Haber
11 Kasım 2019 - Pazartesi 12:25
 
Zatürre tüm ölüm nedenleri arasında 4. sırada!
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nesrin Öcal, zatürrenin, Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019 raporuna göre tüm dünyada ölüm sebepleri arasında 4. sırada, enfeksiyon kaynaklı ölümler içinde ise birinci sırada yer aldığını söyledi.
SAĞLIK Haberi
Zatürre tüm ölüm nedenleri arasında 4. sırada!

Doç. Dr. Öcal, Dünya Zatürre Günü dolayısıyla yaptığı  açıklamada, halk arasında zatürre olarak da bilinen pnöminin akciğer dokusunun  iltihaplanması olduğunu ve bakteri, virüs ya da mantarlar nedeniyle oluşan  enfeksiyonlarla ortaya çıkabileceğini belirtti.

 

Bazı özel pnömoni türlerinde hastalığın, hasta kişiden sağlam kişilere solunum yoluyla bulaşma riskinin olabileceğine işaret eden Öcal, genellikle  bağışıklığı sağlam kişilerde bu tarz bir bulaşmanın sık olmadığını dile getirdi.

 

Öcal, hastaların çoğunun, vücut direncinin kırılması veya tetikleyen  diğer kronik hastalıklara bağlı olarak kendi ağız, boğaz veya sindirim  sistemindeki mikropların akciğere ulaşmasıyla zatürre olduğunu ifade ederek,  "Diğer bir deyişle, pnömoni gelişiminde bulaşmadan çok, kişinin vücut direncini  kıran risk faktörleri rol oynar." dedi.

 

Doç. Dr. Öcal, "Zatürre, Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019 raporuna göre  tüm dünyada ölüm sebepleri arasında iskemik kalp hastalıkları, akut inme ve  KOAH'tan sonra 4. sırada yer almaktadır. Hastalık, enfeksiyon kaynaklı ölümler  içinde hala 1. sıradadır. 2016'da 3 milyon kişinin pnömoni nedeniyle hayatını  kaybettiği bilinmektedir." diye konuştu.

 

"Gecikmiş ve ağır olgularda ölüm oranı yüksek"

 

Doç. Dr. Nesrin Öcal, yüksek ateş, üşüme-titreme, öksürük, balgam  çıkarma, göğüs ağrısı, halsizlik gibi bulguların zatürrenin en sık belirtileri  arasında yer aldığını ifade ederek, "Bazı 'atipik pnömoni' dediğimiz durumlarda  öksürük, balgam yerine hafif ateş, kas-eklem ağrıları, halsizlik ön planda  olabiliyor. Bu tip durumları genellikle genç hastalarda görüyoruz. Pnömoni  tablosu ayaktan tedaviyle evde takip edilebilen bir durumdan yoğun bakım ihtiyacı  olan bir duruma kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Hangi tip olursa olsun  zatürre hekim kontrolünde tedavi edilmelidir." şeklinde konuştu.

 

Özellikle 65 yaş üzeri kişilerin, kronik akciğer, kalp, böbrek,  karaciğer ve şeker hastalarının, kas zayıflığı, inme, bunama gibi sinir sistemi  hastalığı olanların, yutma fonksiyonlarında bozulma bulunan ve bağışıklık sistemi  baskılanmış kişilerin pnömoni açısından en büyük risk grubunu oluşturduğuna  işaret eden Öcal, şöyle devam etti:

 

"Ancak, sigara ve kronik alkol kullanımı, kontrolsüz ve hızlı kilo  verme, uygun olmayan hızlı zayıflama diyetleri gibi vücut direnci aniden  bozabilen durumlarda da pnömoni daha sık ortaya çıkabilmektedir. Pnömoni  belirtileri ve risk faktörleri taşıyan hastaların değerlendirilmesinde akciğer  grafisi, kan tetkikleri ve bazen akciğer tomografisi genellikle tanı için  yeterlidir. Duruma göre balgam ya da kan kültürü istenebilir. Hastanın tanısı  konulduktan sonra bir klinik değerlendirmeyle evinde mi hastanede mi yoğun  bakımda mı tedavi olmalı, sorusuna yanıt aranır. İleri yaş veya genel durumu  bozulmuş olan hastaların hastanede tedavi edilmesi gerekir. Ana tedavi uygun  antibiyotik, yeterli sıvı ve gıda alımının sağlanması ve istirahattir. Zamanında  tanı ve tedavi başlanırsa kronik hastalığı olmayanlarda genellikle bir hafta  içinde belirgin düzelme sağlanır. Hastanın durumuna göre tedavi bir süre daha  uzatılabilir. Ancak gecikmiş ve ağır olgularda ölüm oranı yüksektir."

 

"Risk altındaki kişilerin zatürre aşısı yaptırması çok önemli"

 

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nesrin Öcal, zatürreden nasıl  korunacağına ilişkin de şu bilgileri verdi:

 

"Kronik hastalığı olanların düzenli takip edilmesi, hastalığın kontrol  altında tutulması, beslenme ve hijyen koşullarının düzeltilmesi, sigara, alkol,  madde kullanımından kaçınma korunma aşamasında önemlidir. Bağışıklığı zayıf ya da  ileri yaş kişilerin özellikle grip salgını dönemlerinde kalabalıktan kaçınması,  maske kullanması gibi tedbirler de faydalıdır. Bunlar haricinde özellikle risk  altındaki kişilerin zatürre aşısı yaptırması çok önemlidir. Zatürre aşısı, en sık  karşılaşılan zatürre mikrobu olan 'pnömokok' bakterisinden elde edilen aşıdır.  Üst kol kasına uygulanır. Mevsimsel zamanlama yoktur. İstenilen zamanda birey  uygun durumdaysa aşı yapılabilir. 65 yaşından büyük her birey, kanser tedavisi  olanlar, bağışıklığı bozulmuş olan hastalar, organ nakli olanlar, böbrek,  karaciğer, kalp, akciğer, beyin ve diyabet gibi kronik hastalığı bulunanlar,  Dalağı alınmış veya fonksiyonu bozulmuş bireyler, alkol bağımlıları, hastane ve  huzurevi çalışanları zatürre aşısı yaptırması gereken riskli grupta yer  almaktadır." 

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı