Eski İzmit kabadayısı Deli Kenan’ın çizgi romanı (29)

Oyuncakçı başını salladı. — Evet. Ama bu oyuncak artık üretilmiyor. — Kim satıyordu? — Pek kimse değil. — Nereden geliyordu? — Limanın arkasındaki toptancı depolarından. Kenan'ın yüzü ciddileşti. — Eski depolar mı? — Aynen öyle. Oyuncakçı hafifçe sesini alçalttı. — Son zamanlarda oraya garip insanlar gelip gidiyor. — Nasıl insanlar? — Yük taşıyanlara benzemiyorlar. — Daha çok...Bir an durdu. — Bir şey saklayan insanlar gibiler. Kenan teşekkür etti.   Dışarı çıktıklarında Mert heyecanını gizleyemiyordu. — Abi... Depolara mı gidiyoruz? Kenan başını iki yana salladı. — Hayır. — Neden? — Çünkü onlar da bizim geleceğimizi tahmin eder. Mert şaşırdı. — O zaman? — Önce onların bizi izleyip izlemediğini öğreneceğiz. Öğleye doğru Kenan ile Mert limana giden ana caddede yürüyordu. Kenan bir vitrinin camında arkalarını izledi. Lacivert gömlekli, kırk yaşlarında bir adam üçüncü kez aynı köşede görünüyordu.   Adam gazete okuyormuş gibi yapıyordu. Ama gazetenin sayfası on dakikadır değişmemişti. Kenan hiçbir şey söylemedi. Bir sonraki sokakta aniden sağa döndü. Mert de peşinden gitti. Dar bir geçitten geçtiler. Sonra eski bir manifaturacı dükkânına girdiler. Arka kapıdan çıkıp yan sokağa geçtiler. Kenan sessizce beklemeye başladı. Bir dakika...İki dakika...Derken aynı lacivert gömlekli adam telaşla sokağın başında belirdi. Etrafına bakıyor, onları arıyor du. Kenan'ın gözleri sertleşti. — Demek bizi takip ediyor. Adam onları göremeyince geri dönmeye başladı. Tam köşeyi dönecekti ki karşısına Kenan çıktı.