30 Haziran 2026 06:00
Geceleri bunu yaşıyorsanız panik yapmayın!
Gece uykunuzun ortasında bir ya da birkaç kez uyanıyorsanız bunun mutlaka bir uyku problemi anlamına gelmediği belirtiliyor. Bilimsel araştırmalar ve tarihsel veriler, insanların geçmişte "iki fazlı uyku" olarak adlandırılan farklı bir uyku düzenine sahip olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar yetişkinlerin geceleri ortalama 7 ila 9 saat uyumasını tavsiye etse de, sanayi devrimi öncesinde insanlar uykularını tek seferde tamamlamıyordu. Tarihçi Roger Ekirch'in araştırmalarına göre, 18. yüzyıla kadar birçok Batı Avrupa toplumunda gece, "ilk uyku" ve "ikinci uyku" olmak üzere iki ayrı bölüm halinde geçiriliyordu. Bu iki uyku arasında ise yaklaşık 1 ila 3 saat süren bir uyanıklık dönemi bulunuyordu.
Bu süre içinde insanlar dua ediyor, kitap okuyor, komşularını ziyaret ediyor, sohbet ediyor ya da gördükleri rüyalar üzerine düşünüyordu. "İlk uyku" ve "ikinci uyku" kavramlarının İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Latince gibi birçok dilde tarihsel kaynaklarda yer aldığı belirtiliyor.
Araştırmacılar, günümüzde tek parça uyku düzeninin yaygınlaşmasında elektrikli aydınlatmanın, modern yaşam biçiminin ve çalışma saatlerindeki değişimlerin önemli rol oynadığını ifade ediyor.
Psikiyatrist Thomas Wehr tarafından yürütülen bir deneyde, yapay ışıktan uzak kalan gönüllülerin birkaç hafta içinde doğal olarak iki fazlı uyku düzenine geçtiği gözlemlendi.
Buna karşılık Tanzanya, Namibya ve Bolivya'da yaşayan avcı-toplayıcı topluluklar üzerinde yapılan araştırmalarda ise kesintisiz ve tek parça uykunun daha yaygın olduğu belirlendi. Benzer şekilde Vanuatu'da gerçekleştirilen çalışmalarda da iki fazlı uyku düzenini destekleyen güçlü bulgular elde edilemedi.
Öte yandan Madagaskar'da elektriğin bulunmadığı kırsal bir bölgede yapılan araştırmada, insanların önemli bir kısmının gece yarısından sonra kısa süreliğine uyandığı ve bunun tarihsel iki fazlı uyku düzenine benzerlik gösterdiği tespit edildi.
Uzmanlar, iki fazlı uykunun insanın doğal uyku düzeni olup olmadığı konusunda kesin bir yargıya varılamadığını vurguluyor. İklim koşulları, gün ışığı süresi, yaşam tarzı ve yapay aydınlatma gibi birçok unsurun uyku alışkanlıklarını etkilediği, bu nedenle konuyla ilgili bilimsel tartışmaların sürdüğü ifade ediliyor.