Yazı Detayı
04 Eylül 2018 - Salı 17:29
 
Furkan Kaya'nın Köşe Yazısı: “BÜYÜK SATRANÇ TAHTASI”, AKDENİZDİR
Dr. Furkan KAYA
 
 

Uluslararası sistem bugün belki de hiç olmadığı kadar acımasız, sert ve öngörülemez boyutlara doğru hızla eviriliyor. Bir yanda ABD kendi küresel üstünlüğünü ticari cepheler açarak sağlamaya çalışırken, Rusya-Çin ve çevrelerinde oluşturmaya çalıştıkları blok ve paktlar ile bölgesel hakimiyetlerini kaybetmek istemiyorlar. Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’yu içine alan coğrafyanın Orta Asya ile birleşmesi neticesinde bu bölgeyi kontrol edecek olan oluşum enerji kaynaklarının taşınması ve ticari hattın oluşmasıyla büyük bir güç elde edecektir. Bugün Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Hint Okyanusu ve Orta Asya coğrafyalarında yaşanılan bilek güreşinin ana nedenlerinden birinin bu olduğunu söyleyebiliriz.

 

Dünyanın kaderini belirleyecek su yolları.

ABD donanmasından jeostrateji uzamanı Alfred Mahan, Birinci Dünya Savaşı öncesinde “Hint Okyanusunda askeri üstünlüğü kim elinde tutarsa, uluslararası sahnede başat güç o olacaktır.” demişti. Şüphesiz burada konu edilen ABD’nin okyanustaki büyük yollar ve bilhassa Hint Okyanusunda stratejik kontrole sahip olmasıydı. Dünyanın kaderini belirleyecek ana sulardan biri burasıdır. ABD’nin ortaya koyduğu ulusal çıkar stratejileri arasında büyük deniz yollarının askerileşmesi yer almaktadır. Akdenizi Süveyş Kanalı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden Güney Asya ve Uzak Doğu’ya bağlayacak olan suyolu enerji taşımacılığında kritik öneme sahip.

 

Kırılgan ittifaklar, değişen ulusal çıkarlar.

Orta Doğu bölgesini incelediğimizde çatışmaların istikrarlı fakat neticelerinin uluslararası ilişkiler üzerinde etki gösterse de tarafların tam olarak da mantığını yansıtmıyor. İttifakların son derece kırılgan ve ulusal çıkarların değişken olduğu düzende bölgesel ve bölge dışı bağlarda aynı şekilde değişkenlik gösteriyor. Örneğin Türkiye’nin son olarak Zeytin Dalı Harekatıyla amacı sınır ötesindeki YPG-PYD terör gruplarını bölgeden dışarı atmak ve Suriye ile arasında bir tampon bölge oluşturmaya çalışmaktı. Bu Türkiye’nin ABD’nin tüm lojistik ve maddi desteğine rağmen bir varoluş mücadelesiydi. Bu noktada Türkiye ile Rusya’nın anlayışları bütünleşik Suriye’de PYD örgütünün muhatap alınmasıyken, ABD tarafında Suriye’de IŞİD’e karşı mücadele eden bir müttefikti.

 

Akdeniz coğrafyası, “büyük satranç tahtası”

Orta Doğu coğrafyası Akdeniz’in doğal devamıdır. Bu nedenle Akdeniz jeopolitik oyunun bir parçasıdır. Jeopolitik ve jeostratejik açıdan Akdeniz havzasının önemi Avrupa, Asya ve Afrika arasında köprü işlevi görmesinden kaynaklanmaktadır. Akdeniz coğrafyasına baktığımızda; Avrupa Birliği, Türkiye, ABD, Rusya, İsrail ve Çin’in askeri-siyasi-ekonomik rakip işbirliği içinde olduğunu görüyoruz. Kıbrıs meselesinin neden Türkiye’nin tarih boyunca milli davası olduğunu anlayabilmek için bu küçük denkleme bakmak yeterli olacaktır.

 

Suriye’nin geleceği coğrafyanın kaderini belirleyecek.

Suriye’nin geleceği Orta Doğu’nun hatta Orta Asya’yı da içine alacak coğrafyanın kaderini belirleyecektir. Dolayısıyla Fırat’ın doğusu ile batısı arasında kurulacak sistemde Türkiye’nin terör koridoru olarak nitelendirdiği PYD oluşumuna izin vermemelidir. Fakat müttefiklik ilişkilerinin en alt seviyelerde olduğu Türkiye-ABD ilişkilerinde bu konuda hemfikir olmak oldukça zor. ABD’nin ekonomik savaşı ve istediği devletleri ekonomik silahlarla diz çöktürme stratejisi ülkelerin kendi para birimleri ile ticaret için neler yapması gerektiği hususunda çalışmalara yöneltecektir.

 

Hülasa.

ABD tarihi, ABD dış politikası demektir. İmparatorluk stratejisiyle dünyanın efendisi olmak üzerine kurulu bu anlayış, hakimiyet kurmaya çalıştığı diğer milletlerin yeniden dirilişlerini değil, aslında yaşam güçlerini ispat edecektir.

 

 
Etiketler: Furkan, Kaya'nın, Köşe, Yazısı:, “BÜYÜK, SATRANÇ, TAHTASI”,, AKDENİZDİR,
Haber Yazılımı