Ajansı (İHA) kamerasına yansıyan görüntülerde, şehir yaşamının görme engelli bireyler için zaman zaman zorlu bir "engel parkuruna" dönüştüğü anlar yer aldı. Kaldırımlarda standart dışı konumlandırılan tabelalar ve ağaç dipleri beyaz bastonlara takılarak yürüyüş güvenliğini tehlikeye atarken, otobüse biniş sırasında araç ile kaldırım arasındaki kot farkı nedeniyle bir kursiyer düşme tehlikesi yaşadı. Buna karşın, doğru uygulamaların hayatı nasıl kolaylaştırdığı da görüldü. Yaya geçitlerindeki sesli ikaz sistemleri ve AVM girişlerindeki hissedilebilir yüzeyler sayesinde güvenli hareket alanı bulan görme engelli bireyler, alışveriş esnasında yapay zeka destekli sesli betimleme uygulamaları ve mağaza personelinin duyarlı yaklaşımıyla, teknolojinin ve insan faktörünün sağladığı konforu deneyimledi.

 

"Bir öğrencim bana 'Korna çaldıklarında geçmeli miyiz hocam?' diye sormuştu"

Eğitmen Sinan Avcı, uygulamalı eğitimin ardından yaptığı açıklamada, sesli sinyalizasyon sistemlerinin önemine değinerek, sürücülerin kararsız davranışlarının görme engelliler için risk oluşturduğunu belirtti. Avcı, "Karşıdan karşıya geçerken sesli ışıklar sayesinde daha rahat hareket edebiliyoruz ancak sürücüler çoğu zaman dikkat etmeyebiliyor. Dikkat etseler bile yanıltıcı davranışlar sergileyebiliyorlar. Örneğin yol kenarında beklerken karşıdan karşıya geçmeye hazırlanıyorum, araç duruyor ama korna çalabiliyor. Bu, görme engelli birey için kafa karıştırıcı olabiliyor. Bir öğrencim bana 'Korna çaldıklarında geçmeli miyiz hocam?' diye sormuştu. Ben de 'Aracın motor sesinden durduğunu anladıysanız ve kendinizi güvende hissediyorsanız geçebilirsiniz' demiştim. Bu noktada iletişim çok önemli. Doğru iletişim, doğru aksiyon demektir" dedi.

"İyi niyetli davranışlar bazen yanlış yönlendirmelere neden oluyor"

Vatandaşların yardım etme isteğinin bazen yanlış yönlendirmelere yol açtığına işaret eden Avcı, toplumsal bilinç vurgusu yaparak, "En çok zorlandığımız konulardan biri de yardım meselesi. İnsanlar iyi niyetle yardım etmek istiyor ama bazen bu yanlış yönlendirmelere neden olabiliyor. Yardımın doğru yolu iletişimden geçer. 'Merhaba, size yardımcı olabilir miyim?' demek yeterli. İnsanlarımız bu konuda daha bilinçli oldukça her şey daha kolay olacak" diye konuştu. Uygulamalı eğitime ilişkin ise Avcı, "Bugün yaşananların karşılıklı olarak faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı bakış açıları ortaya çıktı. Bu temaslar sürdükçe daha bağımsız bireyler olarak hayatın içinde yer almak mümkün olacak. Erişilebilir ve eşit bir dünya için mücadelemize devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

 

"Kristal bir vazodan hayatın tozuna toprağına karıştık"

Merkezde aldıkları teorik eğitimi sokağa taşımanın kendileri için ufuk açıcı olduğunu belirten kursiyer Berat Özekli ise yaşadıkları deneyimi şöyle anlattı: "Gonca Engelsiz Yaşam Kompleksi'nde beyaz baston eğitimi alıyorduk. Duvar takibi, baston hareketleri gibi çalışmalar yapıyorduk. Ancak bugün bir değişiklik oldu ve çok da güzel oldu. Hayatın tam içinde, dışarıda bir eğitim gerçekleştirdik. Işıklardan karşıdan karşıya geçtik, otobüslere bindik, AVM'ye gittik, alışveriş yaptık ve hayatla doğrudan temas ettik. Yani Kristal bir vazodan alınıp, hayat denilen o verimli toprağa; çamuruyla, tozuyla birlikte atılmış olduk. Bu bizim için çok iyi ve öğretici bir deneyim oldu."

"Nereden araba çıkacak bilmiyoruz, nereden insan çıkacak bilmiyoruz, nasıl geçileceğini bilmiyoruz"

Şehirlerdeki düzensizliğin görme engelliler için büyük bir stres kaynağı olduğunu da vurgulayan Özekli, "Bu süreçte günlük hayatta yaşadığımız zorluklarla da birebir temas ettik. Arabaların kaldırımlara park etmesi, öngörülemezlik en büyük sorunlarımızdan biri. Bir görme engelli için hayatın asgari düzeyde bile olsa öngörülebilir olması gerekir ancak bugün sokaklarda böyle bir durum söz konusu değil. Nereden araba çıkacak bilmiyoruz, nereden insan çıkacak bilmiyoruz, nasıl geçileceğini bilmiyoruz. Bunu her gün, her an yeniden analiz etmek zorundayız. Bu da bir görme engelli için oldukça yıpratıcı bir durum. Öngörülebilirlik noktasında olumlu örnekler de var. Sesli anonslu trafik ışıkları bizim için oldukça faydalı ancak bu sistemlerin her yerde olması gerekiyor ki görme engelliler hayatın her alanında aktif olabilsin" ifadelerini kullandı.

İHA
Yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.600 karakter kaldı
×

Bu sayfalarda yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir.
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde mavikocaeli.com.tr’nin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır.
Yazılanlardan mavikocaeli.com.tr sorumlu tutulamaz.

0 Yorumlar