12 Ağustos 2026 15:20
Eski İzmit kabadayısı Deli Kenan’ın çizgi romanı (24)
Kentimizin karikatüristlerinden ve şairleri arasında yer alan Nevzat Ayav’ın hazırlayıp çizdiği, “Deli Kenan” isimli çizgi romanı sizlerle…
Mahalle yeniden eski günlerine dönmüştü. Müfettişin siyah zırhlı aracı o gün sokağın köşesinden kaybolduktan sonra hayat kaldığı yerden devam etmişti. Sabahları fırından yayılan sıcak ekmek kokusu yine sokakları dolduruyor, Dostlar Kıraathanesi'nin önünde ince belli bardaklarda çaylar demleniyor, çocukların neşeli sesleri bütün mahalleye yayılıyordu.
Deli Kenan ise her zamanki masasında oturuyor, tespihini ağır ağır çekiyor, konuşmaktan çok dinlemeyi tercih ediyordu. Mahallenin insanları onu bir kabadayı olarak değil, kendilerine güven ve ren bir ağabey olarak görüyordu. Bir sabah, güneş henüz çatıların üzerine yeni yükselmişti ki…
Mert koşarak kahvehaneye girdi. Nefes nefeseydi. "Abi..."Kenan başını kaldırdı. "Hayırdır evlat?”
"Bir tuhaflık var. "Kenan çayından küçük bir yudum aldı. "Anlat."
"Son iki haftada üç çocuk kaybolmuş.
"Kahvehanedeki konuşmalar bir anda kesildi. Kenan hiçbir şey söylemedi. Mert devam
etti. "Polis kaçmış olabilirler diyor. Ama aileleri inanmıyor.
"Kenan tespihini masaya bıraktı. "Kaç yaşındalar?" "Biri dokuz... biri on bir... biri de onüç.
"Kenan birkaç saniye düşündü. Sonra sakin bir sesle sordu.
"Birbirlerini tanıyorlar mı?" "Hayır.”
"Okulları aynı mı?" "Değil."
"Peki son görüldükleri yer?
"Mert cebinden buruşturulmuş bir kâğıt çıkardı. "Üçü de birbirinden farklı mahallelerde.
“Kahvehanedekiler birbirlerine baktılar. İlk bakışta hiçbir bağlantı yok gibiydi. Ama Kenan'ın zihni çoktan çalışmaya başlamıştı. Tam o sırada kahvehanenin kapısı yavaşça açıldı. İçeri yaşlı bir kadın girdi. Başındaki yazma gelişigüzel bağlanmıştı. Gözleri sabaha kadar ağlamaktan şişmişti. Kapının eşiğinde durdu. Kimseden bir şey istemeye utanıyormuş gibi etrafına baktı. Kahveci Hasan hemen sandalye çekti. "Buyur teyze. "Kadın oturmadı. Doğrudan Kenan'ın yanına geldi.
"Sen... Deli Kenan mısın?" Kenan ayağa kalktı. "Benim. "Kadının sesi titriyordu.
"Torunum iki gündür kayıp. "Kahvehanede derin bir sessizlik oldu.
Kadın cebinden küçük, katlanmış bir fotoğraf çıkartır.