26 Eylül 2026 21:13
Bir an önce düşürün: Kalp krizine yol açıyor!
Yüksek kolesterol, herhangi bir belirtiye yol açmadan uzun yıllar boyunca ilerleyebiliyor. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Balcalı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gamze Akkuş, kontrol edilmeyen kolesterol yüksekliğinin ciddi sağlık sorunlarıyla sonuçlanabileceğine dikkat çekti.
Akkuş, özellikle ailesel hiperlipidemi bulunan kişilerde hastalığa işaret edebilecek bazı fiziksel belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirtti. Cilt kıvrımlarında ve göz kapaklarında kolesterol birikimine bağlı yağ dokusu oluşabileceğini ifade etti.
Buna karşılık ailesel olmayan ve başka bir kronik hastalığa bağlı olarak gelişen kolesterol yüksekliğinin çoğunlukla belirti vermediğini aktaran Akkuş, bazı kişilerin baş ağrısı, yüzde veya ense bölgesinde yanma hissi gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvurabildiğini söyledi.
İLK BELİRTİ KALP KRİZİ OLABİLİR
Yüksek kolesterolün herhangi bir uyarı vermeden ilerleyebileceğine vurgu yapan Akkuş, bazı hastaların kolesterol değerlerinin yüksek olduğunu ancak kalp krizi veya inme gibi ciddi bir sağlık problemi yaşadıktan sonra öğrenebildiğini belirtti.
Bu nedenle düzenli sağlık kontrollerinin önem taşıdığını ifade eden Akkuş, kolesterol seviyelerinin takip edilmesinin olası risklerin erken dönemde fark edilmesine yardımcı olabileceğini kaydetti.
TEDAVİDE BESLENME VE YAŞAM TARZI ÖNEMLİ
Kolesterol yüksekliğinin tedavisinin yalnızca ilaç kullanımından oluşmadığını belirten Akkuş, ilk aşamada sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi ve yaşam tarzında gerekli değişikliklerin yapılması gerektiğini söyledi.
Beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen kolesterol seviyelerinde yeterli düşüş sağlanamayan hastalarda ilaç tedavisinin gündeme geldiğini aktaran Akkuş, güncel tıbbi kılavuzların da bu yaklaşımı desteklediğini ifade etti.
Akkuş, beslenme konusunda özellikle Akdeniz tipi beslenme ile DASH diyetinin öne çıktığını belirtti. DASH beslenme planının tuz tüketimini azaltırken potasyum, kalsiyum ve magnezyum açısından zengin gıdaların tüketimine ağırlık verdiğini söyledi.
Akdeniz tipi beslenmenin ise sebze ve sağlıklı protein kaynaklarının ön planda olduğu yapısıyla kalp ve damar sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini belirten Akkuş, uygun hastalarda beslenme ve ilaç tedavisine ek olarak omega-3 ve omega-6 takviyelerinin de değerlendirilebileceğini ifade etti.