Eski İzmit kabadayısı Deli Kenan’ın çizgi romanı (30)

Adam irkildi. -Birini mi arıyorsun? -Yo…yok. -Emin misin? -Yolumu şaşırdım. Kenan gülümsedi. -İnsan bir kez yolunu şaşırır. -Aynı kişiyi üç kez takip ediyorsa, buna şaşırmak denmez. Adamın anlında ter damlaları belirdi. -Ben seni tanımıyorum. -Ben seni tanıyorum. -Çünkü korkuyorsun. Adam bir anda Kenan’ı iterek kaçmaya başladı. Mert peşinden fırladı.   Sokak boyunca nefes kesen bir kovalamaca başladı. Adam meyve kasalarının arasından geçti, pazar tezgahlarını devirdi, dar sokaklara daldı. Tam kaçacakken ayağı kaldırım taşına takıldı. Elindeki küçük siyah çanta yere düştü. Çanta açıldı. İçinden tomarla para değil…Silah da değil…Onlarca küçük oyuncak araba yere saçıldı. Aynı kırmızı kamyonlardan…Aynı mavi kilit parçalarından…Kenan çömeldi. Oyuncaklardan birini eline aldı. Oyuncağın altına dikkatle baktı. İnce bir bıçak yardımıyla kapağı kaldırdı. içinden katlanmış minicik kağıt çıktı. Mert şaşkınlıkla sordu.    -Bu ne abi? Kenan kağıdı açtı. Üzerinde yalnızca üç kelime yazıyordu. “Depo 17” Kenan’ın yüzündeki ifade değişti. Artık ellerinde ilk gerçek ipucu vardı. Ve ilk kez…Karanlık da onların farkına varmıştı.