Haber
21 Haziran 2019 - Cuma 17:41
 
Orhan Balcı'nın Köşe Yazısı: Sorunları yazmak, sesiniz olmak görevim!
KOCAELİ Haberi
Orhan Balcı'nın Köşe Yazısı: Sorunları yazmak, sesiniz olmak görevim!

Sorunları yazmak, sesiniz olmak görevim!

 

 

08 Haziran 2019 Cumartesi günü bu sütunlarda “Otopark uygulaması, Dilenci sayısının artışı, Seka Park’tan şikayetler” başlığıyla gelen şikayetleri derleyerek bir yazı yazdım. Her zaman olduğu gibi bu yazımı sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarımdan paylaştım. Yazdığım yazımı destekler birçok yorum yapıldı.

 

Bugün bu sütunlarda o yazımın altına bir İzmitli ve okurum olanın yaptığı yorumu paylaşıyorum.

 

Bugün köşemin sahibi çok değerli okurum, İşte paylaştığı…

 

“O kadar çok basit çözümlü işler var ki Orhan abi ama sorunu görmek lazım.

 

Hereke'den dönüyorum. Eskiden tam şehrin ortası halk evinde duraklarımız vardı orda inerdik, sağa sola nerdeyse evimiz giderdik, şimdi inmek için İzmit'i bitiriyoruz. En yakın durak Seka Camii, en uzak durak Ncity köprüsü ikisi arasındaki mesafe yürünecek gibi değil, tekrar araca binmek gerekiyor.

 

Seka Park demişken mülki idare bir tane bebek arabası alsın yada tekerlekli sandalyeye binsin, yada bir yaşlısını alsın İzmit'te bir yürüsün neler eksik görecektir.

 

Abi Kocaeli Devlet Hastanesi yapıldı, eczanelerin önündeki kaldırımlara bir bak, benim hatırım için al bir bebek arabası tramvaya bin Seka Park’ta in, kırmızı merdivenleri çıkmadan sahile gidebiliyorsan yolunu öğret bana,

 

E 5 üzerindeki asansörlerin tuvalet olarak kullanılmasına ne demeli, leş gibi sidik koksa da annemi tiksine tiksine bindirip deniz tarafına geçirebiliyorum,

 

Perşembe pazarı ve santral kavşağı tam bir keşmekeş yaya için, karşıya ölmeden geçmek için adranalin salgılıyorsun,

 

Santral ölüm yokuşu kaza rekoru kırdı, çoğu ölümlü, tık yok hep sürücü hatalı,

 

Tramvayların duraklarında inince nerden geçiyorsun bir bak abi, kanal boyu kavşağında tramvay ve yaya ilişkisine bak hiç oradan yürüyerek geçtin mi?

 

Kocaeli Üniversitesi’ne yazın çıkan araba bulamıyorsun, öğrenciler binlerce kez şikayet etmiş, Maşukiye hattı tam bayramlık, hiç saatlerine uymuyorlar, hat cezası aldıkları halde canı ne zaman isterse o zaman geçiyor,

 

Hiç Alanya'ya gittin mi bilmem küçücük bir ilçe tüm toplu taşımalarında klimalar var.

 

Bizim toplu taşımaya binersin, kışın donarsın, yazın yanarsın, pislik içinde, yeşil otobüs şöförlerinin , özürlü, engelli, yaşlı insanlara bedavacılar gözü ile bakarak hakaret etmelerine ne demeli, sorarsan belediyeden bunların paralarını alamıyorlarmış,

 

Kapalı pazara gelelim, hiç olmuş mu?

 

Modern ve hijyenden uzak kasaba pazarı gibi, ATM yok, Umumi tuvalet vardır herhalde ben görmedim,

 

Kocaman bir tesis yapıyorsun yani futbol için stadyum yapıyorsun,  otopark ve yolunu yapmayı unutuyorsun olacak iş mi?

 

Antik kapı arkasındaki sahile hala lağım suyu akıyor gittin mi hiç sıcakta leş gibi kokuyor,

 

Bu İzmit'in içi böyle birde ilçeleri sayayım sana…

 

Derince'den ötesine git bir iğne yolu yatırım yok,

 

30-40 sene önce nasılsa aynı, hakkını yemeyelim bir tek sahil düzenlemesi yapılmış o güzel olmuş, onun haricinde hiç bir yenilik modernlik, gelişme göremezsin.

 

Karşı sahillere gidelim…

 

Değirmendere ve Karamürsel'i hariç tutuyorum hiç değerlendirilememiş bölgeler, İstanbul'dan insanlar günü birliğine nereye gidelim diye can atarken biz elimizde ki malzemeyi kullanamıyoruz.

 

Hele Karadeniz sahillerimize gidelim arkadaş turizm kafasından uzak bu kadar kötü yönetilen bir bölge olamaz.

 

Maşukiye'de deniz yok turist dolup taşıyor,

 

Kumcağız, Seyrek, Bağırganlı, Kefken, Kerpe tesis yok ya, bir usta ile karşılaştık, İstanbul'dan iş almış villa tadilatı yapmak için bana dedi ki nasıl bir yer burası ekmek bile bulamıyoruz. Özel sektörün yapamadığı yerlerde belediye çay bahçeleri açar benim bildiğim nerde abi? Orhan abi bazen Tüm belediye başkanlarını, vali ve kaymakamları alıp adım adım bu şehri gezdirmek istiyorum. Çünkü onlar siyah makam araçlarında, film şeritli, şoförlerinin kullandığı araçlar ile gezerken hiç bir sorunu göremiyorlar.

 

Vali'nin oturduğu caddede oturuyorum, Fiber internet alt yapısı yok daha ne diyeyim. Körfezimiz var, bir zamanlar feribotlarımız vardı, 10 dk. Gölcük'e geçerdik, onları da kaldırdılar. Nerden baksan basit çözümlü çok iş var ama yapan yok.

 

Orhan abi bir gün bu şehri baştan sona yaya gez beni çok iyi anlayacaksın, o zaman daha kuvvetli yazarsın.

 

Sesimiz ol…”

 

Değerli okurlar,

 

Okurum Deniz Dunar’ın yazdıklarının altını imzamı atarım…

 

Yazdıklarını zaman zaman gündeme getirip sesi ve seniniz olmaya devam edeceğim…

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı