28 bin lira ceza ödeyip insan sağlığıyla oynamaya devam ediyorlar

Halkın sağlığıyla oynayan firmaların ifşa olmalarına rağmen vatandaşın canıyla daha çok oynadıkları ortaya çıktı. 2012’de iki üründe hile yapan bir firma, 2019’da hileli ürün sayısını 43’e çıkardı.

28 bin lira ceza ödeyip insan sağlığıyla oynamaya devam ediyorlar
Editör: Mavi Kocaeli
17 Eylül 2020 - 13:26

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin hileli gıda üretimi yapan firmalara “en ağır para ve hapis cezasının” geleceğini duyurmasının üzerinden neredeyse bir sene geçti ancak söz konusu firmalara hâlâ 28 bin TL’lik para cezası dışında hiçbir yaptırım yok.

Bu yüzden söz konusu firmalar, hile yaptıkları tespit edildikten sonra cüzi miktardaki cezayı ödeyip bünyelerine yeni markalar katarak hileli üretime devam ediyor. Bakanlığın önceki gün açıkladığı yeni taklit-tağşiş listesi de neredeyse hep aynı firmaların tüketicinin sağlığıyla oynamaya devam ettiklerini bir kez daha ortaya koydu.

Örneğin, 2019’da “Beyazca”, “Çeşme” ve “Alaçatımmm” markalarıyla tereyağı ve peynirde hile yapan İzmir menşeili Çeşme Süt firmasının, 2020’de de aynı markalarla toplam 5 parti tereyağı ve peynir ürününde hile yapmayı sürdürdüğünü gözlemledik. Aynı şekilde, Konya menşeili Sütkon Gıda firması “Güleç” markasıyla peynirde; Antalya menşeili Sütsa firması da “Sütsa Hakkı Yallıoğlu” markasıyla iki yıldır yoğurtta hile yapmaya devam ediyor. 

YENİ MARKALARLA HİLE
Cumhuriyet'ten Gamze Bal'ın haberine göre, 2012’den 2020’ye bakanlıkça açıklanan listeler kıyaslanarak şu tespitler yapıldı:

- Afyonkarahisar menşeili Egemen Sucukları firmasının 2019’da “Horatalar Ata İpek Sucukları” markalı sucuk ürününde baş eti kullandığı tespit edilmişti. Aynı firma, bu kez de “Afyon Tat” markasıyla hileli sucuk üretmeye devam etti. Bu sefer de sucuğa kanatlı eti kattı.

- 2012’de “Ilgaz Yaylası”, 2014’te de “Lazz Bakkal” markasıyla hileli peynir üreten Afyonlu Mutlu Tolga firması, 2019’da toplam 6 markada hile yaptı. Hileli ürün sayısını da 43’e yükseltti.

- 2016’da “Oba” ve “Emmoğlu” markalarıyla 6 parti üründe hile yapan Konya merkezli Demircioğlu Süt ve Süt Ürünleri firması, 2018’de 9 üründe hile yaparken 2019’da bu sayıyı 23’e çıkardı. Bu süreçte bünyesine Kaymakçı, Özlü, Özlü Emre Demirci, Asyalı ve Molla Mehmetoğlu isimlerinde 5 yeni marka daha ekledi.
- 2014’te “İtimat İhsan Koçkan” markalı sucukta kanatlı eti kullanan Afyon Zeka Sucukları Et ve Et Ürünleri firması ise 2019’da aynı hilesine “Yavuzoğlu” markasıyla devam etti.

- Bitkisel yağ grubunda da 2014’te “Selin” markasıyla hileli zeytinyağı ürettiği tespit edilen İzmir merkezli Güney Tüketim Malları isimli firma, 2018’de marka adını değiştirdi. Bu kez “Ege Selin” markasıyla hileli ayçiçeği yağı sattı. Ayrıca 2019’da “Sığla” isimli yeni markasıyla “Naturel Birinci Zeytinyağı” ürününde de hile yapmayı sürdürdü.


Cübbeli'nin Lalegül'ünde At Eti Skandalı iddiası, Lalegül'den açıklama geldi

BİM'de satılan bal sahte çıktı!

MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ LAZIM
2018 sonu itibarıyla Türkiye’de kayıtlı ve onaylı işletme sayısı 674 bin 409, bu işletmeleri denetlemekle görevli kişi sayısı yalnızca 6 bin 825. Bu kadroda gıda mühendislerinin payı da 2 bin 250 civarında. Oysa on binlerce mühendis işsiz. 

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Üzümcü, “Başta gıda mühendisleri olmak üzere ilgili mesleklerin istihdamının sağlanması, yetkilendirilmiş gıda danışmanlığı projesinin hayata geçirilmesi ve yeterli sıklıkta denetimlerin yapılması, ayrıca risk değerlendirme ile ilgili daire başkanlığının Bakanlığın bir birimi olmaktan çıkarılarak Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi bağımsız ve özerk bir yapıya kavuşturulması gerektiğini düşünmekteyiz” dedi.

Mevzuat değişikliğine ihtiyaç duyulduğuna da dikkat çeken Üzümcü, şöyle devam etti:
“TBMM’ye sunulan taslakta, cezaların ağırlaştırılarak hapis cezasının getirilmesi önemli bir gelişme olmakla birlikte, taklit ve tağşiş yapanlara da hapis cezası konulması gerekmektedir.

Yine aynı yasa teklifinde, kurulması planlanan “bilimsel kurulun” üniversitelerin gıda mühendisliği bölümleri başta olmak üzere, konu ile ilgili fakülte ve bölümler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının temsiliyetinin sağlandığı, demokratik, bağımsız ve tarafsız bir gıda bilimi kurulu veya gıda güvenliği kurulu oluşturulmalı.”
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum