Haber
22 Ekim 2019 - Salı 17:07
 
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: NE AMERİKA NE RUSYA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE
KOCAELİ Haberi
Prof. Dr. Gazi Uçkun'un Köşe Yazısı: NE AMERİKA NE RUSYA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

NE AMERİKA NE RUSYA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

 

Bizim kuşak ve daha eskiler gençlik yıllarında yazının başlığını meydanlarda atılan slogan olarak çok dinlemiş, duymuşlardır. Büyük Atatürk yeni bir devlet kurarken de tam bağımsızlığı şiar edinmiş ve bu coğrafyada yeni kurulan hem de koskoca bir imparatorluğun mirası, külleri üzerine kurulan cumhuriyetin ancak bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürebileceğini düşünmüş ve gerek ekonomide, gerek siyasette, gerek dış ilişkilerde gerekse sanayide bağımsızlığa, milli ekonomiye, milli sanayiye, milli tarıma, milli ve tarafsız bir dış politikaya önem vermiş ve bütün adımlarını buna göre atmıştır.

 

Bu politikalar Atatürk’ün ölümünden sonra da bir süre benimsenmiş, yürütülmüş veya yürütülmeye çalışılmış ancak iç ve dış siyaset, uluslar arası konjonktür, ikinci dünya savaşı ve dünyanın iki blok halinde bölünmesi gibi nedenlerle genç Türkiye Cumhuriyeti de bu oluşan bloklarda taraf olmak zorunda kalmıştır.

 

Yani batı bloğuna daha da doğrusu A.B.D’ne yanaşmış ve NATO’ya üye olmuştur. Zaten tam bağımsızlık da NATO üyeliği ile birlikte askıya alınmıştır. NATO üyeliği bizim bütün milli dediklerimizi ortadan kaldırdı. Savunma sanayisinde Amerika bağımlısı olduk, tarımda Amerika-İsrail bağımlısı olduk, otomobilde, elektronikte, eğitimde aklınıza ne gelirse millilikten çıktı ve dışarıya muhtaç hale geldi. Ta ki ne zaman kafamıza dank etti 1974 Kıbrıs Barış Harekatında Kıbrıslı Rumlar (şimdiki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) Kıbrısta yaşayan soydaşlarımızı uzun süredir taciz ediyor, yok etmeye çalışıyordu ve Uluslar arası camiadan her zaman olduğu gibi bir ses çıkmıyordu.

 

Yunanistan ve İngilterenin’de gazı ve teşvikiyle (adayı tamamen Rumlaştırma ideali) Rumlar işi cinayetlere, çocuk öldürmeye, katliamlara kadar vardırdı ve en sonunda Temmuz 1974’te T.S.K Kıbrısa barış getirmek için çıkarma yaptı. İşte büyük dostumuz, stratejik ortağımız, NATO’daşımız sözde birimizin burnu kanasa hep birlikte yardımımıza koşacak olan dostlarımız (Fransa,İtalya,İspanya, İngiltere, ABD vs.) kalkıp bize ambargo uyguladılar.

 

Ordumuzun elindeki silahlar NATO üyesi ülkeler tarafından, büyük ölçüde ABD tarafından verildi. Daha doğrusu satıldı. Dolayısıyla siz bu silahları Kıbrıs da kullanamazsınız dediler. Bunu neden gösterip ekonomimizi, tarımımızı, ticaretimizi engellemek iççin ellerinden geleni yaptılar. Haşhaş ekiminin yasaklanması en çok bilineni ve akılda kalanıdır.

 

Kötü komşu-cimri komşu insanı mal sahibi yapar misali şimdiki savunma sanayimizin temeli aslında bu ambargo uygulamasından sonra oldu. Kendi göbeğimizi kendimizin kesmesi gerektiğini çok acı tecrübeyle öğrendik. Şimdi sınır ötesi harekat yapıyoruz ve kendi ürettiğimiz silahlar, toplar, tanklar, iha ve siha’ları kullanıyoruz.

 

Cephane kendimize ait. Barış Pınarı harekatı bunun çok açık örneğidir.İşte Atatürk’ün tam bağımsızlık düşüncesi bunun için önemlidir.ABD ortaklığının, dostluğunun sadece kendi çıkarları çerçevesinde olduğunu çok açık bir şekilde gösterdi. Sanmayın ki Rusya aynı değil. Rusya’da sadece kendi çıkarlarının sınırları içinde yanımızda olur ve en küçük bir ayağına basma durumunda, görün bakın dostluk mu kalır, komşuluk mu? Atatürk ileri görüşlü bir devlet kurucusu olarak bağımsızlığı her zaman ön plana çıkarmış ve her ortamda vurgulamıştır. Alın size bu konudaki birkaç sözü;

 

» Bu millet bağımsızlıktan yoksun yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

 

» Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.

 

» Tam bağımsızlık denildiği zaman, tabii, siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri  vs. her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik kasdolunmaktadır.

 

» Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

 

» İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye’nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.

 

» Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.

 

» Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.

 

» Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.

 

» Ya istiklal, ya ölüm.

 

Atatürk bu sözleri Türk milletine söylemiş, anlayın ve uygulayın diye!! Sanırım son olaylardan sonra iyice anlaşıldı.Hoşçakalın

 

PROF. DR. C. GAZİ UÇKUN

 

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı