Yazı Detayı
17 Aralık 2018 - Pazartesi 10:33
 
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kaza mı, kader mi, yoksa...
Halil Küçükparlak
admin
 
 

Kaza mı, kader mi, yoksa...

 

Bu hafta ülkemizi yasa boğan bir kaza(!) yaşandı. Ankara ile Konya arasında çalışan Yüksek Hızlı Tren, Konya’ya gitmek üzere sabah erken saatlerde Ankara’dan kalktıktan hemen sonra yol kontrolü yapan bir kılavuz tren çarpıştı. Çarpışma sonucu 9 kişi hayatını kaybetti, bir kısmı ağır olmak üzere 84 kişi yaralandı.


Hayatını kaybeden 9 kişiye Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyorum. Yaralılara da acil şifalar diliyorum.


Kazadan sonra vali, bakanlar, başta olmak üzere tüm protokol olay yerine gidip üzüntülerini bildirdiler ve taziye mesajları yayınladılar. Yukarıda gördüğünüz gibi bu yazıyı yazan ben de hayatlarını kaybeden insanların ailelerine sabırlar diledim, eminim ki bu yazıyı okuyan sizler de dilemişsinizdir mutlaka. Bizler tabii ki dileriz, çünkü biz etkili ve yetkili kişiler değiliz başka yapabilecek bir yetkimiz yok çünkü. Ama devlet kademelerinde bulunan kişilerin böylesi kaza denilen katliamların önüne geçilebilmesi, tekrarlanmaması için bir takım önlemler almalı, sorumluların cezalandırılması için işlem başlatması gerekir. Bunlara kaza deyip, takdiri ilahi deyip, kader deyip geçilirse daha çok canlar yanar.

 

Bu yazıyı yazmak için bilgisayarımı açtığımda önce taraflı tarafsız neredeyse tüm gazetelerde kaza ile ilgili haberleri okudum. Tabii kaza hakkındaki haberlere her gazete kendine uygun şekilde başlık koymuş ama haberin içinde gazetelerin tamamı bir konuda birleşmişler. Yani inkar edilemez bir gerçek var ortada Yüksek Hızlı Tren’in çalıştığı hatta sinyalizasyon yokmuş. Şimdi sağ elinizi göğsünüzün sol tarafına koyun ve söyleyin lütfen, buna kaza denir mi? “Sağ eli neden göğsün sol tarafına koyulacak?” diye sorular oluşmasın kafanızda. Yani elinizi vicdanınıza koyup söyleyin buna kaza denir mi? Kaza olmaması için gerekli tedbirleri alacaksın, senin elinde olmayan nedenlerle kaza olursa işte o kaderdir. Mesela hiç freni tutmayan, freni arızalı olan bir otomobille yola çıkarsanız kaza kaçınılmazdır, buna kaza denmez neredeyse intihar denir. Sinyalizasyonu olmayan demiryolu hattında çarpışan trenler hakkında ne denir, ona ben bir şey demeyeceğim, sizlerin vicdanınıza ve insafınıza bırakacağım.


Çok bilindik bir söz vardır “Tarih tekerrürden (tekrardan) ibarettir” diye. Bu söze İstiklal Marşı’mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy “Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” şeklinde cevap vermiş bir şiirinde. Tarihten ibret almadığımız için hep tekrar edip duruyor. Sonucunda insanlarımız hayatlarını kaybediyor, canlar yanıyor, yuvalar yıkılıyor. Son zamanlarda yaşanan tren kazalarından örnekler vererek hatırlarmak istiyorum.


22 Temmuz 2004 - Pamukova 41 kişi öldü: Yargılama süreci 10 yıl sürdü. 7,5 yıllık zaman aşımı sonrası 2012'de dava düştü.


11 Ağustos 2004 - Kocaeli'de 2 tren çarpıştı, 8 kişi öldü:


27 Ocak 2008 - Kütahya'da 9 kişi öldü: (TCDD) uzmanlarının ilk tespitlerine göre kazaya, conta başında ray kırılması (iki rayın birleştiği yer) sebep oldu.


6 Temmuz 2015 - Sivas'ta 2 yük treni çarpıştı 1 ölü: Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası'nın (BTS) Genel Başkanı Uğur Yaman, yük trenlerinde "tren şefi" uygulamasının  kaldırılmasının bu tür kazalara davetiye çıkardığını ifade etti.


8 Temmuz 2018 - Çorlu 25 kişi öldü: Tekirdağ Çorlu’da, yolcu treni devrilmiş, 25 kişi hayatını kaybetmiş, 318 kişi yaralanmıştı. Suçlu olarak yağmur açıklandı Bakan “aşırı yağışlar nedeniyle menfez ile ray arasındaki toprak boşaldı" dedi. 


Son Ankara’daki hafta içinde yaşanan kazanın sonunda da yapılan soruşturma kapsamında, kusurlu oldukları gerekçesiyle TCDD'de görevli hareket memuru S.Y, makasçı O.Y. ve kontrolör E.E.E. gözaltına alınmış. Daha önceki tren kazalarında da hep en küçük görevliye suç yıkılıp o yargı önüne atılıp olay kapatılıyor ve kaza denilen katliamlar devam edip gidiyor. Artık yaşanan olaylardan ders alındı galiba çünkü Cumhurbaşkanı kazadan sonra “Bu kaza tüm boyutlarıyla incelenecek, sorumlular ortaya çıkartılacak ve gereken her şey yapılacak" şeklinde açıklama yapmış.


Son söz, sözün özü: Artık tarihten ibret alalım ve böylesi adına kaza denilen ölümlerle sonuçlanan olaylar olmasın. Ama lütfen ciddiyetle yapalım soruşturmaları. Kazanın sonunda gariban makasçıyı gözaltına alıp olayı kapatmayalım. Sinyalizasyon olmadan o tren seferlerini başlatanlardan, TCDD Genel Müdüründen, Ulaştırma Bakanı’na kadar etkili ve yetkili kişilerden hesap sorulmazsa böylesi kazaların önü alınmaz, çok canlar yanar.

 
Etiketler: Halil, Küçükparlak'ın, Köşe, Yazısı:, Kaza, mı,, kader, mi,, yoksa...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Şubat 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kraldan çok kralcılar
18 Şubat 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Arsızlığın son noktası yok demek ki
12 Şubat 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Gölcük Belediyesi Emekli Evi
08 Şubat 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Atışmalar başladı… “Ne olmuş yani?”
04 Şubat 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ne olur dini siyasete alet etmeyin, insanı dinden imandan çıkarmayın!
23 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Palet’in altında ezilen sorular ve sorunlar!
21 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kavram kargaşası
16 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yirmibeş kuruşun düşündürdükleri
14 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ne sevdaymış be kardeşim?
07 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Adaylar ve satranç hamleleri
31 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Vekil seçilme şartları
26 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Cumhur mu, Millet mi?
09 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ergenekon yok(muş)!
04 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Enflasyonla topyekun mücadele
29 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Aday adayının adayları
28 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Partizanlık böyle bir şey demek ki
26 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yüce Meclis
23 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Öğretmenler Günü
21 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Müstehzi mi, ipe un sermek mi?
18 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sahtekâr mısınız, yoksa tembel misiniz?
13 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hıyanet İşleri Başkanı
09 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Atatürk’ü anmak ve anlamak
05 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yapmayın bunu, mezarda rahat bırakın!
31 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ivır zıvır Bakanlığı
28 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun
19 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Aklımızla alay etmeyin
14 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Masumiyet
12 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Zeki, çevik ama ahlaklı değil
10 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sinirler ve sınırlar
07 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Çok şükür cahillikten ve hainlikten kurtuldum
02 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Evli evine, köylü köyüne
24 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Bir ismi var, neden yenisi aranıyor?
19 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Mutluluğu kutlamak kaç desibel?
13 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Elma-inek-araba-spor
06 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yerli mi, milli mi?
27 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah hepimize akıl fikir versin
18 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Geldiysen üç kere vur
14 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler’in gözü aydın ama…
10 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dış politika neye benzer?
05 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Eyyy CHP titre ve kendine gel!
03 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler isyanda
31 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yazık oluyor çocuklarımıza
26 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hep tekrar, hep tekrar, nereye kadar?
17 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Tanrıver’gisi yetenek ve sanatla geçen ömür
14 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Fabrika müdürünün purosu
11 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yepyeni bir dönem
03 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Siyaset ve matematik
01 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah sonumuzu hayır etsin
23 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Emin misiniz, son kararınız mı?
19 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: STAFF METAL YORGUNU
02 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Adaylar meydanlara çıktı
26 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Tutacaksın kulağından!
22 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kınamaktan başka bir şey yapamaz mıyız?
17 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Afedersiniz ama...
12 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Anneler Günü
09 Mayıs 2018
SEVİYE YERLERE DÜŞMÜŞTÜ, ŞİMDİ ÇUKURDA
04 Mayıs 2018
Kuldan utanmıyorsunuz bari Allah’tan korkun!
01 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dokunmayın Paşama
28 Nisan 2018
Halil KÜÇÜKPARLAK'IN Köşe Yazısı: Dokunma bana, dokunurum sana!
25 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: KOMEK’İN OSMANLICISI MI, OSMANLI’NIN KOMEK’İ Mİ?
23 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: ERKEN SEÇİM VE OYUNUN KURALI
19 Nisan 2018
Tüpten çıkmıştı zaten!
16 Nisan 2018
Neler oluyor, inanılır gibi değil!
14 Nisan 2018
İnsanın gözünün içine baka baka!
12 Nisan 2018
Helal olsun mu?
07 Nisan 2018
Bildiğin konuları yaz Ahmet Efendi!
02 Nisan 2018
ÇİFTLİK BANK’TAN SONRA ÇİFT LİG!
29 Mart 2018
ŞUYUU VE VUKUU
20 Mart 2018
İYİ BAŞLADILAR, DAHA DA İYİ OLACAKLAR!
11 Mart 2018
DÜŞER AMA BU KADAR DA DÜŞMEZ Kİ!
Haber Yazılımı