İzmit’te başlayıp dünyayı deviren adam: Haldun Alagaş
Mavi Kocaeli Gazetesi olarak röportaj serimizin bu haftaki bölümünde Türkiye spor tarihine adını altın harflerle yazdırmış, dünya şampiyonu karateci Haldun Alagaş ile bir araya geldik.

Kocaeli’nin yetiştirdiği en büyük sporculardan biri olan Alagaş, çocukluk yıllarından dünya şampiyonluğuna uzanan yolculuğunu, karatenin olimpiyat tartışmalarını, hayallerini ve genç sporculara tavsiyelerini tüm samimiyetiyle anlattı.
SPOR SALONUNUN KAFESİNDE
Karate sporunun en üst zirvesine çıkan, branşının olimpiyatlara alınmaması nedeniyle tek eksiği olimpiyat şampiyonluğu olan, Haldun Alagaş lle röportaj ekibimiz gazetemizin sorumlu yazı işleri müdürü Orhan Balcı, idari müdürümüz ve köşe yazarımız Tuğrul Kırankaya, muhabirimiz Oğuzhan Hafızoğlu ile köşe yazarımız ve foto muhabirimiz Ziya Ulaş, İzmit Yahya Kaptan’daki “Şehit Polis Recep Topoloğlu Spor Salonu”nun kafesinde bir araya geldi.
ÇOCUKLUK YILLARI VE KARATEYE BAŞLANGIÇ
16 Kasım 1970 yılında İzmit’te dünyaya gelen Haldun Alagaş’ın ilkokul eğitimi babasının işi sebebiyle farklı şehirlerde geçmiş. İlkokula İzmit 50. Yıl’da başladığını söyleyen Alagaş, “Daha sonra iş sebebiyle Denizli’de Gazi İlkokulu’nda 2 sene eğitim gördüm. Ardından yine iş nedeniyle İstanbul’a geçtik. Orada da Şehit Kubilay İlkokulu’nda eğitimi tamamladım.” dedi. Küçük yaşlarda karate ve Battal Gazi filmlerinden çok etkilendiğini söyleyen Alagaş karateye başlangıç hikayesini ise şöyle anlattı: “İstanbul’da okurken okulun bahçesinde iki okul vardı. Teneffüslerde dışarıya çıkıyorum karşıda Cüneyt Arkın’ın çocukları okuyor. Biz o zaman çocuğuz uzaktan izliyoruz. Hayranlıkla bakıyorduk. 1982 yılında biz İzmit’e geri döndük. Bir gün tek başıma dolaşırken Atatürk Spor Salonu’nun oralarda iki tane çocuk gördüm. Çantaları falan dikkatimi çekti. ‘Siz nereye gidiyorsunuz’ diye sordum, ‘Biz karateye gidiyoruz’ dediler. Sonra kendim gittim karateye yazıldım. O zamanlar daha 11 yaşındayım.”
DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNA UZANAN YOL
Spora 1982’de başlayan Alagaş, ilk Türkiye şampiyonluğunu 1986’da alıyor. 1988’de ümitler kategorisinde milli takıma seçilip Avrupa ikincisi oluyor. Ardından dünya sahnesi başlıyor. Büyükler kategorisindeki dünya şampiyonasına genç yaşta götürüldüğünü söyleyen Alagaş, “Ben o zaman daha gençler kategorisinde yarışıyorum. 1 sene önce dünya şampiyonu olan Japon bir sporcuyu yenmiştim. Sonra 1989 yılında dünya kupası vardı orada birinci oldum. O zamanlarda büyükler kategorisinde en genç dünya şampiyonu olan sporcuydum.” ifadelerini kullandı.
KARATE VE OLİMPİYAT
Kariyeri boyunca tüm büyük organizasyonları yaşayan Alagaş’ın tek gerçekleştiremediği şey olimpiyat şampiyonluğuydu. Bu konu hakkında da değerlendirmeler yapan Alagaş, “Karatenin olimpiyatlarda olması gerekiyor. Sinan Erdem’i ziyaret ettiğimizde, ‘Bence karate olimpiyatlarda olmalı’ derdi. Aslında oldu da ama daha yarışmadan bir sonraki olimpiyatta olmayacağı belliydi.” diye konuştu. Olimpiyat işinin trendle alakalı olduğunu dile getiren Alagaş, bu konuyla ilgili devletinde yapması gereken işler olduğunu söyledi. Alagaş, “Devletin yaptığı en büyük yanlış şu, sporculara ödül verirken ‘olimpikti-değildi’ kavramını getiriyorlar. Bizim branşımız olimpik olarak tanınıyordu ama sonra ‘olimpiyatta yarışan olimpik branş’ ibaresi eklendi. Bir ülkenin altyapısı iyiyse madalya her zaman gelir. Daha çok destek verilse 2032 olimpiyatlarında karate tekrar yer aldığı zaman yine tabanı güçlü bir şekilde gideceğiz.” dedi.
“BİZİM ZAMANIMIZDA BİLGİ YOKTU”
Eski ve yeni dönem sporculuğu arasındaki farkları anlatırken özellikle bilgiye erişim konusunun önemini belirten Alagaş, “Bizim zamanımızda bilgi yoktu. Antrenörlerimiz de yeni öğreniyordu. Bugün sporcuların her şeyi hazır. Bugün bir sporcuyu seyretmek istesen ya da antrenman modellerini görmek istesen her şey elinin altında.” dedi. Eski şartlarda kendisini nasıl geliştirdiğini anlatan Alagaş, özellikle milli takımdaki hocalarının emeğinin çok olduğunu ve kendisinin de ekstra çalışmalar yaptığını söyledi.
DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNA TAŞIYAN TEKNİK
Dünya şampiyonluğuna ulaşmasını sağlayan kendine has tekniğinin hikayesini anlatan Alagaş, “Bir İngiliz sporcunun maç kasetini izliyordum. Tesadüfen bir hareket yaptı. Ayağını kaldırıyor indiriyor, adam üzerine gelirken bir daha vuruyor. O hareket bende ışık yaktı. Sonra o hareket benim tekniğim oldu.” dedi. Günde en az 3 saat antrenman yaptığını belirten Alagaş, “Bu teknikte ayağımı kaldırıp indiriyordum ve üst üste rakibi şaşırtarak yapıyordum. Ben dünya şampiyonluğunu o teknikle kazandım.” diye konuştu.
“KOCAELİ KARATESİ TÜRKİYE’YE YÖN VERİYOR”
Haldun Alagaş, Kocaeli karatesinin Türkiye’ye yön veren bir konumda olduğunu ve geçmişten bu yana çok sayıda sporcu yetiştirdiğini söyleyerek, “Kocaeli’de karate bizimle başlayan bir furyaydı. Çok sayıda karateci çıktı buradan. Profesyonel anlamda Kağıtspor’un desteği halen devam ediyor. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Başkan da şampiyon sporcumuz Eray’ı destekledi. Tabii bu desteklerin biraz daha artması lazım” dedi.
“YÖNETİMSEL BAZI ÇOK SEVMİYORUM”
Sporun yönetimsel kısmını çok sevmediğini dile getiren Alagaş, 2007 yılında çok da istemeyerek federasyon başkanlığına aday olduğunu ve sonrasında bazı sebeplerden dolayı seçimi kaybettiğini anlattı. Alagaş, “Yönetimsel isteğim çok yoktu. Ben hep sportif tarafta kalmak istedim. Federasyon seçimlerinden sonrasında da teklifler geldi fakat kabul etmedim. Zaten biraz doğrucu olduğunuzda sizi barındırmıyorlar. “ ifadelerini kullandı.
ALAGAŞ’IN İZMİT’TE GEÇEN FİLM HAYALİ
Röportajın bu kısmında önemli bir hayalinden bahseden Alagaş, “Sakatlığım olmasaydı benim en büyük düşüncem film yapmaktı. Tong Po, Dayı filminin çekimi için İstanbul’a gelmişti. Hazır gelmişken Tahir Başkan’la tanıştırıp İzmit’te geçen bir aksiyon filmi yapmak istiyordum.” diye konuştu. Hem İzmit’in tanıtımını yapacak hem de sporla beraber sosyal mesaj verecek bir film yapmak istediğini belirten Alagaş, ne yazık ki bu hayalini sakatlığından dolayı gerçekleştiremediğini ifade etti.
KEŞKELER VE YALNIZLIK
Kariyerine dönüp baktığında “çok keşkem yok” diyen ama bir noktayı özellikle dile getiren Alagaş, “Maddi olanağım daha iyi olsaydı kendime daha fazla destek olabilirdim. O zaman başarılarımı 2–3 kat artırabilirdim. Belirli bir zamandan sonra yalnız kalıyorsunuz. Bazı zamanlarda da mobbing yaşıyorsunuz. Şimdilerde sporcuların yanında arkasında çok sayıda insan oluyor ve yardımcı oluyorlar.” dedi. Bu konu haricinde başka bir keşkesinin olmadığını söyleyen Alagaş, hayatı boyunca bir şekilde insanlara örnek olmaya çalıştığını dile getirdi.
HALDUN ALAGAŞ’IN GÜNLÜK RUTİNİ
Günlük yaşamını sade bir şekilde anlatan Alagaş, “Sabah 08.30 gibi kalkıyorum. Antrenmanlar akşam oluyor. Gün içinde çarşıya gidiyorum ya da salona erken geliyorum. Zaman zaman değişiyor. Akşam yemeği ise antrenmanlardan dolayı geç saatte oluyor. Uyku saatim ise bu sıralar baya geç oluyor. Gece 01.00–02.00 gibi uyuyorum.” diye konuştu.
ALAGAŞ’TAN GENÇ SPORCULARA TAVSİYELER
Genç sporculara tavsiyelerde bulunan Alagaş, “Gençlerin sporu hayat biçimi olarak görmeleri gerekiyor. Süreklilik çok önemli. Yarışmacı mı olacaksın yoksa spor bir hayat biçimi olarak mı bakacaksın? Yarışmacı olduğun zaman taviz vermen gerekiyor. Rahat gezemezsin. Arkadaşların gezmeye giderken, sen antrenmana gidersin. Özveri gerekiyor. Yetenek lazım ama bazen çok yeteneği olmayan insanlar da şampiyon olabilir o da disiplinle oluyor. Disiplin çok önemli.” dedi.
KOCAELİSPOR VE FUTBOL
Kocaelispor’u takip ettiğini ama maçlara çok gitmediğini söyleyen Alagaş, “Kaos ortamını, sıra beklemeyi sevmiyorum. Futbolla aram çok yok ama Kocaelispor’un başarılarıyla gurur duyuyorum. Daha fazla başarılı olmasını diliyorum. Kocaeli, spor anlamında çok zengin bir bölge. Her branştan üst düzey sporcular çıkaran bir şehir. Bu yüzden bir branşın diğer branşların önüne geçmesini de çok sevmiyorum.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
HALDUN ALAGAŞ KİMDİR?
Haldun Alağaş 16 Kasım 1970 İzmit’te doğdu.
Dünya ve Avrupa Şampiyonu Milli Karateci. İstanbul Ümraniye’de adına bir spor tesisi yapıldı. Ayrıca Levent sporcular parkında büstü bulunuyor. Marmara Üniversitesi BESYO mezunu olan Haldun Alagaş, evli ve 2 çocuk babasıdır. Alagaş’ın, 3 kez dünya ve 4 kez Avrupa şampiyonluğu bulunuyor.
Hatice Hünerel













