28 Eylül 2026 17:42
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi'nde yeni akademik yılı açılışı yapıldı
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi'nde 2026-2027 akademik yılı açılış töreni gerçekleştirildi. Törende yapay zekanın eğitim üzerindeki etkileri, değişen meslekler, geleceğin gençlerinden beklenen yetkinlikler ve üniversite eğitiminin amacı ele alındı. Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay ise "Değişen Dünyada Türkiye" başlıklı ilk dersi verdi.
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Konferans Salonu'ndaki program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından tanıtım filmiyle başladı. Törende Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bekir İnce, İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu ile TBMM İdare Amiri ve İstanbul Milletvekili Hasan Turan konuşma yaptı.
"BİLGİYİ ÜRETME BİÇİMLERİMİZ DEĞİŞTİ"
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bekir İnce, dünyada ekonomik yapı, çalışma şekilleri ve mesleklerde büyük bir değişim yaşandığını belirterek, "Hepinizin malumu, dünyada büyük bir değişim yaşanıyor. Malum olduğu üzere ekonomik yapının, çalışma şekillerinin, mesleklerin hızla değiştiğini gözlemliyoruz. Aynı zamanda jeopolitik bir belirsizlik var. Sadece Türkiye için geçerli değil, dünya için geçerli. Bu jeopolitik belirsizlikler bizi yeni alanlara ve tabii ki yeni iş birliği arayışlarına itiyor. Müsaade ederseniz Köroğlu'nun iki dizesini burada hatırlatmak isterim: ‘Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu' diyor. Yapay zekâya zannederim gönderme yapmış yüzyıllar öncesinden. Yapay zekâyla birlikte artık bizim bilgiyi üretme, bilgiyi yeniden oluşturma, bilgiyi değerlendirme biçimlerimiz değişti. Ancak Köroğlu'nun ikinci dizesine katılamadığımı burada belirtmek isterim. ‘Eğri kılıç kınında paslanmalıdır' diyor. Bir nevi sanki bana öyle geldi, havlu atmış. Halbuki biz akademik camia olarak, sizler, değerli öğrenciler, değerli hocalarım; bizler tüm bu yeni durumlara adapte olmak, uyum sağlamak zorundayız ve var gücümüzle bunun için çalışıyoruz" dedi.
"3 SAATLİK DERSTE HOCA EN FAZLA 25-30 DAKİKA BİLGİ AKTARACAK"
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise üniversitede uygulanan yapay zeka destekli eğitim modeline değinerek şöyle konuştu:
"Son günlerde artık şu denmeye başladı: Yapay zeka öğrencilerimizin muhakeme yeteneği kazanmasına engel oluyor. O zaman aslında dersler ve öğrenim bugün için şuna döndü; bakın, sürekli bir değişim var. Bu değişimin içinde deniyor ki; ‘Derslerde artık bilgi aktarmak yerine muhakeme yapsın öğrenciler.' Şimdi bizim geliştirdiğimiz, 1 sene 1,5 senedir geliştirdiğimiz, bahar döneminde uyguladığımız bir modelimiz var: Yapay zeka destekli eğitim modeli. Aslında bu modelimiz tam bunlara hitap eden bir model. Sürekli dersleri güncelleyebiliyoruz bu sistem sayesinde, çok basit. Bu sene güncelledik ders planlarını. Hoca derslerini güncelliyor. Hoca gelmeden önce öğrencilerimize bilgilerini paylaşıp sınıfta çok kısa bir süre ders anlatıyor, bunu kısalttık. Yani 3 saatlik bir derste hoca en fazla 25-30 dakika konu aktaracak, bilgi aktaracak; kalan kısmı bilgisayar, yine yapay zeka destekli olarak muhakemeye ayıracak. Bu en önemli husus ki biz onu sistemimize koymuşuz. En sonunda da bireysel öğrenmeyi dikkate alarak geri bildirim verecek sürekli. Bunlar bizim sistemimizde var."
"2035 İNSAN MODELİ UZAK BİR HAYAL DEĞİLDİR"
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, geleceğin gençlerinin sahip olması gereken özelliklere değindi. Emiroğlu, "Etik sorumluluğu ve yurttaşlık bilinci olan gençler. Teknolojiyi çok iyi kullanan ama doğruyla yanlışı ayırt edemeyen bir mezun vermişsek, bizim yaptığımız eğitim amacına ulaşmamıştır. Başkasının hakkına saygı, çevre bilinci ve dürüstlük eğitimin merkezinde olmalı. Yani arkadaşlar; öğrencilerimizi irfan ehli olmaya teşvik etmemiz gerekir. Değerli meslektaşlarım; burada köklü bir paradigma değişikliğine ihtiyacımız var. Eğitim programlarımızı derslerden başlayarak değil, yetiştirmek istediğimiz insanı tarif ederek hazırlamalıyız. 2035'lerdeki Türkiye insanını tarif ederek müfredatımızı buna göre hazırlamalıyız. 2050'deki Türk gençlerini tarif ederek müfredatımızı bugünden oraya evirmeliyiz. Bugün çizmiş olduğum 2035 insan modeli uzak bir hayal ya da kuru bir temenni değildir; bu bir gerçektir. Bu, Türkiye'nin küresel ligde var olma ya da geride kalma sınırıdır. Bakın söylüyorum; biz buralardan gideceğiz, bu gençler gelecek buralara. Bu gençlerin nasıl olması gerektiği, başarabilmeleri için nasıl olması gerektiğinden söz ediyorum" diye konuştu.
"ÇOK KÜLTÜRLÜ VE EVRENSEL BİR VİZYON İNŞA EDİYORUZ"
Emiroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bizler sadece sınıflarda ders anlatan, laboratuvarlarda deney yapan kurumlar olamayız. Bizler bu yeni insan modelinin fabrikası, bu zihniyet dönüşümünün öncüsü olmak zorundayız. Biz Kocaeli'de; sanayinin ve teknolojinin kalbinde bilimi üretime dönüştürürken çok kültürlü ve evrensel bir vizyon inşa ediyoruz. Üniversitemiz sadece diploma dağıtan değil; gence kendi hayatını yönetmeyi öğreten, yapay zekâyı bir asistan gibi kullanıp kendi muhakemesini koruyan, başarısızlıktan yılmayan dayanıklı karakterler yetiştiren birer gelecek laboratuvarı olmalıdır. Sevgili meslektaşlarım; sonuca geliyorum, toparlıyorum. Müfredatın sınırlarını aşınız. Öğrencilerinize sadece bildiklerinizi aktarmayınız; onlara nasıl düşüneceklerini, nasıl sorgulayacaklarını ve yanlarında biz olmadığımızda nasıl ayakta kalacaklarını gösteriniz. Sizler geleceğin mimarısınız."
"MESLEK SAHİBİ BİREYLER OLARAK MEZUN OLACAĞIZ"
TBMM İdare Amiri ve İstanbul Milletvekili Hasan Turan da, Türkiye'deki üniversite ve öğrenci sayılarına değinerek, "Bugün üniversite sayımız ülkemizde 208: 129 devlet üniversitemiz, 75 vakıf üniversitemiz ve 4 vakıf meslek yüksekokulumuzla birlikte 208 üniversitemizde 7,5 milyona yakın öğrencimiz eğitim görmektedir. Eğitimin sadece amfide, sınıflarda ve sınav kâğıtlarında olduğunu zannetmemiz esasında eğitimden tam istifade edemediğimizin göstergesidir. Biraz önce de eğitimle ilgili fikrimi, düşüncemi paylaştım. İnsanın ilk eğitimi esasında ailesinde başlayan, okulda devam eden ve hayatın içerisinde de gelişerek süren bir sürecin parçasıdır. Tabii buradan meslek sahibi bireyler olarak mezun olacağız. Hem mesleğimizi geliştirmemiz hem de ülkeye katkımız ise bu süreci sürekli devam ettirerek sonuçlandırmamızla ilgilidir" dedi.
"PARANIN GERÇEKTEN NEREDE OLDUĞUNU UNUTMAYA BAŞLADIK"
Ardından "Değişen Dünyada Türkiye" başlıklı ilk dersi Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay verdi. Üniversite eğitiminin yalnızca meslek edinme süreci olarak görülmemesi gerektiğini belirten Küntay, "O kadar doktora mezunu veriyoruz, o kadar üniversite mezunu çıkıyor; ne olacak? Ne olacak? Çocuklar, eğer meslek edinmek için üniversitede okuyorsanız yanlış yerdesiniz. Kimse kusura bakmasın, çok net söylüyorum. Çarmıha germeyin sonra beni. Üniversite meslek edinme yeri değildir. Bugün bir inşaat mühendisinden çok ustabaşı daha çok para kazanıyor. Elektrik mühendisinden çok elektrik ustası daha çok para kazanıyor. Mimardan çok sıvacı para kazanıyor. Çünkü bizim nesil o kadar çok havalı, o kadar çok aman aman mesleklere yöneldik ki; hep plazalarda kinoalı somon nasıl yeriz derdinde olduğumuz için. Hep bunun derdinde olduğumuz için, hep buralara yöneldiğimiz için, dizilerdeki plaza hayatları çok cazip geldiği için paranın gerçekten nerede olduğunu, açığın nerede olduğunu, ekmeğin nerede olduğunu unutmaya başladık" diye konuştu.
"ÜNİVERSİTE BİR İŞ BULMA YERİ DEĞİLDİR"
Üniversitenin öğrencilere mesleki eğitimin ötesinde entelektüel birikim ve farklı bir bakış açısı kazandırması gerektiğini ifade eden Küntay, "Çünkü cübbelerle oturmak, herkesin ‘Hocam' demesi ya da şirketlerde ‘Sayın Müdürüm' demesi, havalı havalı gezmek. Bak, evi bir boya yaptırıyorsun benim maaşımın 3 katı. Peki, o zaman niye üniversitedeyiz? Niye girdik buralara? Niye okuyoruz? Üniversite bir iş bulma yeri değildir. Üniversite adından, kökeninden de anlayacağınız gibi bir entelektüel seviye katıp her yerde dünyaya bakışınızı değiştireceğiniz bir segment farklılığıdır. Üniversite size mesleği nasıl öğreneceğinizi, hayata nasıl bakacağınızı, ne kadar entelektüelleşeceğinizi, ne kadar vizyonunuz olacağını, ne kadar dünyada global olacağınızı anlatır. Üniversiteyi doğru okuyarak başlayın. Önce üniversiteyi doğru anlayarak başlayın" ifadelerini kullandı.
Programda Prof. Dr. Bekir İnce tarafından Hasan Turan'a, Dr. Talip Emiroğlu tarafından da Prof. Dr. Burak Küntay'a plaket takdim edildi.
Tören, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.