17 Ocak 2026 09:45
En büyük hayaliydi, gerçek oldu!
Toplumda görülme sıklığı yüz binde bir ile beş arasında değişen ve nadir hastalıklar arasında yer alan akalazya, 56 yaşındaki dermatoloji doktoru Lütfiye Çoban’ın yaşam kalitesini yaklaşık bir yıl boyunca olumsuz etkiledi.
Hekim olmasının da etkisiyle şikâyetlerini uzun süre reflü zanneden Çoban, yutma güçlüğü nedeniyle sağlıklı beslenmekte zorlandı. Uygulanan doğru tedavinin ardından yutma fonksiyonu düzelen Çoban, hastanede kesilen doğum günü pastasını rahatça yiyebilmenin sevincini yaşadı.
Bir süredir yutma problemi yaşayan dermatoloji doktoru Lütfiye Çoban, akalazya hastalığı nedeniyle özellikle katı gıdaları tüketemez hale geldi. Şikâyetlerini başlangıçta reflü olarak değerlendiren Çoban, yapılan tetkiklerin ardından Memorial Göztepe Hastanesi’nde doğru tanıyla tedavi altına alındı. Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay tarafından uygulanan Peroral Endoskopik Miyotomi (POEM) yöntemi sayesinde Çoban, uzun zaman sonra ilk kez rahatça yemek yiyebildi.
Tanı sürecini anlatan Çoban, şikâyetlerinin yaklaşık bir yıl önce başladığını belirterek, “Başlangıçta daha hafifti. Hekim olmam nedeniyle kendi kendime tanı koyma hatasına düştüm ve bunun reflü olduğunu düşündüm. Bir süre kendi kendime tedavi uyguladım” dedi.
Hastalığın ilerlemesiyle şikâyetlerin arttığını ifade eden Çoban, “Yemek yerken boğazımda takılma hissi oluşuyordu. Neredeyse her lokmadan sonra su içmek zorunda kalıyordum. Özellikle gece öksürükleri beni çok zorladı. Yapılan tetkiklerle tanı kesinleşti ve tedaviye geçildi” diye konuştu.
“BUGÜN İLK KEZ SU İÇMEDEN KAHVALTI YAPTIM”
Tedavi sonrası yaşadığı rahatlamayı dile getiren Çoban, “Tedavim yaklaşık 24 saat önce yapıldı. Yöntem oldukça konforlu. Bugün su içmeden kahvaltı yapabildim. Doğum günüm birkaç gün önceydi ama o gün pasta yiyememiştim. Şimdi rahatlıkla pastamı yiyebileceğim” ifadelerini kullandı.
Hastanın tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Süleyman Günay ise akalazyanın çoğu zaman reflüyle karıştırıldığını belirterek, “Bu hastalıkta tanı süresi genellikle üç ila beş yıl arasında değişiyor. Hastamızın bir yıl içinde tanı alması önemli bir avantaj” dedi.
Akalazyanın sessiz ilerleyen ancak ciddi sonuçlar doğurabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Günay, tanı geciktiğinde yemek borusunun genişleyip yapısının bozulduğunu, bunun da tedaviyi zorlaştırdığını söyledi.
POEM AÇIK CERRAHİ DEĞİL
Uygulanan POEM yöntemine de değinen Günay, “Bu yöntem açık cerrahi değildir, vücutta kesi yapılmaz. İşlem tamamen endoskopik olarak gerçekleştirilir. Kaslar gevşetildiğinde hastanın şikâyetleri kısa sürede ortadan kalkar” diye konuştu.
Akalazyanın nadir görülmesi nedeniyle her merkezde uygulanabilen bir tedavi olmadığını ifade eden Günay, deneyim ve altyapının önemine dikkat çekerek, hastaların Türkiye’nin farklı illerinden başvuruda bulunduğunu da sözlerine ekledi.