Yazı Detayı
08 Şubat 2019 - Cuma 15:25
 
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Atışmalar başladı… “Ne olmuş yani?”
Halil Küçükparlak
admin
 
 

Atışmalar başladı… “Ne olmuş yani?”

 

Sevgili okurlarım yerel seçimlere iki aydan az bir zaman kaldı. Önce aday adayları belirlendi, daha sonra o aday adaylarının içinden bazıları aday oldu. Bilindiği gibi yerel seçimlere de partiler ittifaklarla giriyorlar. Bir tarafta iktidar partisi ile yavru muhalefet partisinin “Cumhur ittifakı” diğer tarafta ana muhalefet partisi ile iyi bir partinin “Millet ittifakı”. Gerçi son yapılan anayasa değişikliği referandumu öncesinde “Bu millet koalisyonlardan çok çekti. Artık yeni sisteme göre koalisyon olmayacak” denilerek “Evet” oyu istenmişti ama şimdi sadece milletvekili seçimlerine değil, yerel seçimlere bile tek başına giremiyor partiler. En son yapılan genel seçimler öncesi ilk olarak “Cumhur ittifakı” kurulmuş, diğerlerine “Hadi siz de kurun!” denmişti. Onlar konuşup anlaşıp “Millet ittifakını” kurunca da Cumhur’lardan biri “İllet” diğeri “Zillet” adını taktılar. Millet adından  “İllet” (Hastalık) ve “Zillet” (Hor görülme, horlanma, aşağılanma, alçalma) kelimelerini türetince o ittifaka mı hakaret oluyor, yoksa asıl “Millet”e mi hakaret oluyor, bunun cevabını seçim sandıkları açılınca göreceğiz.

 

Bu genel değerlendirmenin sonunda bakalım adayların birbirleri hakkındaki konuşmalarına. Önce Millet İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın “Makedonya” kökenli olduğu iddia etti Ankara’nın yorulduğu için görevden alınan eski belediye başkanı Gökçek. Mansur Yavaş hemen yedi göbek Ankaralı olduğunu açıkladı ve ispatladı. Mekedon dernekleri bile isyan etti. Farzedelim ki Makedonya kökenli olsun, ayıp mı, kusur mu Makedon kökenli olmak? Eee “Ne olmuş yani!”

 

Daha sonra birileri Cumhur İttifakı Ankara adayı Mehmet Özhaseki’nin soyadı değişikliğini ortaya çıkarttı. Babası seneler önce “Karakebap” olan soyadını beğenmeyip “Özhaseki” yapmış. Önce bir süre yeni soyadının nereden geldiği konuşuldu. Birileri Kayseri’deki Haseki dağının adı diye bir iddia attı ortaya, daha sonra öyle bir dağ olmadığı meydana çıktı. Osmanlı saraylarındaki kıdemli personele verilen “Haseki” adından etkilenildiği söylendi en sonunda. Herkes soyadını beğenip hoşnut olmayabilir. İtiraf ediyorum, ben de çok beğenmem soyadımı ama dedelerimden babama, ondan da bana geçmiş soyadımı değiştirmeyi hiç düşünmedim. Ama onların kendi tercihi, kimseyi ilgilendirmez. Üstelik Mehmet bey henüz daha doğmadan babası tarafından yapılan değişikliğin şimdi ortaya çıkmasının ne anlamı olabilir ki? Üstelik farzedelim ki kendisi yapmış olsun soyadı değişikliğini. Ne fark eder ki? Sonuçta yasal bir işlem. Eee “Ne olmuş yani?”

 

İzmir’de yaşananlar da bunlara benzer bir olay. Millet ittifakının adayı Tunç Soyer’in babası askeri hakimlik döneminde yanlış uygulamalar yaptığı ve işkencelerle anıldığı iddia edildi. İlçe belediye başkanıyken sakıncası yok ama büyükşehre aday olunca “Vay senin baban benim babama işkence yapmıştı” demek ne kadar doğru bilemedim. Farzedelim ki baba Nurettin Soyer suçlu, oğlu Tunç Soyer’i ne kadar bağlar? Fetö ile girişilen amansız mücadelede hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadığını bütün millet takdirle izlediği hükümetimiz Fetö’nün hain kalkışının en başındaki Dişli’nin kardeşini büyükelçi yaparken “Suçlar şahsidir, diğer aile fertlerini kapsamaz” derken, şimdi babasının hesabını oğlu Tunç Soyer’den sorması anlaşılır gibi değil. Babası yanlış bile yapmış olsa Tunç Soyer’i bağlamaz ki. Eee “Ne olmuş yani?”

 

Son bir konu da “Cumhur ittifakının” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile ilgili. Önce uzun süre bakanlık, daha sonra başbakanlık yapan Binali Yıldırım şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı. Partisi tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterildi. O esnada sayın Cumhurbaşkanı kendisine “Binali Yıldırım Meclis Başkanlığından ne zaman istifa edecek?” diye sorma gafletinde bulunan gazeteciye “Dersini iyi çalışmamışsın. İstifasına gerek yok. İstanbul’a Belediye Başkanı seçildikten sonra istifa eder” şeklinde cevap veriyor. İttifak ortağı Bahçeli soruyu "Binali Beyi aday olması istifa etmesi gerekir mi, gerekmez mi böyle bir tartışmaya sokmamak gerekir. Seçildiği gün Meclis Başkanlığından ayrılmış olur" şeklinde cevaplandırıyor. Daha sonra bir kısım medya mensubu arkadaşlar Binali Bey’e Anayasanın 94. Maddesinin son fıkrasını okuyorlar. Aynen şöyle son fıkra “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar”. Bu soru üzerine Binali Bey tebessüm ederek “Seçim çalışmaları bir siyasi faaliyet değildir” diyor. Gazeteci arkadaşlar bir densizlik gibi yapıp “Seçim çalışması ne faaliyetidir efendim?” demiyorlar tabii. Bu konunun çok tartışılıp çok eleştirilmesi üzerine Binali bey “"Benim istifam meselesiyle vatandaşın gündeminin iştigal edilmesi canımı çok sıkıyor," diye başladığı konuşmasında. “Adaylık başvurum yapıldığından itibaren istifa edeceğim. Resmi başvuru tarihi 18 Şubat’ta bırakacağım” diye konuştu. Senin istifanın vatandaşın gündemini işgal etmesi konusu canını sıkıyorsa en baştan istifa edecektin Bay Binali. “Seçim çalışması siyasi faaliyet değildir” gibi tarihe geçen bir vecize uydurmadan önce etseydin.

 

Bu konuyu ittifak ortağı Bahçeli’nin sözleri ile tamamlamak istiyorum. Yıldırım istifa edeceğini açıklaması üzerine "Bu, faziletli, erdemli bir davranıştır" diyor Bahçeli. Seçimlere kadar daha neler duyacağız kim bilir?

 
Etiketler: Halil, Küçükparlak'ın, Köşe, Yazısı:, Atışmalar, başladı…, “Ne, olmuş, yani?”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Şubat 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Arsızlığın son noktası yok demek ki
12 Şubat 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Gölcük Belediyesi Emekli Evi
04 Şubat 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ne olur dini siyasete alet etmeyin, insanı dinden imandan çıkarmayın!
23 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Palet’in altında ezilen sorular ve sorunlar!
21 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kavram kargaşası
16 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yirmibeş kuruşun düşündürdükleri
14 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ne sevdaymış be kardeşim?
07 Ocak 2019
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Adaylar ve satranç hamleleri
31 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Vekil seçilme şartları
26 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Cumhur mu, Millet mi?
17 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kaza mı, kader mi, yoksa...
09 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ergenekon yok(muş)!
04 Aralık 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Enflasyonla topyekun mücadele
29 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Aday adayının adayları
28 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Partizanlık böyle bir şey demek ki
26 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yüce Meclis
23 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Öğretmenler Günü
21 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Müstehzi mi, ipe un sermek mi?
18 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sahtekâr mısınız, yoksa tembel misiniz?
13 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hıyanet İşleri Başkanı
09 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Atatürk’ü anmak ve anlamak
05 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yapmayın bunu, mezarda rahat bırakın!
31 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ivır zıvır Bakanlığı
28 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun
19 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Aklımızla alay etmeyin
14 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Masumiyet
12 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Zeki, çevik ama ahlaklı değil
10 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sinirler ve sınırlar
07 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Çok şükür cahillikten ve hainlikten kurtuldum
02 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Evli evine, köylü köyüne
24 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Bir ismi var, neden yenisi aranıyor?
19 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Mutluluğu kutlamak kaç desibel?
13 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Elma-inek-araba-spor
06 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yerli mi, milli mi?
27 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah hepimize akıl fikir versin
18 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Geldiysen üç kere vur
14 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler’in gözü aydın ama…
10 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dış politika neye benzer?
05 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Eyyy CHP titre ve kendine gel!
03 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler isyanda
31 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yazık oluyor çocuklarımıza
26 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hep tekrar, hep tekrar, nereye kadar?
17 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Tanrıver’gisi yetenek ve sanatla geçen ömür
14 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Fabrika müdürünün purosu
11 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yepyeni bir dönem
03 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Siyaset ve matematik
01 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah sonumuzu hayır etsin
23 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Emin misiniz, son kararınız mı?
19 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: STAFF METAL YORGUNU
02 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Adaylar meydanlara çıktı
26 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Tutacaksın kulağından!
22 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kınamaktan başka bir şey yapamaz mıyız?
17 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Afedersiniz ama...
12 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Anneler Günü
09 Mayıs 2018
SEVİYE YERLERE DÜŞMÜŞTÜ, ŞİMDİ ÇUKURDA
04 Mayıs 2018
Kuldan utanmıyorsunuz bari Allah’tan korkun!
01 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dokunmayın Paşama
28 Nisan 2018
Halil KÜÇÜKPARLAK'IN Köşe Yazısı: Dokunma bana, dokunurum sana!
25 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: KOMEK’İN OSMANLICISI MI, OSMANLI’NIN KOMEK’İ Mİ?
23 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: ERKEN SEÇİM VE OYUNUN KURALI
19 Nisan 2018
Tüpten çıkmıştı zaten!
16 Nisan 2018
Neler oluyor, inanılır gibi değil!
14 Nisan 2018
İnsanın gözünün içine baka baka!
12 Nisan 2018
Helal olsun mu?
07 Nisan 2018
Bildiğin konuları yaz Ahmet Efendi!
02 Nisan 2018
ÇİFTLİK BANK’TAN SONRA ÇİFT LİG!
29 Mart 2018
ŞUYUU VE VUKUU
20 Mart 2018
İYİ BAŞLADILAR, DAHA DA İYİ OLACAKLAR!
11 Mart 2018
DÜŞER AMA BU KADAR DA DÜŞMEZ Kİ!
Haber Yazılımı