Uzmanlardan yaz alarmı! Bu iki tehlikeye dikkat

Prof. Dr. Özkaya, son yıllarda hava sıcaklıklarının yükselmesiyle alışveriş merkezleri, iş yerleri, oteller ve evlerde klima kullanımının yaygınlaştığını söyledi. Klimaların düzenli bakımının yapılmaması halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Özkaya, "Yaz aylarında halk arasında 'klima çarpması' olarak bilinen, tıbbi adıyla lejyoner hastalığına bağlı zatürre vakalarını kış aylarına göre çok daha sık görüyoruz. Klima sistemlerinde ve su depolarında üreyen Legionella bakterisi, klima aracılığıyla akciğerlere ulaşarak ciddi zatürreye neden olabiliyor." dedi. KLİMA KULLANANLAR İÇİN KRİTİK UYARI Son günlerde baş ağrısı, göz, burun ve boğazda tahriş, geçmeyen öksürük, boğazda gıcık hissi, baş dönmesi ve kaşıntı gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuruların arttığını belirten Özkaya, lejyoner hastalığında öksürük, yüksek ateş, eklem ağrıları ve halsizliğin ön planda olduğunu söyledi. Özellikle otellerde tatil yapanlar, merkezi havalandırma sistemlerinin bulunduğu iş yerleri, kongre merkezleri, termal tesisler, ofisler ve bankalarda çalışanların risk altında olduğuna dikkat çeken Özkaya, klimaların filtre ve bakımının düzenli olarak yapılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. YAZ İSHALİ VAKALARI DA ARTIYOR Yaz aylarının bir diğer önemli sağlık sorununun sıcak havalarda artan gıda ve su kaynaklı enfeksiyonlar olduğunu belirten Özkaya, yüksek sıcaklıklarda bakteri ve virüslerin gıdalarda çok hızlı çoğaldığını ifade etti. Uygun koşullarda saklanmayan yiyeceklerin tüketilmesi ve kirli suların kullanılması nedeniyle yaz ishali vakalarının arttığını belirten Özkaya, bu hastalıkların yaz aylarında acil servis ve hastane başvurularının en sık nedenlerinden biri haline geldiğini söyledi. HİJYEN VE GIDA GÜVENLİĞİ HAYAT KURTARIYOR Yaz ishallerini tetikleyen başlıca risk faktörlerinin bozulmuş gıdalar, kirli su ve buz, yetersiz el hijyeni ile havuz ve deniz sularının yutulması olduğunu ifade eden Özkaya, sıcak havalarda soğuk zincirin korunması ve hijyen kurallarına uyulmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ), özellikle tropikal iklime sahip bölgelerde çiğ tüketilen marul ve benzeri yapraklı sebzeler aracılığıyla bulaşabilen paraziter enfeksiyonlara karşı uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Özkaya, bu enfeksiyonların sık ve sulu ishal, mide bulantısı, karın krampları, şişkinlik ve hafif ateş gibi belirtilere yol açabileceğini söyledi. Vatandaşlara ve gıda işletmelerine de çağrıda bulunan Prof. Dr. Özkaya, "Yeşillikler bol suyla iyice yıkanmalı, mümkünse pişirilerek tüketilmeli, marul ve yeşil soğanın dış yaprakları temizlenmeli. Gıda hazırlayan işletmeler hijyen kurallarına azami özen göstermeli, klimaların düzenli bakım ve temizliği de ihmal edilmemelidir." ifadelerini kullandı.