Marmara Depremi’nin merkez üssü Gölcük'te dönüşüm

İlçede depremin ardından geçen 27 yılda hükümet konağı, hastane, okullar, sağlık ocakları, belediye binası, adliye ve jandarma binasının da aralarında bulunduğu çok sayıda kamu yapısı yenilendi. İlçede eski yapı stokunun yoğun olduğu bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmaları yürütülüyor. Gölcük Çarşı Merkezi'ndeki dönüşümün ilk etabında sona yaklaşılırken, ikinci etap ile D-130 kara yolu çevresindeki yapıların dönüşümüne yönelik çalışmalar devam ediyor. "GÖLCÜK'ÜN GENEL İTİBARIYLA YAPI STOKUNUN YENİLENMESİ GEREKİYOR" Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, AA muhabirine, 17 Ağustos 1999'un, unutulması mümkün olmayan bir tarih olduğunu söyledi. Marmara Depremi'nin şehircilikten arama kurtarmaya ve afet yönetimine kadar birçok alanda milat olduğunu belirten Sezer, Gölcük'ün depremden sonra büyük ölçüde yenilendiğini kaydetti. Sezer, özellikle kamu yapılarında önemli mesafe alındığını dile getirerek, "Muhtemel bir depremle alakalı Gölcük'teki kamu kurum binalarının büyük ölçüde yenilendiğini söyleyebiliriz. Bunun içerisinde hükümet konağı var, hastane var, okullar, sağlık ocaklarının tamamı yenilendi. Belediye binası, adliye sarayı, jandarma binası, pek çok kurum binası yenilendi ancak aynı şeyi sivil yapı stoku açısından söylememiz pek mümkün değil." diye konuştu. Depremde hasar almayan veya az hasarlı olanlar ile orta hasarlı olup onarım ve güçlendirmeleri yapılan binaların hukuken sağlam kabul edildiğini anlatan Sezer, buna karşın bu yapıların yeni bir depremde göstereceği performans konusunda endişelerinin bulunduğunu ifade etti. "Bu binaların tamamının yenilenmesi ve dönüştürülmesi gerektiğini düşünüyorum" diyen Sezer, göreve geldikleri tarihten bu yana aralarında orta hasarlı olup onarım ve güçlendirmesi yapılmayanların da bulunduğu yaklaşık 160 metruk binanın yıkıldığını belirtti. Sezer, hukuken sağlam kabul edilen özel mülkiyetteki yapıların dönüşümü için ise uygulanabilir ekonomik koşulların oluşturulması gerektiğine işaret ederek, çarşı merkezinde yürütülen kentsel dönüşümün ilk etabının tamamlanmak üzere olduğunu, çevre düzenlemesinin de eylül ayında bitirilmesinin planlandığını dile getirdi. Projenin yerinde dönüşüm yöntemiyle gerçekleştirildiğini ve hak sahiplerinin yaklaşık yüzde 98'i ile anlaşma sağlandığını aktaran Sezer, ikinci etaba ilişkin Bakanlık nezdindeki görüşmelerin sürdüğünü kaydetti. Sezer, çarşı merkezindeki çalışmanın Gölcük'ün diğer bölgeleri açısından örnek oluşturduğundan bahsederek, "Gölcük'ün genel itibarıyla yapı stokunun yenilenmesi gerekiyor. Çok sayıda binada, özellikle kara yolunun üst kısmında bu gerçekleştirildi ama aşağıdaki binaların değiştirilebilmesinin önünü açacak düzenlemeler olmadı." dedi. Dönüşümün yalnızca kamu kaynaklarıyla gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını dile getiren Sezer, vatandaş ve özel sektör eliyle yapılacak dönüşümün ekonomik olarak uygulanabilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi. "AFET ANINDA KARA YOLUNUN AÇIK KALMASI ÖNEMLİ" Sezer, özellikle Gölcük merkez, Değirmendere ve D-130 kara yolu çevresinde de eski yapı stokunun yenilenmesi gerektiğini vurgulayarak, Donanma Mahallesi'nde TOKİ eliyle gerçekleştirilmesi planlanan dönüşüm için vatandaşlarla ön görüşmeler yapıldığını ve yüksek oranda onay alındığını, plan değişikliğinin Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinde görüşüldüğünü kaydetti. Kara yolu çevresindeki dönüşümün, olası afet sonrasında ulaşım açısından da önem taşıdığına işaret eden Sezer, "Olağanüstü bir durum gerçekleştiğinde, afet anında kara yolunun açık kalması önemli." dedi. Sezer, afet sonrası arama kurtarma kapasitesinin geliştirilmesinin önemli olduğunun altını çizerek, "Depremden sonra arama kurtarma faaliyetlerinin yapılabilmesi çok önemli ama asıl önemli olan deprem öncesinde hazırlık yapılması, şehirlerin depreme hazır hale gelmesi. 99 depreminde binaların üst üste yığıldığını ve canlı çıkma ihtimalinin çok zor olduğunu gördük. Bina depremde hasar görebilir ama en azından depremi yaşadığı sırada yıkılmayacak derecede sağlam olması gerekir." ifadelerini kullandı.