Yaşarken iz bırakmak aynı zamanda bir değer olmak

Değerli dostlarım gerek spor hayatımızda gerek ticari hayatımızda gerekse sanatsal aktivitelerimizde hepimizin yapmış olduğu değişik aktiviteleri hobileri ve meşguliyetleri vardır. Bunlar bizleri var eden her zaman peşinden gittiğimiz yaşamsal öneme sahip önemli yapı taşlarımız ve aktivitelerimizdir. Ben sizlere yukarıdaki başlıkta sözünü ettiğim başarının yanında iz bırakan bizlere örnek olan şahsen benimde aynı zamanda idol olarak benimsediğim kalbi güzel ayni zamanda insan sevgisiyle dolu olan yediden yetmişe herksin gönlünde taht kurmuş Cengiz Kahraman hocamızla ilgili bir sohbet tarzında kısa bir makale yazmak istiyorum. Cengiz Kahraman hocamız uzun yıllar gençlik ve spor il müdürlüğünde idari kadrolarda çalıştı. Tesis amirliği yaptı. Geçmişte birçok kulüpte basketbol oynadı Amatör futbol müsabakalarında en zorlu maçlarda futbol hakemi olarak görev yaptı. Uzun yıllar Zorluk derecesi büyük maçları genellikle o yönetti. Futbol hakemliğini bıraktıktan sonra yine uzun bir dönem de basketbol hakemliği yaptı. Akabinde basketbol il temsilciliği, il temsilci yardımcılığı görevlerinde bulundu. Bir dönem Türkiye basketbol federasyonunda eğitim kurulunda hakem eğitmeni olarak görev yaptı. Türkiye’nin birçok ilinde geleceğin klasman ve üst klasman hakemlerini yetiştirdi. Başta kendi kurmuş olduğu İzmit basketbol ihtisas kulübü olmak üzere birçok takımda basketbol antrenörü olarak görev yaptı. Sonrasında ise bayanlar süper liginde İzmit Belediye spor bayan takımında menajer olarak görev yaptı. İşte Cengiz Hocamızın başarılarla dolu hayatı ve yapmış olduğu bir takım görevlerinden bahsettim elimden geldiğince sizleri bilgilendirdim. Şimdi ise yazımın bu bölümünde yaşarken iz bırakmak ve ayni zamanda bir değer olmak nedir bununla ilgili bir açıklama yapmak sizleri bilgilendirmek istiyorum. Yaşamımızın sınırlı olduğu bu fani dünyada iz bırakmak demek aslında çok büyük şampiyonluklar önemli başarılar ve dereceler kazanarak bunları pekiştirmek kalıcı hale getirmek değildir. Bunların yanında insanları sevmek kalplere girmek gönüllerde yer edinmek düzgün karakterli bir insan olmak insanların hak ve hukukunu gözetmek beşeri ilişkilerimizde koymuş olduğumuz sınırlara son derece dikkat etmek, vicdan ve merhamet sahibi bir insan olmak hem toplumsal hem de birbirilerimizle olan ikili ilişkilerimizde son derece samimi ve içten bir birey olmak çok ama çok önemli olmakla birlikte ayni zamanda İnsani ve vicdani bir zorunluluktur. İşte bu şekilde bir hayat yaşadığımızda başarılarımız daha güzel bir anlam kazanış olup bizleri örnek almak isteyen insanların sayısının artmasına vesile olmuş oluruz. Bu da bizleri bir değer bir idol olma yolunda önemli bir şahsiyet haline getirir bu da tüm insanların başarı çıtalarının yükselmesine ilerlemesine ve kariyer yapmalarına vesile olur. İz bırakmak aslında unutulmayacak, kendimizi hatırlatacak maddi ve manevi eserler bırakmak demektir. Aslında bu kavram bizlerin diğer insanların hayatına katmış olduğumuz artı değerler ve ayni zamanda açmış olduğumuz farklı kapılardır. İz bırakmanın gerçek ölçüsü aslında büyüklük değil karşı tarafımızda bıraktığı anlam ve ona sağladığımız özgüvenle alakalı bir durumdur. Burada iz bırakmanın ölçüsü her şeyden önce empati alçakgönüllülük dürüstlük özveriyle çalışmak insanları karşılıksız sevmek, onlara her konuda yol göstermek ve toplumda taktir gören örnek bir insan olmak iz bırakmanın en önemli bileşenleri ve temel taşlarıdır. Bu da bizlerin hayatında ki en önemli erdemlerden biridir. Bir kişinin yaptığı işler, çalışmalar, başarılı davranışlar mutlaka başkalarının hayatında kalıcı bir etki oluşturur. Atalarımız boşuna dememiş üzüm üzüme baka baka kararır burada asıl olan sadece bu dünyada yaşayıp gitmek değil arkamızda hatırlanacak insanların hayatına değer katacak onlara ışık tutacak yol gösterecek bir eser bırakmaktır. Ben de naçizane spor camiasında üç branşta Atletizm Futbol Basketbol olmak üzere ve bunun yanında tahsil ve memuriyet hayatımda yaşamış olduğum yarım asra yakın onlarca tecrübe ve başarılarımdan yola çıkarak başarının dört ana temeli ve başarının evrensel tanımını yaparak değerli okurlarıma bu konu ile ilgili birkaç makale yazarak onları bilgilendirmeye yol göstermeye gayret gösterdim umarım bu konuda faydalı olmuşumdur Sevgili okurlarım bizler sportif başarılarımızın yanında başkalarına benzemeye çalışmakla da çok fazla bir iz bırakamayız çünkü her şeyden önce her birimizin ayrı bir dünyası, yetenekleri, değer yargıları, başarıları ve karakter yapıları vardır. Bu açıdan baktığımızda öncelikle kendimiz olmalıyız kendi değerlerimizle kendi doğrularımızla yaşamalıyız. Kısacası her konuda samimi içten bir tavır sergilemeliyiz. Ancak bu şekilde gönüllere girebiliriz. Bizler attığımız her adımın söylediğimiz her sözün kısacası yaptığımız her davranışın başkalarının hayatında mutlaka bir yankı oluşturabileceğini onlarda mutlaka olumlu ya da olumsuz bir iz bırakabileceğini bilmemiz bunu da hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Özellikle empatiyle saygıyla sevgiyle iyilik ve hoşgörüyle atılan adımların bırakılan izlerin ne kadar zaman geçerse geçsin kolay kolay unutulmayacağını uzun süre hafızalarda kalacağını bilmemiz gerekir. Sonuç olarak insanlar kalplere dokunulan hayatlarda her zaman yaşamaya devam ederler. İster yaşarken isterse bu dünyadan geçip giderken bizden sonraki nesillere bırakabileceğimiz en büyük ödül en güzel miras başarılı olmanın yanında örnek bir insan olup yaşarken iz bırakmak ve hep bu şekilde anılmaktır. Bu ayni zamanda bizleri biz yapan en önemli insani değerlerimizdir. Onun için başarılı olmak iz bırakmak ve ayni zamanda bir değer olarak yaşamak bu hayatta geleceğimiz en zirve noktadır Sağlıkla kalın sevgiyle kalın başka bir makalede görüşmek dileğiyle Allah'a emanet olun.