Haber
10 Temmuz 2019 - Çarşamba 20:36
 
Şule, boğularak mı öldürüldü? Tanık profesör: Erkek DNA’sı tespit ettik
Üniversite öğrencisi Şule Çet’in, Ankara’da bir plazanın 20’inci katından şüpheli bir şekilde düşerek ölmesiyle ilgili davaya devam edildi. Çet’in ölümüne ilişkin rapor hazırlayan Prof. Dr. Hakan Kar, Çet’in anal bölgesinde ekimoz, sıyrık ve noktasal kanamalar olduğunu belirterek, “Vajinal bölgede ise bir erkeğe ait DNA tespit ettik ancak mukayese imkanı olmadığı için bu DNA’nın kime ait olduğunun tespit edemedik” dedi. Çet’in boynundaki hyoid kemiği kırıklarına da değinen Kar, bu kırığın yüzde 70 oranında elle boğulmalarda görüldüğünü açıkladı.
GÜNCEL Haberi
Şule, boğularak mı öldürüldü? Tanık profesör: Erkek DNA’sı tespit ettik

Ankara 31'nici Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki durusmaya Şule Çet'in babası İsmail Çet, aralarında milletvekillerinin de bulunduğu çeşitli sivil toplum ve kadın örgütü temsilcileri katıldı.

 

ZORLA İLİŞKİ İZİ

 

Duruşmada hazırladığı rapor hakkında bilgi veren Prof. Kar, cinsel bölgede tespit edilen lezyonların yüksekten düşme sonucu olamayacağını, Çet'in, tırnak altında tespit edilen DNA'nın da tırmıklama sonucu oluşacağını, anal bölgedeki ekimozların ise zorla ilişki sonucu meydana gelebileceğini belirtti.

 

Duruşmada dinlenen Çet'in üniversite arkadaşı Zehra Aybüke Akdağ da Çet'in kesinlikle intihar etmeyeceğini belirtti ve “Şule'nin yükseklik korkusu vardı, yüksekte asla duramazdı. Polyanna gibiydi. Ne ağlarken gördüm ne mutsuz haline rastladım. 10 gün önce yeni bir ev tutmuş, duvarları kendisi boyamıştı. Hiçbir problemi, psikolojik sorunu yoktu. Bir gün sonra doğum günü vardı, hazırlık yapıyordu'' dedi. Sanık Berk Akand'ın arkadaşı Gözde Yaman ise ‘'Berk'i 15 yıldır tanıyorum; böyle bir şey yapacağına inanmıyorum” dedi.

 

DELİL KARARTILIYOR

 

 

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım da, sanık Akand'ın kullandığı telefon ile savcıya teslim ettiği telefonun markalarının farklı olduğunu iddia ederek, “Hala delil saklıyorlar'' dedi. Avukat Ferhat Gebeş de, “Raporda Şule'nin sol ayakkabısının önce düştüğü belirtiliyor. Hafif bir nesnenin ağır bir nesneden önce düşmesi mümkün değil. Bu ayakkabısının önce atıldığını gösteriyor. Tek çorabı yok. Üzerindeki kazak içe doğru katlanmış bu da sonradan giydirildiğini gösteriyor.” dedi.

 

Sanık Çağatay Aksu ise, “Birine dokunmadan tecavüz etme ve aşağı atmak nasıl oluyor'' diye sordu. Mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Sanıkların asansörde aralarındaki konuşmayı çözmek için istenilen dudak okuma raporunun da beklenmesine karar verildi.

Kaynak: (BÜLTENLER) - Bültenler Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı