Yazı Detayı
25 Aralık 2018 - Salı 16:17
 
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: SAPKIN DAVRANIŞLAR
Prof. Dr. Gazi UÇKUN
haber@mavikocaeli.com.tr
 
 

Sapkın Davranışlar

 

Gün geçmiyor ki böyle bir habere uyanmayalım. Şiddet görüntüleri, taciz haberleri, tecavüz olayları sanki otomatiğe bağlandı. Bu yaşanılanlar aslında çok vahim ve üzücü. İşin kötü tarafı  ise  bu sapkın davranış türünü kanıksamamız, sıradan olaylar gibi davranmamız. Neredeyse her gün birkaç kez yaşandığı için adi vaka olarak algılamamız. Tabi bu tür olaylar sonucunda geride gözü yaşlı analar, babalar, kardeşler, arkadaşlar ve üzüntü duyan iyi kalpli insanlar kalıyor.

 

Birde görev icabı yapılan ve sıradanlaşan açıklamalar.’ ’Her türlü önlemi alacağız’’,’’Soruşturma başlatıldı’’,’’Bu şiddet kabul edilemez’’,’’Sonuna kadar gideceğiz’’,’’Toplum vicdanında bir yara açmıştır’’vs. vs. Peki sonuç! Şiddet ve türevleri ile sonuçları hızlanarak çoğalıyor.

 

Eskiden medya, özellikle sosyal medya bu kadar yaygın kullanılmazken yani biraz daha kapalı toplum olarak yaşanırken bu haberlere, görüntülere rastlamazdık veya daha az rastlar daha az duyardık. Acaba bu kadar sapkınlık, şiddete eğilim, ahlaksızlık yaygın değilmiydi, yoksa vardı da biz mi duymuyorduk!  Toplumun eğitim seviyesi yükseldiği için acaba insanlar daha duyarlı hale geldi de bu işlerin üstü örtülmeden hemen duyulmayamı başladı? Bunlar üzerine kafa yormak gerek.

 

Beni asıl üzen ise taciz olaylarının aslında hiç olmaması gereken eğitim kurumlarında olması. Özellikle de Üniversitelerde! Basında bu tür haberlerin çokça yer aldığı günlerden birinde arkadaş grubuyla sohbet ederken içlerinden biri bana ‘’hocam niye bu işler  üniversitelerde çok yaşanıyor, özel bir sebebi var mı ?’’ diye sordu. Açıkçası o zamana kadar üzerinde bu kadar düşünmemiştim ama soru üzerine düşünmeye başladım.

 

Neden üniversitelerde taciz, şiddet olayları daha fazla yaşanıyor veya kamuoyuna hemen yansıdığı ve haber olduğu için acaba biz yersiz bir abartıya mı kapılıyoruz? Algıda seçicilikmi yapıyoruz?  Bu ahlaksızlığın azı, çoğu olmaz bir tane olsa bile kötüdür, acıdır. Çünkü özellikle aileleri tarafından bize emanet edilen, bize güvenilerek gönderilen gençlere kötü gözle bakılması bile kabul edilemez, bırakın taciz etmeyi! Peki, bu yüz kızartıcı durumla yeterince mücadele ediliyor mu veya edilebiliyor mu?  Benim kanımca hayır. Neden derseniz, öncelikle tacize maruz kalan genç öğrencinin ki bu genelde kadın öğrenciler oluyor ve böyle bir davranışa maruz kaldığında şikâyet etmesi isteniyor. Yani yazılı olarak dilekçe vermesi bekleniyor. Mağdur kişi tabi ki hemen harekete geçmiyor ve önce sorgulamaya, şikâyet edersem başıma ne gelir diye düşünmeye başlıyor. Gerek arkadaşları, gerekse danıştığı kişiler’’O hoca, ona bir şey olmaz, sana takarlar, dersten kalırsın, mezun olamazsın, hocayı kızdırırsan hepimiz yanarız, sen de böyle açık giyinmeseydin, bu kadar makyaj yapmasaydın, kim dedi sana her gün hocanın odasına git ‘’gibi kendilerine göre uygun olan bir biçimde telkin de bulunuyorlar. Bunun üzerine de mağdur kişi şikâyet etmiyor ve konunun üstü kapanıyor.

 

Doğal olarak tacizci bu işten kolayca sıyrıldığı için aynı sapkın davranışını sürdürmeye, kendine yeni kurbanlar aramaya devam ediyor. Böyle durumlarda yöneticilerin de eli kolu bağlı oluyor, çünkü böyle bir olayın yaşanıp yaşanmadığını kanıtlamak, şikâyet olmadığı için zor oluyor, iftira atılmış olabiliyor ( yaşanmış örnek olaylar olduğundan aynı hataya düşmemek için), aralarında çeşitli nedenlerle husumet olan, çatışma olan öğretim elemanlarının öğrencileri yönlendirmesi olabiliyor. Böyle bir hatanın geri dönüşü zor hatta imkânsız oluyor.

 

Tacizci olarak adı çıkan kişinin aile düzeni, iş ilişkileri, toplum içinde ki saygınlığı, öğrenci nezdinde ki itibarı bir daha geri gelmiyor. Yani çok hassas bir konu ve bana göre yöneticilere burada önemli bir görev düşüyor. Öncelikle şikâyet varsa ve olayın gerçekleştiği ispat ediliyorsa, üstelik tacizcinin geçmişinde de bu tarz vakalar varsa, hakkında duyumlar alındıysa (İş arkadaşlarına, yöneticilerine sorularak kanaat edinilebilir) hemen hakkında en ağır yasal işlem yapılmalı, iş sözleşmesi feshedilip eğitim kurumundan uzaklaştırılmalıdır. Yani yerini değiştirmek, gözden uzaklaştırmak çözüm değildir. Bu ona cesaret verir hakkında şikâyet yok ama çok fazla duyum varsa da takibe alınmalı, öğrenciyle irtibatı kesilmeli ve yaptığı ilk hata da hakkında yasal işlem yapılmalıdır. Aksi takdirde bu sapık zihniyetli insanlarla mücadele edilemez.  

 

Bu konuda ailelere de önemli görevler düşüyor. Öncelikle çocuklarının kaldığı evi, yurdu  mutlaka görmeli, arkadaşlarını tanımalı. Okuluna mutlaka gitmeli  ve ders hocaları ile görüşmeli. Bazen bunları habersiz yapmalı. Ders durumunu, devam durumunu kontrol etmeli. Tüfek icat oldu mertlik bozuldu ama esas cep telefonu icat olunca mertlik bozuldu, yalan söylemek kolaylaştı ve sıradanlaştı.

 

Aman dikkat! Çocuklarımızın karşısına hep iyi insanlar çıkması dileğiyle hoşçakalın.

 
Etiketler: Gazi, Uçkun'un, Köşe, Yazısı:, SAPKIN, DAVRANIŞLAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Aralık 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ - KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ UYUMU
02 Aralık 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: HAYAT ZORDU AMA GÜZELDİ-HAKKINIZI HELAL EDİN
20 Kasım 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: YORUMSUZ…….
08 Kasım 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Tarih-Kültür-Müzik ve Bir Şehrin Tanıtımı
30 Ekim 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Ara Güler ve Cumhuriyet
17 Ekim 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ORDAN BURDAN
03 Ekim 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: 11 İYİ ADAM -IKD
21 Eylül 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: TÜRKKÜM-2018
12 Eylül 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: BİRAZDA GURURLANALIM
03 Eylül 2018
Gazi Uçkun!un Köşe Yazısı: Ayakta Kalmanın İlk Şartı Borca Karşı Durmak
20 Ağustos 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: İnsan yaşamındaki önemli eşikler
18 Ağustos 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Borç Yiyen Kesesinden Yer
03 Ağustos 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ATATÜRK VE BAĞIMSIZLIK
29 Temmuz 2018
Prof. Dr Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: ATATÜRK’ÜN ÇAĞDAŞLIK SAVAŞI
14 Temmuz 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Türk Milleti Bu Mu?
03 Temmuz 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: THESSELANİKİ,BİTOLA,OHRİD,SKOPJE VE DİSCALCULİ
14 Haziran 2018
Prof. Dr. C. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Enseyi Karartmayın Başarılı Bir Gençlik Geliyor
02 Haziran 2018
Prof. Dr. C. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Adil Olmayan Bir Yarış
22 Mayıs 2018
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Değneksiz Köyün Kuduz Köpekleri
12 Mayıs 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: Geleceğimiz Üniversiteler (mi) !
04 Mayıs 2018
Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı
20 Nisan 2018
Beşikten Mezara kadar borçluyuz!
19 Nisan 2018
BEŞİKTEN MEZARA KADAR BORÇLUYUZ!
17 Nisan 2018
ÇOCUKLAR ÖLMESİN ŞEKERDE YİYEBİLSİNLER
10 Nisan 2018
BENDEN SONRASI TUFAN
04 Nisan 2018
Vicdanını Yitirmiş Bir Dünyadan Başka Nedir ki Cehennem?
29 Mart 2018
ÇANAKKELE’NİN ARDINDAN
29 Mart 2018
İŞ GÜVENLİĞİ (Mİ)!
19 Mart 2018
KISA YOLDAN KÖŞEYİ DÖNMEK
13 Mart 2018
Cumhuriyet Tarihimizin Gizli Kahramanları (Tarhana Osman)
06 Mart 2018
Eski Defterleri Karıştırmayın!
01 Mart 2018
Afrin Harekatı ve Strateji
21 Şubat 2018
Vatan da lazım ekmek de
14 Şubat 2018
BÖLGESEL GÜÇ TÜRKİYE
09 Şubat 2018
Mucize mi yoksa Azim ve Başarı mı ?
04 Şubat 2018
EMMANUEL MACRON’A CEVABIMDIR
31 Ocak 2018
AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT(MA)
27 Ocak 2018
BİR ŞEY OLMAZ!
23 Ocak 2018
VEFA
13 Ocak 2018
Güvenlik ve Turizm
09 Ocak 2018
İKİ ÇINAR GÖĞE ERDİ
04 Ocak 2018
TÜRK OCAĞI ANA KUCAĞI
02 Ocak 2018
SÖMÜRGECİLİK VE TÜRKLER-2
30 Aralık 2017
SÖMÜRGECİLİK VE TÜRKLER - 1
27 Aralık 2017
ŞANTAJ, RÜŞVET, TEHDİT VE SONUÇ HEZİMET
25 Aralık 2017
NE AB, NE ABD, NE NATO TAM BAĞIMSIZ AVRASYA TÜRK BİRLİĞİ
19 Aralık 2017
MUTLULUK MU DEDİN? BİZ MUTLULUĞU ÇOKTAN UNUTTUK
17 Aralık 2017
MESLEK YÜKSEK OKULU MESELESİ, MEMLEKET MESELESİ
12 Aralık 2017
AHLAK DİN VE KUDÜS
08 Aralık 2017
Dunning - Kruger Etkisi ya da Cahil Cesareti
01 Aralık 2017
LEYLA’DAN SONRA
Haber Yazılımı