Yazı Detayı
09 Kasım 2018 - Cuma 12:06
 
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Atatürk’ü anmak ve anlamak
Halil Küçükparlak
admin
 
 

Bugün 10 Kasım 2018, devletimizin, cumhuriyetimizin kurucusu, her şeyimizi borçlu olduğumuz aziz Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 80.’nci yılı.

 

Evet, her şeyimizi borçlu olmamıza rağmen içimizden bazı nankörler, bazı hainler onun hakkında “sarhoş” hatta “ayyaş”tan tutun da burada yazmaya hicap duyduğum ne hakaretler yapmaktan geri kalmıyorlar. Ancak bizim içimizdeki bu hainlere rağmen aziz atamızı birçok yabancı devlet adamı ve politikacı hayranlıklarını ifade ediyorlar.

 

ABD Franklin Roosevelt: Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır.

 

Fransa Başbakanı Aristide Briand: Kahraman Mustafa Kemal ve O'nun tüm askerleri burada olsalardı, teker kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum.

 

İngiliz General Sir Charles Townshend: Ben on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var.

 

Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos: Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir... Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.

 

İngiltere Başbakanı Winston Churchill: Savaşta Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Ulusunu yeniden dirilten Atatürk'ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır.

 

Afgaın Kralı Emanullah Han: O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.

 

Küba’nın efsane lideri Fidel Castro: Atatürk, büyük insan, büyük asker. İngilizleri nasıl yendi ama... Asker ve fikir adamı olarak tarihe geçti, çok önemli biri olarak tarih yazdı. Ben onun yaptığı gibi bir düzen değişikliğini yapamazdım.

 

Bunlardan bazılarını Refazettin Çığır’ın “Anekdotlarla Atatürk” kitabından alıntı yaparak sizlerle paylaşıyorum. Ne demiş yabancı devletler aziz atamız için?

 

Macarlar: Dünya büyük bir devlet adamının ölümü ile fakir düşmüştür.

 

Çekler: Kendisinden sonra mucize arayanlar onun hayatını tetkik edeceklerdir.

 

İranlılar: İslam aleminin büyük insanlar yetiştirme devrinin kapandığını iddia edenler Atatürk’ü hatırlamalı ve özür dilemeliler.

 

Ülkemizde yaşayan bir yabancıdan kısa bir anekdot. Sene 1938, 10 Kasım... İstanbul Üniversitesi’nde saat 9'u 5 geçenin meşum haberi duyulmuş... Bir alman profesör var, Hukuk Fakültesinde, o da duymuş, şaşırmış. Derse girsin mi, girmesin mi bir türlü karar veremiyor. O sırada aklına rektöre müracaat etmek gelir. Kalkar, yanına gider. "Efendim, mütereddidim. Acaba ne yapsam?"

 

Rektör: "Sizde böyle büyük bir adam ölünce ne yaparlarsa, onu yapın."

 

İşte o zaman Alman profesör: "Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki” der."

 

Dünyanın hayranlıklarını ifade edenlerin yanında ne yazık ki içimizdeki bir takım hainler kin ve nefret kusmaktadır. Oysa bugün hepimiz bugün ülkemizde rahat rahat namazımızı kılıyorsak, orucumuzu tutuyorsak ibadetlerimizi bile aziz atama borçluyuz. Aziz atamızın önünde Kiğılı reklamındaki gibi ceketimizi iliklemeliyiz (Bu arada böyle bir reklamı sipariş eden Kiğılı’yı ve gerçekleştiren reklam şirketini yürekten kutluyorum). Evet önümüzü ilikleyip saygılar sunmalıyız. Ona iki dakikalık saygı duruşunda bulunmak sap gibi dikilmek değildir. İki dakika üç kulhuvallah ve bir fatiha okuma süresidir. Ben Ankara’ya gidip huzuruna çıkışta ve her saygı duruşunda öyle yapıyorum. . Aziz Atam’a saygı duymayan, onunla yarışmaya kalkan, onunla kendisini mukayese edenlere şunu söyleyeyim ki sizler öldüğünüzün ertesi sene unutulacak fanilersiniz. Halbuki onun ölümünün üzerinden 80 sene geçtikten sonra onun bile resimleri her yerde, imzasını insanlar vücutlarına dövme yaptırıyor.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle ve minnetle anarken, Allah’a şükrediyorum zor zamanda ülkemize onu gönderdiği için.

 
Etiketler: Halil, Küçükparlak'ın, Köşe, Yazısı:, Atatürk’ü, anmak, ve, anlamak,
Yazarın Diğer Yazıları
18 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sahtekâr mısınız, yoksa tembel misiniz?
13 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hıyanet İşleri Başkanı
05 Kasım 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yapmayın bunu, mezarda rahat bırakın!
31 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Ivır zıvır Bakanlığı
28 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun
19 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Aklımızla alay etmeyin
14 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Masumiyet
12 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Zeki, çevik ama ahlaklı değil
10 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Sinirler ve sınırlar
07 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Çok şükür cahillikten ve hainlikten kurtuldum
02 Ekim 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Evli evine, köylü köyüne
24 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Bir ismi var, neden yenisi aranıyor?
19 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Mutluluğu kutlamak kaç desibel?
13 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Elma-inek-araba-spor
06 Eylül 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yerli mi, milli mi?
27 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah hepimize akıl fikir versin
18 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Geldiysen üç kere vur
14 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler’in gözü aydın ama…
10 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dış politika neye benzer?
05 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Eyyy CHP titre ve kendine gel!
03 Ağustos 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Halıdereliler isyanda
31 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yazık oluyor çocuklarımıza
26 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Hep tekrar, hep tekrar, nereye kadar?
17 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Tanrıver’gisi yetenek ve sanatla geçen ömür
14 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Fabrika müdürünün purosu
11 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Yepyeni bir dönem
03 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Siyaset ve matematik
01 Temmuz 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Allah sonumuzu hayır etsin
23 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Emin misiniz, son kararınız mı?
19 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: STAFF METAL YORGUNU
02 Haziran 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: Adaylar meydanlara çıktı
26 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Tutacaksın kulağından!
22 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Kınamaktan başka bir şey yapamaz mıyız?
17 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Afedersiniz ama...
12 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Anneler Günü
09 Mayıs 2018
SEVİYE YERLERE DÜŞMÜŞTÜ, ŞİMDİ ÇUKURDA
04 Mayıs 2018
Kuldan utanmıyorsunuz bari Allah’tan korkun!
01 Mayıs 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: Dokunmayın Paşama
28 Nisan 2018
Halil KÜÇÜKPARLAK'IN Köşe Yazısı: Dokunma bana, dokunurum sana!
25 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın köşe yazısı: KOMEK’İN OSMANLICISI MI, OSMANLI’NIN KOMEK’İ Mİ?
23 Nisan 2018
Halil Küçükparlak'ın Köşe Yazısı: ERKEN SEÇİM VE OYUNUN KURALI
19 Nisan 2018
Tüpten çıkmıştı zaten!
16 Nisan 2018
Neler oluyor, inanılır gibi değil!
14 Nisan 2018
İnsanın gözünün içine baka baka!
12 Nisan 2018
Helal olsun mu?
07 Nisan 2018
Bildiğin konuları yaz Ahmet Efendi!
02 Nisan 2018
ÇİFTLİK BANK’TAN SONRA ÇİFT LİG!
29 Mart 2018
ŞUYUU VE VUKUU
20 Mart 2018
İYİ BAŞLADILAR, DAHA DA İYİ OLACAKLAR!
11 Mart 2018
DÜŞER AMA BU KADAR DA DÜŞMEZ Kİ!
Haber Yazılımı