Reklam
Reklam

Dolar, euro ve altında son durum…

Dolar/TL 8 seviyesinin altında yatay bir seyir izliyor. Piyasalarda hem Türkiye, hem de küresel olarak corona virüsünde yeni yayılım süreci takip edilirken; iç piyasada ise saat 10.00'da açıklanacak olan kasım ayı enflasyon verileri izleniyor.

Dolar, euro ve altında son durum…
Editör: Mavi Kocaeli
03 Aralık 2020 - 09:48

Dolar/TL, 8.58 zirvesinden ekonomi yönetiminde değişimle birlikte daha ortodoks politikalara geçiş beklentileriyle 7.5’li seviyelere gerilemiş; ancak bu gerileme lokal döviz altın alımlarıyla kalıcı olamamış ve 8 seviyesine yükselmişti. Bu yükselişin ardından ise kur 7.8 civarında genel olarak yatay bir seyir izledi.

ENFLASYON İZLENECEK

Reuters’ın 13 katılımcıyla gerçekleştirdiği ankete göre, Tüketici Fiyatları Endeksi’nin (TÜFE) Kasım’da aylık %1 artış göstermesi, yıllık enflasyonun kur geçişkenliği etkisiyle Ekim ayındaki %11.89’dan Kasım’da %12.6’ya yükselmesi bekleniyor.

Enflasyon en son Haziran’da %12.5’i aşmıştı. Dolayısıyla Kasım’da yıllık enflasyonun bu seviyeyi aşması yükselişi Ağustos 2019 seviyelerine getirebilir. Reuters anketinde aylık beklentiler %0.75 ile %1.45 artış bandında.

“GIDA KALEMİNDE ÖNEMLİ ARTIŞLAR BEKLENİYOR”

Bir bankanın Hazine masası işlemcisi, “Bugün açıklanacak enflasyon verileri piyasalarda yakından takip edilecek. Kasım ayı başı dolar/TL’nin 8.58 zirvesini görmesinin ardından gerilediği bir süreç yaşandı. TL’deki geçmiş değer kayıplarını da düşündüğümüzde enflasyondaki en önemli konu kur kaynaklı geçişkenlik. Gıda kaleminde de önemli artışlar bekleniyor” dedi ve ekledi:

“Enflasyonun %12.5 civarında kalıp kalmayacağı önemli. Çünkü önümüzdeki aylarda özellikle ilk çeyrekte de enflasyon yüksek seyredecek. 2021 Mayıs ayı itibarıyla enflayonda hatırısayılır düşüşler göreceğiz. Ancak bu tarihten önce enflasyonda yaşanacak yükseliş TCMB’nin politika faizinin yeterliliğinin sorgulanmasına neden olursa TL’de daha fazla endişeye ve değer kaybına neden olabilir.”

TCMB, Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin yayımladığı tutanaklarda Kasım ayına ilişkin verilerin, enflasyonda döviz kuru oynaklığı kaynaklı bir yükselişe işaret ettiğini fakat para politikasındaki kararlı duruşla beraber bu artışın geçici olacağını belirtmişti.

Bankacılara göre bu açıklama TCMB’nin enflasyonda Kasım’da yaşanacak yükselişe “geçici” olarak bakması nedeniyle bir politika tepkisi vermeyebileceği yönünde. Ancak bu sürecin benzer endişelerle 228.2 milyar dolarla tarihi zirvede olan lokal yatırımcıların döviz altın varlıklarında nasıl bir etki yapacağı ayrı bir endişe.

TCMB verilerine göre lokal yatırımcılar Albayrak’ın istifasının ardından döviz ve altın varlıklarını iki haftada 4 milyar dolar artırdı. Yılbaşından beri artış 35 milyar dolara ulaştı.

TCMB NET REZERVLERİNDE SERT DÜŞÜŞ BEKLENİYOR

Reuters’ta bu hafta yayımlanan bir haberde de dikkat çekildiği üzere bankacıların TCMB’nin analitik bilanço verilerinden yaptığı hesaplamaya göre bugün açıklanacak haftalık rezerv verilerinde 5 milyar dolar düşüş bekleniyor.

Reuters’ın hesaplamalarına başvurduğu bankacılara göre, net rezervlerin 18 milyar dolardan 13 milyar dolara yani 2003’ten beri en düşük seviye gerilemesi bekleniyor.

TCMB’nin kamu bankaları aracılığıyla yaklaşık 1.5 yıl devam ettirdiği döviz satışları son dönemde görülmüyor. Ancak banka bu döviz arzı ile rezervlerinin yaklaşık 130 milyar dolarını kaybetti. Bankacıların hesaplamalarına göre sahipliği TCMB’ye ait döviz rezervi eksi 50 milyar dolar civarında. TCMB’nin rezervlerinin önemli bölümünü altın ve lokal bankalardan aldığı dövizler oluşturuyor.

Bu kapsamda piyasada her yılın Aralık ayında açıklanan Para ve Kur Politikası metni bekleniyor. Beklenti metnin önümüzdeki hafta açıklanması yönünde.

Piyasa TCMB’nin önümüzdeki dönemde rezerv birikimi yapması gerektiği konusunda hemfikir. Geçmişte rezerv artışı ile iligli en çok kulanılan yöntemler reeskont kredisi ve döviz alım ihaleleri idi. Hali hazırda reeskont kredileri ilk 11 ay itibarıyla TCMB rezervlerine yaklaşık 22 milyar dolar katkı yaptı.

Bankacılara göre TCMB’nin rezerv biriktirmesi için kalıcı portföy girişi gerekli ki bir kaç haftalık girişler bunun için yeterli değil. Bu kapsamda Para ve Kur Politikası metninin önemi artıyor.

İç piyasada ABD ile seçim sonrası ilişkiler ve AB ile artan gerilimin nasıl şekilleneceği de takip ediliyor. Kısa sürede Türkiye’ye yönelik bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı piyasada izleniyor. İlgili adımlar piyasada endişe yaratsa da yabancı yatırımların Türkiye pozisyonlarını tahvil bono gibi alanlarda nedereyse sıfırlamış olması nedeniyle endişelere rağmen portföy girişi yaşanıyor.

BORSA

Yapı Kredi Yatırım tarafından hazırlanan teknik analizde endekste önceki gün 1,280 üzerinde oluşan güçlü yükselişin ardından, dün yatay bir seyir hakim olduğu belirtildi.

1,325 seviyesini ilk önemli teknik nokta olarak izlendiği belirtilen notta, “1,325 üzerindeki hareketlerin devamını getireceği alım eğiliminin ise yasada 1,350 zirvesini aşma denemelerini sürdürebileceğini düşünüyoruz.

1,350 direncinin aşılması ise endekste sırasıyla 1,375 ve 1,400 seviyelerine yönelik alım eğiliminin devamını getirecektir. Kısa vadeli teknik resmin olumlu görünümünü koruduğu piyasada, 1,290 desteği üzerinde şu aşamada yukarı potansiyelin süreceğini düşünüyoruz.

1,290 desteğini aynı zamanda yükseliş yönündeki pozisyonlar için stop loss aldığımız piyasada, 1,350 zirvesinin aşma denemelerinin ise yakından izlenmesini öneriyoruz.” ifadelerine yer verildi.

DOLAR

İnfo Yatırım tarafından hazırlanan analizde şu ifadelere yer verildi:

Çarşamba günü piyasalar Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı Dış Ticaret Açığı verisini izledi. Açıklamaya göre kasım ayında öncü dış ticaret açığı 2019 yılının Kasım ayına göre yüzde 155.4 artış ile 5.07 milyar dolara ulaştı.

Hafta içerisinde zaman zaman bir miktar yukarı yönlü hareketlenmeler gerçekleştiren parite salı günü 7.91 seviyelerini test etmişti.

Geçtiğimiz haftalarda ekonomi gündemindeki yoğun haber akışları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni dönem vurgusu ile parite aşağı yönlü hareketler sergilemişti.

Diğer yandan gözler AB ve ABD ile ilişkilere çevriliyor. Bu iki kanattan da ‘yaptırım' ihtimalleri az da olsa zaman zaman akıllara geliyor. Bu konu ise TL üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında yerini alıyor.

Dolar/TL’de  yukarı yönlü hareketlenmelerde sırasıyla 7.95290 – 8.05090 – 8.18740 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise 7.75415 – 7.60990 – 7.50840 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir.

ALTIN

Ikon Menkul tarafından hazırlanan analizde ons altının 1764 bölgesinden başlayan yükselişini dün 1817 ve siyah alçalan trend çizgisi üzerine taşıdığı belirtilerek, “Değerli madende yükseliş eğiliminin sürmesi halinde 1840 bandı ilk direnç bandı olarak izlenebilir.

Bu seviye 1965-1764 düşüşünün yüzde 38.2 fibonacci düzeltmesi ve 4 saatlik grafikte 100 birimlik hareketli ortalamaya (mavi renkli) denk gelmesi açısından önemli.

Bu seviyenin kırılması ve üzerinde tutunması durumunda değerli madende 1863 ve 1887 teknik seviyeleri gündeme gelebilir. Diğer yandan olası düşüşlerde ise 1817 ve 1809 seviyeleri ilk destek bölgeleri olarak izlenebilir.” ifadelerine yer verildi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum