07 Kasım 2026 22:29
Gündüz uykusu demansın erken habercisi olabilir
ABD'de gerçekleştirilen bir araştırma, 65 yaş ve üzerindeki kişilerde sık ve istemsiz gündüz uykusu ile demans riski arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koydu.
Bulgulara göre özellikle her gün uyuma ihtiyacı duyan ve kısa süreli de olsa kendiliğinden uyuyakalan yaşlılarda ilerleyen yıllarda bilişsel sorunlar daha sık görülebiliyor. Araştırmacılar ise bu ilişkinin doğrudan neden-sonuç anlamına gelmediğinin altını çiziyor.
Öğleden sonra kısa süreli uyuklamak yaygın bir alışkanlık olsa da gündüz uyku ihtiyacındaki artış, ileri yaşlarda dikkat edilmesi gereken işaretlerden biri olabilir. The Journals of Gerontology: Series A dergisinde yayımlanan çalışmada, gündüz sık uyuyan yaşlıların takip eden yıllarda demans geliştirme oranlarının daha yüksek olduğu belirlendi.
Johns Hopkins Üniversitesinden bir uyku araştırmacısına göre gündüz uyuma sıklığındaki artış, demansa neden olan beyin değişikliklerinden ziyade bu değişimlerin erken bir göstergesi olabilir.
995 KİŞİ 5 YIL BOYUNCA İZLENDİ
Araştırmada, ABD'de 65 yaş ve üzerindeki Medicare yararlanıcılarını kapsayan Ulusal Sağlık ve Yaşlanma Eğilimleri Araştırması'nın verileri incelendi. Başlangıçta olası veya muhtemel demans tanısı bulunmayan 995 kişi çalışmaya dahil edildi ve katılımcılar ortanca 5 yıl boyunca takip edildi.
İzleme sürecinde 417 kişide, yani katılımcıların yüzde 41,9'unda olası veya muhtemel demans geliştiği kaydedildi. Yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, sigara kullanımı, vücut kitle indeksi ve çeşitli sağlık sorunları gibi faktörler hesaba katıldığında da gündüz sık uyuyanlarda demans oranının daha yüksek olduğu görüldü.
SIK VE İSTEMSİZ GÜNDÜZ UYKUSU RİSKLE İLİŞKİLİ
Araştırma sonuçlarına göre her gün veya haftanın büyük bölümünde gündüz uyuyanlarda demans oranı, nadiren uyuyan ya da hiç uyumayanlara kıyasla yüzde 48 daha yüksek bulundu. İstem dışı şekilde uyuyakalan kişilerde ise bu oran yüzde 39 daha fazlaydı.
Gündüz 30 dakika veya daha kısa süre uyuyanlarda da demans oranının, gündüz uyumayanlara göre yüzde 40 yüksek olduğu belirlendi. Sık, istemsiz ve kısa süreli gündüz uykularının hafıza bozukluklarıyla da bağlantılı olduğu görüldü.
GÜNDÜZ UYKUSU DEMANSIN NEDENİ Mİ, İŞARETİ Mİ?
Araştırmacılar, gündüz uykusu ile demans arasındaki ilişkinin henüz tam olarak açıklanamadığını belirtiyor. Beyindeki nörolojik değişimler bilişsel işlevleri etkilerken uyku düzeninde de farklılıklara yol açabiliyor. Bu nedenle gündüz uyuma ihtiyacının artması, beyin sağlığındaki değişimlerin bir belirtisi olabilir.
Diğer yandan gece uykusunun yetersiz veya kalitesiz olması da gündüz uyuklamayı artırabiliyor. Gündüz uzun süre uyumak ise gece uykusunun düzenini bozarak bu döngüyü güçlendirebiliyor.
Uzmanlar, araştırmanın gündüz uykusunun doğrudan demansa yol açtığını kanıtlamadığını vurguluyor. Bu alışkanlığın demans açısından değiştirilebilir bir risk faktörü olup olmadığının anlaşılması için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.