Kene vakalarına karşı kritik çağrı: Dikkat şart, panik değil

Keskin, yaz aylarında kenelerin daha aktif hale geldiğini belirterek, özellikle kırsal alanlar, tarlalar, piknik ve ormanlık bölgelerde bulunan vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Özellikle Hyalomma marginatum türü kenelerin Türkiye'de görülen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının başlıca taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Keskin, "İlkbahar ve yaz aylarında bu türün hareketliliği artıyor. İnsanların açık alanlarda daha fazla vakit geçirmesi de kene ile karşılaşma riskini yükseltiyor. Türkiye'deki keneler sonradan çoğaltılmış canlılar değil, bölgenin doğal türleridir. Ancak virüs taşıyabilmeleri nedeniyle dikkatli olunmalıdır." dedi. KKKA vakalarının yalnızca Türkiye'de değil, son yıllarda Avrupa'da da görüldüğünü belirten Keskin, İspanya ve Portekiz'de Hyalomma lusitanicum kaynaklı vakaların tespit edildiğini söyledi. Türkiye'de ise özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde vaka sayılarında artış yaşandığını ifade eden Keskin, vatandaşlara açık renkli kıyafet tercih etmelerini önerdi. Keskin, pantolon paçalarının çorap içine sokulması ve bel kısmının sıkıca kapatılmasının kenelerin vücuda ulaşmasını zorlaştıracağını belirterek, "Unutulmamalıdır ki keneler uçamaz, zıplayamaz ya da atlayamaz." ifadelerini kullandı.   Hastalık tespit edilen bölgelerde devletin kene popülasyonunu takip ederek gerekli ilaçlamaları yaptığını aktaran Keskin, hayvan yetiştiricilerinin de hayvanlarında kene gördüklerinde vakit kaybetmeden ilaçlama yaptırmaları gerektiğini söyledi. Araziye çıkan vatandaşların kene kovucu ürünler kullanmasının faydalı olacağını dile getiren Keskin, tüm önlemlere rağmen vücuda kene tutunabileceğini belirterek şu uyarıda bulundu: "Bu durumda panik yapılmamalıdır. Toplumda kenelere karşı haklı bir endişe var ancak önemli olan hızlı ve doğru hareket etmektir. Eğer sağlık kuruluşuna ulaşma imkanı yoksa, hastalık etkenlerinin vücuda geçiş riskini azaltmak için kene mümkün olan en kısa sürede çıkarılmalıdır. Bu işlem sanıldığı kadar ileri düzey teknik bilgi gerektiren bir uygulama değildir." Türkiye'de KKKA vakalarında ölüm oranının yaklaşık yüzde 4-5 seviyesinde olduğunu hatırlatan Keskin, "Panikten uzak durmalıyız. Hekimlerimiz bu hastalığın tanı ve tedavisinde oldukça deneyimlidir. KKKA'ya yakalanan hastaların yüzde 90'dan fazlası tamamen iyileşmektedir." diye konuştu.