01 Aralık 2025 09:48
Futbolun her köşesinde iz bırakan isim: Bedri Dölkeleş
Futbolcu, hakem ve yöneticilik görevi yapan, birçok konuya değinen Bedri Dölkeleş, “Nisan ayında Futbol Federasyonu, yönetim kurulu üyeleri ve MHK üyeleri bizi maçlarda yönlendiriyorlar iddiasıyla, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na belgeleriyle suç duyurusunda bulunuldu. İstanbul Başsavcısı dosyayı isteyince TFF tutuştu. Sonrasında cambaza bak oyunları başladı” dedi.
Mavi Kocaeli Gazetesi olarak röportaj serimize devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz, bürokrasi içinden gelen, futbolu oynayan, hakemlik yapan, Merkez Hakem Kurulu’nda, Temsilciler Kurulu’nda, Profesyonel Hakemler ve Gözlemciler Derneği’nin kurucularından ve yönetimlerinde yer alan, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nde, SEKA Genel Müdürlüğü’nde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde görev yapan TV 41’de Genel Müdürü görevi üstlenen, günümüzde Kandıra’nın Kefken Mahallesi’nde gündemden kopmadan yaşamını sürdüren Bedri Dölkeleş oldu.
KERPE’DE KARAGÖZ RESTORAN’DA
Futbolun, federasyonun, merkez hakem kurlunun, gözlemcilerin, temsilcilerin bugünlere gelmesinde önemli rol oynayan, 4. hakem uygulamasının ilke kez ülkemizde uygulanmasında rolü bulunan Bedri Dökeleş lle röportaj ekibimiz gazetemizin sorumlu yazı işleri müdürü Orhan Balcı, idari müdürümüz ve köşe yazarımız Tuğrul Kırankaya, muhabirimiz Oğuzhan Hafızoğlu ile köşe yazarımız ve foto muhabirimiz Ziya Ulaş, Kerpe’deki Karagöz Restoran’da bir araya geldik.
40 GÜN EĞİTİM ALDIM
Türk futbolunun hem sahada hem de perde arkasında en kritik dönemlerine tanıklık eden eski hakem Bedri Dölkeleş, hakemliğe uzanan serüvenini ve Turgut Özal’dan günümüz hakem tartışmalarına kadar uzanan çarpıcı anılarını kapsamlı şekilde Mavi Kocaeli Gazetesi’ne anlattı. “Yaklaşık 8 yıl futbol oynadım. 6 yılı amatör, 2 yılı profesyoneldi. Transfer teklifleri geliyordu ama Ankara’dan çok ayrılamıyordum. Futbolu çok seviyorum, futbolun içindeyiz ama alt liglerde futbol oynamak çok sıkıntılı bir durum. Hakemlere falan çok sinirleniyordum. Sonrasında hakemlik sınavına girdim. 40 gün eğitim aldım. Sınav bitti. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Halim Çorbalı ve TFF Genel Sekreteri İbrahim Onuk, sınav salonunda bize dönerek “Bu gruptan 1 hakem, 1 tane de idareci çıksın bize yeter” değerlendirmesinde bulundular. Bu ekipten ben idareci olarak çıktım, hakem olarak da Oğuz Sarvan çıktı.” (Hakemlikte kasıt FİFA hakemi olmak. Yönetici MHK’de yer almak)
TURGUT ÖZAL ANISI
“Ankara’da 12 şubesi olan ilk Türkiye Futbol Hakemleri Derneği vardı. Onun genel başkanı Sabahattin Yalınpala’ydı. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu üyesi ve aynı zamanda Bursa hakemiydi. Ben de derneğin basın sözcülüğünü yapıyordum. Bir gün bir hakem olayı yaşandı, akşam evine çağırdı Yalınpala. Gittim evine. Bir basın açıklaması yazmaya başladık, o sırada eve telefon geldi. Ayağa kalktı, ‘Buyurun başbakanım’ dedi. Konuşmayı bitirdi, ne oldu diye sorduk. ‘Özal aradı’ dedi. O zamanlar Turgut Özal ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısıydı. Telefonda şunu demiş: ‘Sümerbank Genel Müdürlüğü mü, SEKA Genel Müdürlüğü mü, Futbol Federasyonu Başkanlığı mı? Üçünden birine karar ver beni yarın saat 10.00’a kadar ara.’ Turgut Özal’ın başbakanken iki defa, cumhurbaşkanı iken bir defa sınıf gecelerini düzenledik. Fotoğraflarını, videolarını çekiyorduk, tüm planlamaları yapıyorduk. Sonrasında Yalınpala hangisine karar verelim diye sordu. Ben de ‘Bence SEKA’yı tercih edin. Federasyon başkanlığı da ilginç bir teklif ama size SEKA’yı teklif etmesinin nedeni medyayı elinde tutacak güvenilir bir adam istiyor’ dedim. ‘Federasyon başkanı olmanızı da isterim ama Fenerbahçe, Galatasaray maçlarında en ufak bir hatada başkanlığınız gider’ dedim. Ertesi gün aradım, SEKA’ya karar verdiğini söyledi ve ‘beraber gidiyoruz’ dedi. Başta istemedim çünkü Ankara’da çok mutluydum. Sonrasında kabul ettik ve Kocaeli’ye ilk gelişimiz böyle oldu.”
“HERKES BENİ SÜPER LİG HAKEMİ OLARAK GÖRÜYORDU”
“Sonraki yıllarda hakemlik serüvenimiz başladı. 11 sene B klasmanı hakemliği yaptım. Türkiye’nin birçok ilinde maçlar yönettim. İzmit’e geldim. İzmit’te 4 tane B klasmanı hakemi vardı ama en kıdemlisi bendim. 1990 yılında 1. Lig 2 gruptu. A grubunda Göztepe ile Altay çekişiyor, B grubunda da Erzurum ile Diyarbakır çekişiyordu. Ligin ikinci yarısında Altay ile Göztepe şampiyonluğa oynuyordu. 2 Altay, 3 Göztepe maçı yönettim Kocaeli’deki yardımcı hakemlerle. Herkes beni Süper Lig hakemi görüyordu fakat sonrasında klasman açıklandı, baktım ben yokum. Hakemliği bıraktım.”
“DERNEĞİ İZMİT’TE KURDUK”
Dölkeleş, 1985 yılına geldiği Kocaeli’de hem SEKA Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde görev yaparken kentimizin futbol camiasına unutulmaz bir katkı sunar, Kocaeli Futbol Hakemleri Derneği’ni kurar. Derneğin ilk başkanı olarak 6 yıl boyunca hakem camiasını örgütler, eğitir, birleştirir. Daha sonra Türkiye genelinde kurulan TFFHGD’nin (Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği) kurucu kadrolarında da aktif görev alır; genel sekreterlik, başkan vekilliği ve Futbol Federasyonu delegeliği görevleriyle Türk futbolunda yönetimsel anlamda da iz bırakır. Dölkeleş o günleri şöyle özetledi, “Hakemliği bıraktıktan sonra derneği kurduk. Derneği de İzmit’te kurduk. Erman Toroğlu, Ahmet Çakar, aklınıza kim gelirse hepsi SEKA’ya geldiler, toplantı yaptık. Dernekten 9 MHK üyesi çıktı. Özcan Oğan, Kazım Ünlüsoy, ben ve Yüksel Okçuoğlu. Hem MHK’da hem de dernek yönetim kurulu üyesiyiz. Anadolu’dan derneğe gelen önerileri inceleyip MHK’ye onaylatıyorduk. Şimdi bunun yapılması mümkün değil.”
“ESKİ HAKEMLER DAHA İYİYDİ”
“Eski hakemler daha iyiydi. Ali Yılmaz benim öğrencim. Normalde daha hızlı yükselecekti fakat bir rahatsızlığı oldu, terfi edeceği koşuyu yapamayınca biraz geride kaldı. Ali Yılmaz’ı 4 hafta üst üste çok kritik müsabakalara verdiler. Göztepe–Kocaelispor maçında birkaç hata yaptı, VAR’dan döndü. Bu kadar üst üste maça çıkarsa bu hatalar normaldir. Ali Yılmaz, Konyaspor–Galatasaray kupa yarı finalinde orta hakem hastalandığı için maçı yönetti ve gayet güzel yönetti.
“FEDERASYON BAHİS KONUSUNDA HATA YAPTI”
Ben Zorbay Küçük ile de sık sık görüşüyorum. Türkiye Futbol Federasyonu bahis konusunda büyük bir hata yaptı. Futbolcu, hakem, gözlemci, temsilci kim varsa hepsinin TC kimlik numarasını alıp savcılığa vermeliydi. Medyaya da, ‘Herkesin numarasını savcılığa verdik, sonuç gelene kadar bize soru sormayın’ denmeliydi. Nisan ayında hakemlikten atılanlar ve işten atılan Hakem İşleri Müdürlüğü’nden bir çalışan, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na belgeleriyle suç duyurusunda bulundu. ‘Futbol Federasyonu, yönetim kurulu üyeleri ve MHK üyeleri bizi maçlarda yönlendiriyorlar’ diye. Dosya nisan ayından beri sümen altında. İstanbul Savcısı dosyayı isteyince TFF tutuştu. Sonrasında cambaza bak oyunları başladı.”
“ZORBAY KÜÇÜK’E HAKSIZLIK YAPILDI”
Dölkeleş, “Zorbay Küçük, bahis operasyonunda TFF’ye haber vermeden avukatını aldı, 3 gazeteciyi götürdü, savcının yanına gitti. 6 saat boyunca savcılıktaydı. O 6 saat içinde 2 farklı isimin Kırşehir ve Erzurum’da Zorbay Küçük’ün TC kimlik numarasıyla bahis oynadığı belirlenmiş. Küçük rakamlarla oynamışlar. Burada Zorbay Küçük’e haksızlık yapıldı” ifadesini kullandı.
1991 YILINDAN GÜZEL BİR ANI
“1991 yılında bana Söke–Göztepe maçını verdiler. Maça gidiyoruz. En iyi otele rezervasyonu yaptırdık. Akşam yemeğimizi yiyoruz. Yan masada takım elbiseliler oturuyor. İçlerinden biri, ‘Maçın hakemi Kuşadası’nda Göztepelilerle yemek yiyor, tüm masraflarını Göztepe karşılıyor’ dedi. Biz şaşırdık, Söke’nin yönetim kurulu oldukları belli. Bize küfür ediyorlar. Sabah kahvaltıda otel müdürünü çağırdım. Dün akşam buradakiler kimdi dedim. Söke’nin yönetim kurulu, başkan da vardı dedi. ‘Yarım saat içinde hepsi buraya gelecek, ben maçın hakemiyim’ dedim. Hepsi geldi, oturduk. Otel de Söke başkanının oteliymiş. ‘Hakemler böyle satılıyor başkan’ dedim, ‘Senin yanındaki adam böyle konuşuyor, ben senin otelinde kalıyorum.’ Benden binlerce kez özür dilediler. Başkan o kişiyi masadan kovdu. Maçı da Göztepe 2-0 kazandı.”
“KAHVALTI BENİM İÇİN İBADET GİBİDİR”
“Sabahları 09.30 gibi uyanırım. Kedilerimi ve dışarıdaki hayvanları beslerim. Kahvaltıyı çok önemserim, adeta ibadet gibi yaparım. Sonra haberlere bakar, spor programlarını izlerim. Akşamları spor programı yoksa kitap okurum. İki diziyi takip ediyorum: Şubat ayında tekrar başlayacak olan İnci Taneleri ve Sahtekarlar. Bir de Kral Kaybederse dizisini izliyorum. Eski bir tiyatro oyuncusu olduğum için oyunculuklara da dikkat ederim.”
BEDRİ DÖLKELEŞ’İN EN BEĞENDİĞİ FUTBOLCULAR
“Sporcu olarak en beğendiğim isim Oğuz Çetin’dir. Galatasaray’dan ise Tugay Kerimoğlu’nu çok severim. Şu anda Milli Takım’da Arda Güler ve Kenan Yıldız’ı beğeniyorum. Kocaelispor’da bu sezon Tayfur Bingöl adeta kendini aştı. Jovanovic çok başarılı, Ahmet Oğuz da öyle. Devre arasında birkaç transferle Avrupa’ya oynayabilir ama bana göre ilk hedef ilk 10 olmalı. Bu işler kolay değil.”
AMBULANS ANISI
“Sivasspor–Trabzonspor müsabakasında rahmetli Kayhan Alyörük maçın temsilcisiydi. Maçlarda sıkıntı olduğunda Levent Bey bana bilgi vereceksin demişti. Maça yarım saat kala Kayhan’dan haber yok. 20 dakika kala aradı, ‘Ambulans gelmedi’ dedi. Bilgiyi Levent Bey’e ilettim. 5 dakikada bir konuştuk, ambulans gelmedi. 5 dakika kala yine söyledim. Levent Bey, ‘Temsilciye haber verin, hakemleri sahaya çıkarmasınlar’ dedi. Hakemler çıkmadı, futbolcular bekliyor. 10 dakika geçti, Şekip Mosturoğlu aradı, ‘Maç niye başlamadı?’ dedi. ‘Başkanın talimatıyla, ambulans gelmediği için başlatmadık’ dedim. Sonra ambulans geldi, maç başladı. Stadyum güvenliği çok önemli.”
“BAKAN GELDİ DİYE GÖSTERİ YAPTILAR”
“Şu anda göreve gelsem 2004’te ne yaptıysak hepsini tekrar yürürlüğe koyarım. Şu anda maçlarda bu kadar polisin ne işi var? Sahanın içinde bir tane bile yabancı olmamalı. Almanya’yı 2-1 yendiğimiz özel maç için İstanbul Olimpiyat Stadı’ndaydık. Sabah toplantı yaptık, Almanlarla konuştuk. Özel güvenliği kurduk, emniyet odalarda maçı izleyecekti. UEFA sahanın içinde polis görmek istemiyor. Ancak Almanya İçişleri Bakanı Türkiye’ye gelince, birden protokolde polisler stada girdi, gösteri yaptılar. Biz şaşırdık, hemen haber verdik. İçişleri Bakanı geldi diye sahada polislerin gösterisi o karşılaşmada öne çıkan gelişmeydi”
FUTBOLDA ÜÇ ALTIN KURAL
“Futbolda oyun kurallarında çok sık değişiklik yapılmaz. Futbol dünyada en popüler spor. Kurallarını çok değiştirmemek gerekir. Dijital sistemler devreye girdi ama her ülke bunu uygulayacak yetkinlikte değil. Futbolda önemli olan 3 şey vardır: Eşitlik ve adalet, sağlık ve güvenlik, zevk. Kurallar uzun görüşmelerden geçer. 20 senedir taç atışının ayakla atılması tartışılıyor. Hakemlerin işi zaten zor, daha da zorlaştırmamak lazım. Bizde maalesef eğitim ve eğitici yok. Yurt dışında çocuk yaşta eğitim veriliyor. Bizde ise okulların sahaları otopark oluyor.”
“4. HAKEM UYGULAMASI İLK KEZ BİZDE BAŞLADI”
Türkiye’nin dünyaya öğrettiği dördüncü hakemlik ilk defa TFF’de uygulandı sebebi ise Kocaelispor Fenerbahçe maçı. 1992-1993 sezonunda maçın hakemi Erman Toroğlu, ben maçtayım. Turgut Özal Cumhurbaşkanıyken otobandan geçeceği zaman kalabalık taraftarları görüyor. Semra Hanım Beşiktaşlı, Turgut Özal Fenerbahçeli. Özal şaşırıyor ne oluyor diyor. Diyorlar ki Kocaeli’de maç var. Kocaelispor Fenerbahçe. Turgut Özal da stada gidelim o zaman diyor. Ben de stattayım. Maçı basın tribününden izliyorum. Özal’ın geleceğinden kimsenin haberi yok. Bir koşuşturma yaşanıyor stadyumda. Bir baktım sahanın içine sandalyeler sıralanıyor. Karşılama hazırlığı falan yapılıyor. Özal protokol tribününde yerini alıyor beraberindekiler ise protokolün önündeki alanda yani saha kenarındaki sandalyelere oturtuluyor. Karşılaşma televizyondan yayımlanıyor. Hakem Erman Toroğlu, bu şartlarda müsabakayı başlatmıyor. Herkes şaşkın, o zaman cep telefonu yok. Stadın sabit telefonundan federasyon ile iletişime geçtim durumu bildirdim. Hakem Toroğlu’nun uyarılarıyla saha kenarı boşaltılıyor. Karşılaşma ondan sonra başladı. Kocaelispor o müsabakayı Saffet ve Ergun’un golleriye 2-1 kazandı. Pazartesi günü federasyonda yaptığımız toplantıda bu durumun önüne geçmek için 4. Hakem uygulamasını başlatmaya karar verdik. Devre arasında eğitim verdik ve ikinci yarıda saha komseri uygulaması yerine 4. Hakem uygulamasını Avrupa’da ilk kez biz başlattık. Sezon sonu seminerlerimize ise hiç gelmeyen Avrupa temsilcileri gelip 4. Hakem uygulamasıyla ilgili bizden bilgi aldılar” ifadesini kullandı.
BEDRİ DÖLKELEŞ KİMDİR?
1949 yılında Ankara’da doğdu.
İlkokulu, orta okulu ve liseyi Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'de okudu.
A.İ.T.İ.A Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Y.O'nu bitirdi.
27 Ekim 1983’de Nihal Hanım ile evlendi.
1 kız çocuğu babası.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'de Hukuk Müşavirliği, Fen İşleri Müdürlüğü’nde, T.C. Gençlik Ve Spor Bakanlığı'nda Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Bşk. Yrd.
SEKA Genel Müdürlüğü'nde Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü, 1994-2004 yılları arasında TV41’in 8 yıl Genel Yayın Yönetmeni, Kocaeli TV Genel Koordinatörü görevlerinde bulundu.
Hakemlikte adalet, onun için yalnızca bir düdük sesi değil, bir yaşam biçimiydi.
Türkiye genelinde kurulan TFFHGD’nin (Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği) kurucu kadrolarında da aktif görev aldı. Genel sekreterlik, başkan vekilliği ve Futbol Federasyonu delegeliği görevleriyle Türk futboluna hizmet etti.
SEKA Genel Müdürlüğü’nde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak görev yaparken, o dönemin kültürel ve sanayi hafızasına kazınacak SEKA Dergisi’ni kurar.
Yine “Futbol Hakem” ve “Hakemin Sesi” dergilerinin yayın yönetmeni olarak hakemlik mesleğinin itibarını korumak, geliştirmek için kalemini adaletin hizmetine sundu. Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti kurucuları arasında yer aldı. 16 Ocak Basın Onur Günü’nün oluşmasında önemli bir rol üstlendi.
Özel tiyatrolarda 10 yıl, televizyonda (TRT) 2 yıl oyunculuk yaptı.
Hakemlikten sonra da futbola katkısı bitmedi. 2004 yılında UEFA Tahkim Kurulu Başkan Vekili ve Türkiye TFF Başkanı Av. Levent Bıçakcı tarafından, spor yazarı ve yorumcusu Ömer Üründül başkanlığında ilk kez oluşturulan Temsilciler Kurulu Üyeliği ve Raportörlüğü görevini 2006 yılına kadar sürdürdü.
2008 yılında bu kurulun Eşgüdüm Yönetmeni görevine atandı.
2011 yılından 2019 yılına kadar Yusuf Namoğlu’nun 3 kez atandığı Merkez Hakem Kurulları’nda İcra Kurulu Üyesi, raportör ve başkan vekilliği görevlerini temsilci eğitimciliği hizmeti ile birlikte üstlendi. Merkez Hakem Kurulu üyeliğinden, gözlemci denetim sisteminin kuruluşuna; Türk Futbolunda temsilcilik kurumunun UEFA normlarında yerleşmesinde Türkiye Futbol Federasyonu’nun çeşitli birimlerine kadar uzanan uzun bir hizmet zinciri, hatta bugün dünya futbolunun ayrılmaz parçası olan VAR sisteminin ülkemizdeki altyapısının kurulmasında da öncü rol oynadı.