21 Eylül 2026 18:27
İçenler dikkat: 1 saati geçirmeyin!
Klinik kardiyoloji uzmanı ve damar açma konusunda uzmanlaşan Prof. Dr. Muhammed Keskin'in sosyal medya hesabından yaptığı çay uyarısı gündem oldu. Sosyal medyada "Kardiyobey" adıyla bilinen Keskin, bir saatten uzun süre bekletilerek demlenen çayın tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Uzun süre sıcak su içerisinde kalan çayın yapısında bazı değişiklikler meydana gelebiliyor. Peki, fazla bekletilen ve yoğun şekilde demlenen çayın vücut üzerindeki etkileri neler?
TANEN MİKTARI ARTIYOR
Çay yapraklarının sıcak suyla temas süresi uzadıkça, çayın içerdiği tanen miktarı da artabiliyor. Özellikle 30-45 dakikayı aşan demleme süresinin ardından daha fazla tanenin çaya geçtiği belirtiliyor.
Çaya kendine özgü buruk ve acı tadını veren tanenler, yüksek miktarda tüketildiğinde mide rahatsızlıklarına neden olabiliyor. Bu nedenle reflü başta olmak üzere mide hassasiyeti bulunan kişilerin çayın yoğunluğuna ve bekleme süresine dikkat etmesi öneriliyor.
Tanen ya da tannik asit, çay yapraklarında doğal olarak bulunan polifenolik bileşikler arasında yer alıyor. Antioksidan özellik taşıyan bu bileşiklerin vücutta çeşitli etkileri bulunurken, tüketim miktarı ve çayın hazırlanma koşulları da önem taşıyor.
DEMİR EMİLİMİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR
Uzun süre bekletilen çayla ilgili öne çıkan bir diğer konu ise demir emilimi. Çayda bulunan tanenlerin, özellikle yemek sırasında tüketildiğinde demirin vücut tarafından emilimini azaltabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle demir eksikliği bulunan kişilerin çay tüketim miktarına ve çayın yoğunluğuna dikkat etmesi önem taşıyor. Özellikle öğünlerle çay arasında belirli bir süre bırakılması öneriliyor. Çayın daha koyu ve yoğun hazırlanması da alınan tanen miktarını artırabiliyor.
DAHA UZUN DEMLEMEK DAHA FAYDALI DEĞİL
Çay; polifenoller ve kateşinler gibi antioksidan bileşikler içeriyor. Ancak çayın daha uzun süre demlenmesinin veya renginin koyulaşmasının faydalı bileşenleri artırdığı düşüncesinin doğru olmadığı belirtiliyor.
Demleme süresinin gereğinden fazla uzatılması, çayın hem tadında hem de kimyasal yapısında değişikliklere yol açabiliyor. Bu nedenle "çay ne kadar uzun demlenirse o kadar faydalıdır" şeklindeki yaklaşımın doğru olmadığı ifade ediliyor.
KAFEİN MİKTARINA DA DİKKAT
Çayın doğal yapısında bulunan kafein, tüketildiğinde uyanıklık ve zindelik hissini artırabiliyor. Fazla bekletilmiş ve yoğun demlenmiş çay tüketimi ise kişinin aldığı toplam kafein ve uyarıcı yükünü etkileyebiliyor.
Özellikle kafeine karşı hassasiyeti bulunan kişilerde yoğun çay tüketimi huzursuzluk, çarpıntı hissi ve gerginlik gibi şikâyetlere katkıda bulunabiliyor. Bu nedenle çay tüketiminde hem miktarın hem de demleme yoğunluğunun göz önünde bulundurulması önem taşıyor.