Selman Yıldırım: “Dağılmanın önüne geçmek istedim”

Partide yaşanan istifaların ciddi bir dağılma sürecine işaret ettiğini belirten Selman Yıldırım, bu sürecin önüne geçmek için sorumluluk aldığını söyledi. Kocaeli’nin sorunlarına da değinen Yıldırım, kentsel dönüşümdeki eksikliklere ve Gebze Metrosu’nun gecikmesine tepki gösterdi. Siyasi partiler arasında diyalog kurulması gerektiğini savunan Yıldırım, iktidarla ilişkilendirilmelerini ise kesin bir dille reddetti.  “AÇILAN YARA BÜYÜK”  CHP Kocaeli İl Başkanı Selman Yıldırım, il başkanlığı görevini neden kabul ettiğine ilişkin sorularla sık sık karşılaştığını belirterek, “Birçok arkadaşımız karşılaştığımızda ‘Neden bu görevi kabul ettin? Bu görevi kabul etmenin gerekçeleri var mı?’ diye soruyor. İl başkanlığı teklifi bana geldiğinde ben de düşünmeye başladım. Ne yapabilirim, nasıl bir sorumluluk alabilirim diye düşündüm. 19 Mart’ta Ekrem Bey’in tutuklanmasının ardından yaşanan süreci ve gelecekte ne olabileceğini değerlendirmeye başladım” dedi. Yaşanan gelişmelerin ardından çok sayıda belediye başkanı ve meclis üyesinin görevlerinden ayrıldığını belirten Yıldırım, “Bu süreç içerisinde 30’dan fazla belediye başkanı, 300’den fazla meclis üyesi istifa etti. 30 civarında belediye başkanının önemli bir bölümünün de haksız şekilde tutuklandığını, bazı belediye başkanlarının ise CHP’den istifa ederek bağımsız kaldığını gördük. Özgür Özel’in söylediği gibi bunun karpuz ve karpuz kabuğunun ayrışması olmadığını, bir dağılma sürecinin yaşandığını düşündüm. Bu dağılma sürecinin önüne geçebilir miyim diye düşünmeye başladım” ifadelerini kullandı. Partideki durumu daha derinlemesine incelediğinde karşılaştığı tablonun düşündüğünden daha ağır olduğunu dile getiren Yıldırım, yaşanan ayrışmanın ancak farklı bir yaklaşımla aşılabileceği kanaatine vardığını söyledi. Yıldırım, “Bu dağılma sürecini ve açılan yaranın çok büyük olduğunu gördüm. Bu yarayı deşerek ve kaşıyarak tedavi edemeyiz, okşayarak tedavi edebiliriz. Geçmişten beri partide görev almış insanların bu süreçte sorumluluk alması durumunda dağılmanın durdurulabileceği kanaati oluştu. Ben de il başkanlığını bu sebeple kabul ettim” diye konuştu.  “BÖLÜNME DEĞİL DAĞILMA”  CHP’nin tarihsel sorumluluğuna vurgu yapan Yıldırım, partinin Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kaldığını belirterek yaşanan ayrışmanın sıradan bir siyasi bölünme olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. Yıldırım, “CHP bize Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet olmuş bir parti. Atatürk’ün ‘iki önemli eserimden biri’ diye söylediği bir parti. 31 Mart seçimlerinde AK Parti karşısında seçim kazanmış bazı belediye başkanları doğrudan rakip partiye geçiyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve onunla beraber 7-8 tane ilçe belediyesi bağımsız hale geliyor. Bunun adı bölünme değil, dağılma. Biz de bu süreçte sorumluluk aldık” dedi.  “ÖRGÜTLENMENİN YÜZDE 95’İ TAMAM” Genel Merkez tarafından kendisine verilen temel görevin örgütlenmeyi yeniden sağlamak olduğunu belirten Yıldırım, “Genel Merkez bu görevi bana tebliğ ettiğinde bizden beklentisi örgütlenmeyi sağlamaktı. 12 ilçe başkanının tamamı, 200 tane ilçe yöneticisi, iki belediye başkanı istifa etmişti. Bir belediye başkanımız hâlâ partide ama tüm kadrosu Yeni Parti’de. Üç milletvekili istifa etmişti. Son il başkanlığı seçiminde yarışan Bülent Sarı ve ekibi, Harun Bey ile yarışan Hikmet Erenkaya ve ekibi istifa etmişti. Daha önceki kongrede Cengiz Sarıbay ve Bekir Yurdagül yarışmıştı, her iki adayın kadroları da istifa etmişti. 12 ilçenin kadın kolları ve gençlik kolları başkanları, üyelerimizin de yüzde 60’a yakını istifa etmiş bir partiyi tek başıma teslim aldım.” Görevi devralmasının ardından hızlı şekilde çalışmalara başladığını belirten Yıldırım, “5 Ağustos’ta hemen aksiyon alarak sorumluluklarımızı yerine getirmeye başladık. 2 Eylül’de il yönetimimiz onaylandı. Bugüne kadar 11 ilçe başkanımız ve yönetimleri yedi gençlik kolları ilçe başkanımız ve yönetimleri görevlendirildi. Genel Merkezimizin görevleri tebliğ ederken birinci öncelik olarak belirlediği örgütlenmenin yüzde 95’ini tamamlamış olduk” diye konuştu. Yıldırım, “Sadece Karamürsel ile ilgili sıkıntılarımız var. Karamürsel’de tespit ettiğimiz 25-30 civarında partilimiz bulunuyor. Bu hafta onlarla bir araya gelip kadro oluşumunu tamamlayacağız” dedi.  “GİDENLERE SAYGISIZLIK YAPMAYIN”  Örgütlenme çalışmalarının yanı sıra partiden ayrılanlarla kalan üyeler arasındaki ilişkilerin de önem taşıdığını ifade eden Yıldırım, istifalar nedeniyle kapıların tamamen kapatılmaması gerektiğini söyledi. Yıldırım, “Bu sorumlulukları yerine getirirken ekstra işler de yapmaya çalışıyorum. Bu süreç içerisinde 20 binden fazla kişi partimizden istifa etti. Partimizde kalan yaklaşık 16 bin arkadaşımız var. Onlara şunu söylüyorum: Kapıyı sert kapatmayın. Yarın öbür gün tekrar bu kapıyı açacaksınız. Geçmişte ben bunu gördüm” ifadelerini kullandı. Partide kalan üyelere de çağrıda bulunan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Partide kalan arkadaşlarıma da giden arkadaşlara sakın saygısızlık yapmayın diyorum. İki üç sene önce bu arkadaşlarımızla birlikte iktidar mücadelesi veriyorduk. Olabildiğince pozitif mesajlar vermeye çalışıyorum.”  “OLUMSUZ BİR TEPKİYLE KARŞILAŞMADIK”  Yıldırım, “Bazı televizyonlarda anlatıldığı gibi sahaya çıktığımızda CHP’ye bu kadar şiddetli eleştiri var mı diye merak ediyordum. Bunu birkaç hafta önce test etmeye başladım. Daha çok sokağa indim. Toplumun değişik kesimleriyle buluşarak durumu gözlemlemeye başladım” dedi. İlk olarak Kandıra’nın Ballar köyünde fındık üreticileriyle ve işçilerle görüştüklerini belirten Yıldırım, “İlk olarak Kandıra’nın Ballar köyündeki fındık üreticileriyle buluştuk. Aynı zamanda fındık işçileriyle de görüştük. Orada partimize ve parti kadrolarına yönelik olumsuz bir eleştiri olmadığını gördüm” diye konuştu. Kandıra merkezinde gerçekleştirilen pazar ziyaretine de değinen Yıldırım, “Daha sonra Kandıra’nın tam göbeğinde yönetici arkadaşlarımızla beraber pazar ziyareti gerçekleştirdik. Pazarcılarla sohbet ederken bir tane vatandaşın dahi olumsuz tepkisiyle karşılaşmadık. Tam aksine bizden daha radikal çıkışlar yapmamızı, partiyi daha fazla sahiplenen, sorunlarına çözüm üreten bir yapıya bürünmemizi ve daha görünür olmamızı istediler” ifadelerini kullandı.  “STK’LARLA AYNI ÇÖZÜMÜ DÜŞÜNÜYORUZ” Gebze Ticaret Odası ziyaretini değerlendiren Yıldırım, “Ardından iş adamları ve esnaflarla buluşmak istedik. Gebze Ticaret Odası ile görüştük. Gebze’de konuşurken çok keyif aldım. Karşımızda Türkiye’nin en büyük odalarından biri var. Gebze Ticaret Odası yönetimiyle CHP Kocaeli yönetimi aynı paralelde düşünüyor. Benzer çözümler öneriyoruz” dedi. Sivil toplum kuruluşlarının da il başkanlığını ziyaret ettiğini belirten Yıldırım, Müteahhitler Birliği ile yaptıkları görüşmede kentsel dönüşüm konusunu ele aldıklarını kaydetti. Yıldırım, “Bazı sivil toplum örgütleri il başkanlığımızı ziyaret ediyor. Müteahhitler Birliği ile görüştük. Kentsel dönüşümle ilgili fikirlerini dinledik. Bu görüşmeden de çok keyif aldım ve onlarla da aynı şeyleri düşündüğümüzü gördüm” ifadelerini kullandı.  “KENTİN SORUNLARI BİZİM SORUNLARIMIZ”  CHP Kocaeli İl Başkanı Selman Yıldırım, parti örgütünü yeniden yapılandırmanın yanı sıra kentin sorunlarını da gündeme taşıyacaklarını belirtti. Kocaeli’nin en önemli sorunlarından birinin kentsel dönüşüm olduğunu söyleyen Yıldırım, özellikle deprem riski taşıyan yapıların durumuna dikkat çekti. Yıldırım, “Biz sadece partinin işleriyle uğraşmayacağız. Bu kentin sorunları da bizim sorunlarımız. Bu kentin sorunlarını kendi penceremizden anlatmamız gerekiyor. Kocaeli’nin en önemli sorunlarından biri kentsel dönüşüm. Kocaeli bir deprem bölgesi, 1999 depremini görmüş bir şehir” dedi. Kentteki konut stokuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, “Şu anda mevcut konut yapısının yüzde 45’i 1999 depremini gören binalar. En yoğunlukta yaşanan bölge İzmit. Bununla ilgili hiçbir çalışma yapılmadı. Gebze’de de oran yüzde 45 civarında. Kentsel dönüşüm açısından en şanslı ilçelerden ikisi Başiskele ve Kartepe. Bu ilçelerde oran yüzde 15’ler seviyesine gerilemiş” ifadelerini kullandı. İstanbul’daki “Yarısı Bizden” projesine 400 bin ailenin başvurduğunu hatırlatan Yıldırım, Kocaeli’de de acil müdahale gerektiren konutların bulunduğunu belirterek, “Bizde şu anda çok acil çözülmesi gereken konut sayısı 24 bin civarında. Yaklaşık 2 bin 900 bina çok kötü zeminde. Çok hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gerekiyor” diye konuştu. Kentsel dönüşüm planlamasının önemine dikkat çeken Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kocaeli’de fay hattında bu kadar bina varken kentsel dönüşüm planını yapmayanlar, olası depremde yaşanacak kayıplardan sorumludur. Bu yöneticilerin cinayetten yargılanması gerekiyor. Dolayısıyla ben partiyi yönetirken kentin sorunlarına duyarsız kalamam.”  “GEBZE METROSU NEDEN AÇILMIYOR?”  Kocaeli’de ulaşım ve raylı sistem yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yıldırım, tramvayın günlük yaşamda sağladığı kolaylıklara dikkat çekti. Yahya Kaptan’da ikamet ettiğini ve genellikle tramvayı kullandığını söyleyen Yıldırım, raylı sistemlerin trafik ve otopark sorununu azaltma açısından önemli olduğunu ifade etti. Yıldırım, “Raylı sistemler gerçekten çok büyük konfor. Ben Yahya Kaptan’da ikamet ediyorum ve genellikle tramvayı kullanıyorum. Ne trafik sorunum var ne otopark sorunum var. Bizim için gerçekten çok büyük konfor” dedi. Gebze Metrosu’nun yapım sürecine ilişkin tarihleri hatırlatan Yıldırım, projenin planlanan takvime göre tamamlanmadığını savundu. Yıldırım, “Gebze’de 2018’in ekim ayında temel atılmış ve 560 günde tamamlanacağı söylenmiş. Ancak tamamlanmamış. Daha sonra 2024’ün ekim ayında buranın 1 Haziran 2026’da hizmete açılacağı belirtilmiş. Yine açılmadı. Bir de 5 Şubat 2025’te test sürüşü yapılmış. Aradan 20 ay geçmiş, hâlâ bir şey yok” ifadelerini kullandı.  “55 BİN ARAÇ TRAFİKTEN ÇEKİLECEK”  Metronun hizmete girmesiyle trafikte önemli bir rahatlama yaşanacağını belirten Yıldırım, “Gebze metrosu açıldığında günde ortalama 55 bin araç trafikten çekilecek. Bu konforu görebiliyor musunuz? Darıca’dan sanayi bölgelerine 20 dakikada metroyla ulaşılabilecek. Bu proje Ulaştırma Bakanlığının projesi. 560 günde bitmiyor, sonra başka bir tarih veriliyor, yine bitmiyor. Bunun bitmeme nedenini vatandaşa anlatın” diye konuştu. Gebze metrosunun gecikmesini Vali ile yaptığı görüşmede de gündeme getirdiğini aktaran Yıldırım, CHP Kocaeli örgütü olarak kentin temel sorunlarını dile getirmeye devam edeceklerini söyledi.  “METROYA KARŞI ÇIKILMAZ”  Yıldırım, raylı sistem yatırımlarının kentlerin gelişmişliği açısından önemli olduğunu vurgulayarak, “Bir kentin zenginliği demiryolu uzunluğuyla ortaya çıkar. Metroya karşı çıkılmaz. Gelişmiş ülkelerin tamamında raylı sistem var. 150 sene önce Rusya’da yapılmış. Burada benim itirazım metronun açılmamasına. Verdiğim rakamlar TÜİK’in rakamlarıdır. Körfez ve İzmit metrosu da açıldığında 600 bin civarında araç trafikten çekilecek” dedi.  BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR ETTİ  Çerçeve Yasası’na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yıldırım, konunun toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirterek siyasi partiler arasında diyalog kurulması gerektiğini savundu. Bu konuda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür etmek istediğini söyleyen Yıldırım, meselenin Meclis’te ele alınması gerektiğini ifade etti. Yıldırım, “Çerçeve Yasası çıktı. Bu konu hepimizi ilgilendiriyor. Bu konuda Devlet Bahçeli’ye teşekkür etmek istiyorum. Biz 1989 tarihinde bu konunun Meclis’e gelmesini söylemişiz. Bu meselenin Meclis’te çözülmesi gerekiyordu. Genel başkanımız da bu meselenin Meclis’te çözülmesi gerektiğini söylemişti” dedi. Siyasi partilerin yalnızca genel merkez düzeyinde değil, yerel teşkilatlar aracılığıyla da görüşmesi gerektiğini belirten Yıldırım, “DEM Parti ile AK Parti ve MHP illerde ve ilçelerde bir araya gelemiyor. Biz bu sürecin yumuşamasını istiyorsak il ve ilçelerde de DEM Parti ile bir araya gelmemiz gerekiyor. AK Parti’nin, MHP’nin ve diğer bütün siyasi partilerin bir araya gelmesi gerekiyor. Sadece genel başkanların bir araya gelmesi yeterli değil. Biz de DEM Parti ile görüşeceğiz” ifadelerini kullandı. Devletin böyle bir süreç başlatması durumunda bütün siyasi aktörlerin katkı sunması gerektiğini savunan Yıldırım, genel merkezlerde yürütülen temasların yerel teşkilatlara yeterince yansımadığını söyledi. Yıldırım, “Devletimiz böyle bir proje başlattıysa hepimizin katkı vermesi gerekiyor. Genel merkezde herkes görüşüyor. İmralı Heyeti ile sürekli temas halindeler. Ancak bu durum illere yansımıyor. Yansımayınca da yumuşama gözükmüyor” dedi. AK Parti ve MHP yönetimlerinin yerel teşkilatlarına da talimat vermesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, “AK Parti yönetiminin de MHP yönetiminin de kendi teşkilatlarına talimat vermesi lazım. Onlar talimat vermeden görüşme yapmazlar. Meseleye buradan bakmak lazım” diye konuştu.  “SADECE BAŞKAN TALUS ARADI”  Göreve başlamasının ardından siyasi parti temsilcilerinden gelen telefonlara da değinen Yıldırım, kendisini arayan tek il başkanının AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus olduğunu söyledi. Yıldırım, “Göreve başladıktan sonra beni sadece AK Parti İl Başkanı Şahin Talus aradı” ifadelerini kullandı.  CHP’NİN TAVRI AÇIK  CHP’nin siyasi gelişmeler karşısındaki tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, belediye başkanlarına yönelik operasyonlar ve fon meselesi üzerinden partisinin tavrının açık olduğunu savundu. CHP’nin iktidarla ilişkilendirilmesine karşı çıkan Yıldırım, yanlış gördükleri konularda eleştirilerini dile getirdiklerini söyledi. Yıldırım, “Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra belediye başkanları CHP’de kalırsa operasyon yapılmayacağı söyleniyordu. Yapıldı mı? Yapıldı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’de kaldı, operasyon yapıldı” dedi. Fon meselesinde CHP Genel Başkanı’nın aldığı tutuma da değinen Yıldırım, “Fon meselesinde ilk tavrı alan, ‘Hangi bürokrasi bu işe bulaştıysa hepsini görevden alın’ diye çıkış yapan kim? Bütün listeyi açıklayın diye konuşan kim? Genel başkanımız. Bu meselelerle ilgili partimizin çok net bir tavrı var. Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyoruz. Bizim iktidarla ilişkilendirilmemiz doğru değil. Bunu şiddetle reddediyorum” ifadelerini kullandı.  “MAHKEME KARARINA SAYGI DUYMAK ZORUNDASINIZ”  Hukuk devleti ve mahkeme kararlarına ilişkin görüşlerini de paylaşan Yıldırım, siyasi partilerin anayasal ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapması gerektiğini söyledi. Yıldırım, “Yeni Parti’nin yöneticilerine sorun, MHP’nin yöneticilerine sorun, İYİ Parti’nin yöneticilerine sorun. Derler ki bizim anayasamızın değişmez dört maddesi var. Bu dört maddenin ikincisi hukuk devleti maddesidir. Hukuk devletinde mahkemeler olur. Mahkemenin kararını beğenmeyebilirsin. Hukuk devletinde mahkeme kararlarına saygı duymak zorundasın. Ben meseleye bu şekilde bakıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.