01 Ağustos 2025 13:40
Sapanca Gölü için kırmızı alarm!
Sakarya ve Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü'nde su seviyesi kritik sınırın altına indi. SASKİ’nin güncel verilerine göre, gölün su seviyesi 29,87 metreye kadar gerileyerek son yılların en düşük noktasına ulaştı. Göldeki suyun ciddi oranda çekilmesiyle birlikte kıyıya yakın alanlarda birçok kayığın karaya oturduğu görüldü. Havadan çekilen görüntüler ise durumun ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu.
Uzmanlara göre bu düşüşün temel nedenleri arasında uzun süredir devam eden kuraklık, kontrolsüz su kullanımı, artan nüfus ve göl havzasındaki su kayıpları yer alıyor. Yaşanan bu tehlikeli süreç karşısında SASKİ, göldeki seviye 29,70 metreye ulaştığında bazı önlemleri devreye sokacağını duyurdu. Buna göre; içme suyunun park, bahçe ve tarım sulamasında kullanılması yasaklanacak, havuzların doldurulması durdurulacak ve su tüketimi yüksek olan aboneler yakından izlenecek. Ayrıca, su kaynaklarının korunması için ilgili kamu kurumlarına resmi yazılar gönderilecek.
"KURAKLIK ARTIK DAHA ŞİDDETLİ YAŞANIYOR"
Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, gölde yaşanan gerilemenin sadece yağış eksikliğiyle açıklanamayacağını belirterek, doğanın bütün bileşenlerinin birbirine bağlı olduğunu vurguladı. “Orman olmazsa toprak, toprak olmazsa su da olmaz. Bu da doğrudan yaşamı tehdit eder” diyen Yiğit, gölün sadece yüzeyde görünen sudan ibaret olmadığını; yeraltı suları ve derelerle beslendiğini, bu sistemin bozulduğunu söyledi.
Yiğit, su kaynaklarının bilinçsizce kullanıldığını belirterek, “Binlerce bungalovun havuzu bu gölden dolduruluyor. Bazı firmalar su şişeleme yaparak gölün suyunu farklı ülkelere gönderiyor. Bu çok ciddi bir sorun. Biz ise hala her dere üzerine HES kurmanın, ormanları maden sahası haline getirmenin derdindeyiz. Bu şekilde devam edersek, su döngüsünü tamamen kaybederiz” dedi.
"HÂLÂ ARABA YIKIYORUZ, BAHÇELERİ SULUYORUZ"
Gümrükçüoğlu Yiğit, halkın suyu tasarruflu kullanma konusunda yetersiz kaldığını, evsel kullanımda bile ciddi israfın yaşandığını belirtti. Tarımsal sulamada yanlış yöntemlerin sürdüğünü, doğru ürün tercihi ve verimli sulama tekniklerinin yeterince uygulanmadığını vurguladı. Ayrıca, kent içi yeşil alanlarda hala gereksiz sulama yapıldığını ve bu davranış biçiminin değişmesi gerektiğini dile getirdi.
"SAPANCA BİR SU DEPOSU DEĞİL, BİR EKOSİSTEM"
Sapanca Gölü’nün sadece su birikintisi değil, canlıların yaşam alanı olan hassas bir ekosistem olduğunun altını çizen Yiğit, suyun oksijen seviyesindeki azalmayla birlikte sucul canlıların da zarar gördüğünü belirtti. Belediyeler başta olmak üzere tüm kurumların daha etkin tedbirler alması gerektiğini ifade eden Yiğit, kurakçıl peyzaj uygulamalarına geçilmesi, su kayıplarının azaltılması ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Tüm yanlışlarımızı fark edip vazgeçmek zorundayız. Orman, toprak ve suyu birlikte düşünmeden bu kaynakları koruyamayız” dedi.
"SANAYİDE ALTERNATİF SU KAYNAKLARI KULLANILMALI"
Sanayi kullanımına da dikkat çeken Yiğit, kuraklık dönemlerinde sanayi kuruluşlarının su çekiminin mutlaka kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. “Sanayi tesisleri, arıtılmış gri su veya deniz suyu kullanmalı. Ancak maliyeti nedeniyle kolay yolu seçip gölden su alıyorlar. Bu kesinlikle kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Yiğit ayrıca, Sapanca Gölü'nden zaman zaman Yuvacık Barajı’na su aktarılmasının da çok ciddi bir problem olduğunu, dünyada benzeri çok az görülen bu uygulamadan derhal vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.