Haber
18 Eylül 2019 - Çarşamba 10:09
 
İmamoğlu: Erdoğan bizi kendi belediye başkanlarına örnek göstermeli
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haber Global’de Erdoğan Aktaş ile Eşit Ağırlık programının konuğu oldu. İmamoğlu İBB’deki israf çalışmalarına ilişkin, “İsrafın küçüğü büyüğü olur mu? Elbette ki bugünün ekonomisinde biz İstanbul’da israfın engellenmesi konusunda bir mücadele veriyorsak bizi ilk tebrik etmesi gereken sayın Cumhurbaşkanıdır. Kendi belediye başkanlarına demeli ki, aynısını yapın.”
POLİTİKA Haberi
İmamoğlu: Erdoğan bizi kendi belediye başkanlarına örnek göstermeli

31 Aralık 2019 tarihinde, 2019 yılının bizden önceki ilk 6 ayını ve bizim dönemimizdeki 6 ayını, bütün ayrıntısıyla kamuoyuna açıklayacağız.

 

2019 bütçesinde İBB için 23.8 milyar TL gider öngörülmüş. Aldığımız tasarruf tedbirleriyle 20 milyar TL’nin biraz üzerinde bir gider gerçekleşmesiyle yılı kapatacağız. İlk 6 ay bizim elimizde olmadığı halde bu sene 3.5 milyar TL gibi bir tasarruf gerçekleşecek.

 

‘ERDOĞAN BİZİ TAKDİR ETMELİ’

 

DEVRİ SABIK AÇIKLAMASI: 1994 yılında kendisinin belediye başkanı olduğu dönemde yaptıklarına dönelim. İnanın aynı şeyler vardı. Refah Partisi döneminde en önemli söylemleri israfla ilgiliydi. Ben dün gibi hatırlıyorum. O dönemde ortaya koyulan eylemin aynısını yapıyoruz. Bizi takdir etmeli, teşekkür etmeli. Kendi partisine ait belediye başkanlarına demeli ki, “Aynısını yapın kardeşim”. Biz bütünüyle CHP’li belediyeler bu konuda en iyiyiz demiyorum. Bizim de hatalarımız var. Ben kamuda israfı engelleyelim diyorum. CHP’li belediyelerin de hatası varsa onlar da düzeltecek. Sadece AK Partili belediyeler demiyorum. İyi yöneten belediye başkanı arkadaşlarımız olursa ilk tebrik edecek ben olurum.

 

Tümüyle 82 milyon insanın parasını korumaktan bahsediyorum. İştirakleri de kattığınızda konsolide bütçesi 60 milyara çıkıyor. Tasarruf imkanlarıyla öyle büyük hizmetler gerçekleştirebilirsiniz ki… Bakın bütçe yönetimi İstanbul adına çok önemli bir detay. Burada ortaya koyacağınız bir tasarrufla Türkiye’nin GSMH’sinin iyi kullanılmasına dönük öncülük yapmış olursunuz. Muazzam rakamlar.

 

VAKIF VE DERNEKLER: Çok tespitimiz var. Tek tek açıklamak istemiyoruz. Her birisi bir manzara oluşturacak ve biz bunları topluma deklare edeceğiz. Biz şuna yemin ettik: Şeffaf olacağız, hesap vereceğiz, varsa bir dönemin karanlık noktaları onu da insanların önüne koyacağız. Dini vakıflar diyorlar. Yanlış. Bizim hiçbir dini vakıfla ilgili sorunumuz yok. Çok saygın vakıflar var. Siz İstanbul’a hizmet ediyorsunuz ama tüm kaynaklarınızla 3-5 vakfa hizmet ediyorsanız o vakıflarla ilgili yönetici ve faaliyetlerine baktığınızda sizin adalet teraziniz ona müsaade etmiyorsa ben ona dur derim. Bütünüyle inceledik. Yüzlerce noktasında vakıfların kiralarını ödüyoruz. Yurt binalarını yapıyoruz anahtar teslimi. Tefrişine kadar veriyoruz, bir takım fiziksel ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Niye bir tek yatağı yok İBB’nin? Benim kapımı bir sürü öğrenci çalıyor. “Bana yurt olanağı sağla diyor”. Büyükşehir belediyesinin niye bir tek yatağı olmaz. Yasal olumsuzluklar engelse gidereceğiz. Belediyenin yurdunun olmasının ne sakıncası olabilir.
İstanbul’un kamuya ait en sağlıklı ve güvenilir vatandaşın kendi oylarıyla seçip hayata kattı ilk sıradaki kurum İstanbul Büyükşehir Belediyesi’dir. Belediye iştirakleriyle vereceğiz bunu. Adrese teslim vakıf niye? Bir fayda üretecekseniz şartname hazırlar ihaleye çıkarsınız. Böyle bir şey de yok. 100 yataklı yurdu verdiniz, 30 yatağı mı benim? Belediyenin bir avantajı mı var? Anadolu’dan Gelen bir garibanı ben oraya yerleştirebiliyor muyum? Hayır. Biz Belediye’nin mülklerini ve varlıklarını en doğru şekilde hayata kazandırmakla ilgili mesuliyetimiz var. Biz bunu yerine getirdik. Göreceksiniz 100 milyonlarca lira bu kaynakların yatırımlara dönüşmesi, bir takım hizmetler üretmesi konusunda çok verimli bir İBB dönemini yaşatacağız.

 

İBB’DEKİ İŞTEN ÇIKARMALAR: Bizim çalışma arkadaşlarımız, kurumlarda mevcuttur, çalışmak istemediğiniz bazı insanlarla bahsettiğim şeylerden olabilir, haklarını vererek yolunuzu ayırabilirsiniz. Siz 31 Mart seçimine 20-25 gün kala niye eleman alırsınız? 31 Mart-23 Haziran arasında alınan eleman sayısı 1558. Ben 18 gün görevde kaldım değil mi? Ne yaptım, bir kişi bile işe almadım. Siz Mayıs’ta bizim mazbatamız elimizden alınınca binlerce insanı işe alıyorsunuz, neye istinaden. Bu seçime dönük bir hamledir. Ben elbette gösteri yapan masum insanlara üzülüyorum ama onlara biz haksızlık yapmadık. Onlara yanlışı yapan o seçim döneminde onları işe alanlardır. 31 Mart seçimine 1 ay kala işe alınan kişi sayısı 820. 31 Mart günü seçim var, 29 Mart Cuma günü bile insanları işe alıyorsunuz, nedir yani bu. Ben Beylikdüzü’nde talimat verdim eylül ayında, acil ihtiyaçlar hariç tek bir kişi bile işe almayacaksınız. Dolayısıyla o gösteri yapanları mağdur eden biz değiliz, mağdur eden hiçbir şekilde ilana çıkılmadan, halka duyurulmadan ihtiyaç dışı işe alınan insanlarla ilgili bir süreçtir. 2378 kişi işe alınmış, yaklaşık 1300 kişiyle de ilişiğimiz kesilmiş. Örneğin, 15 Temmuz kahramanı kovuldu deniyor, kendisi ayrıldı. Niye ayrıldı, görev yerinde değişiklik yapıldı ve beğenmedi, kendisi işten ayrıldı.

 

‘BİR VEKİLİN BİZDEN NASIL MAAŞ ALDIĞIYLA İLGİLİ KAYITLAR VAR’

 

130 bin kişi KHK’lı, memuriyetten men edildi, 46 kişi intihar etti, yani bu süreçler sağlıklı gelişecek, bizim bu sürecimize dair laf yetiştirecekler, vekiller gelip şov yapacak, gelen bir vekilin bizden nasıl maaş aldığıyla ilgili kayıtlar var. Ben İstanbul halkına adil olmaya söz verdim, partizanlığı söküp atacağım dedim. Gidip bir partiye kayıt yap, il ilçe başkanı onay verirse işe gir, o devir bitti kardeşim. Hangi partili olduğuna bakmaksızın işe gireceksin. Benim on binlerce çalışanla bir derdim mi var, yok. Tespit ettiğimiz çalışanlarla ilgili işlem yapıyoruz, milletin hakkını birilerine yedirmeyeceğiz. Çıkarırken üzülüyorum ama onlara yanlış yapanlar işe alanlardır.

 

‘AÇLIK SINIRININ ALTINDAKİ BİR AİLENİN GELİRİNİ SINIRIN ÜSTÜNE TAŞIYACAĞIZ’

 

Masrafları kısıyoruz, yetim ailelere, şehit ailelerine yapılan yardımlara zam da yaptık. Daha da yapacağız. Ben taahhütleri ocak şubat aylarında verdim. Önümüzdek bazı sorunlar var evet. Beklenti de yüksek. Bundan da mutluluk duyuyorum. Bütün bunlara çalışıyoruz. Aile sigortası denen son yılların en değerli tanımını hayata geçireceğiz. Bütün ailelerin gelirle ilgili raporunu ortaya çıkardıktan sonra açlık sınırının altında hiçbir aile kalmasın istiyoruz. Biz açlık sınırın altındaki bir ailenin gelirini açlık sınırının üstüne kadar tamamlayacağız. Nakdi yardım da var ama sütünü de ekmeğini de yardım edeceğiz. Tüm yardımlarımızı tek bir sistem üzerinden kimseyi rencide etmeden, vatandaşın evine teslim ederek, kartını vererek Ocak ayının ilk çeyreğine kadar hayata geçireceğiz. 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde süt dağıtımına ilk kez başlıyoruz.

 

Başvurular da olacak. Biz de çalışıyoruz. Yaptığımız çalışmaya göre 1 yıllık araç tasarrufundan 8-9 nüfusu yoğun ilçelerde yapacağımız dağıtımın bedelini karşılıyor.

 

‘İSMEK KAPATILMAYACAK’

 

İSMEK: CHP’li bir belediye başkanıyım ben ziyarete gideceğim gün İSMEK’in kapıları kapandı. İSMEK tümüyle kuruma ait çalışanları olsun istiyoruz. Tümünü bir anda böyle bir düzene çevirmeyiz. Bir takım taleplere göre, değerlendireceğiz.İSMEK kapatılmayacak , daha da büyüyecek. Kimsenin bu konuda şüphesi olmasın

 

DİYARBAKIR ZİYARETİ: Ben ne yaptım bir kere düğüne sözüm vardı gittim. Ama bu olay gerçekleşince Diyarbakır’ın bir ilçesine gittim burası Türkiye Cumhuriyeti’nin bir belediyesi. Suç varsa suçlunun türü belirlenir yargılanır ve gereği yapılır. Bu herkes için geçerli. Hiçbir hukuksuz davranış vicdanlara sığmaz.Biz gidip dedik ki bu seçilmişlere müdahalenin demokratik dışı terör örgütlerine o alanda fırsat tanımak anlamına gelir.

 

HDP ÖNÜNDEKİ ANNELER: Gelelim feryat eden evlatlarını terör örgütü PKK’nın aldığı annelerin elbette yanındayız. Biz bundan kurtulmak istiyoruz. O annelere Allah sabır versin.Gerekirse tabiki giderim.Gerekirse derken yanındayız.Ama her zaman gitme fırsatı olmuyor. Biz bu sorunları hep birlikte çözmek zorundayız. Birbirini kötüleyerek bir şeyleri elde edemezsiniz.Ben kimsenin vatanseverliğini sorgulayamam.Kimsede benim ülkeme olan bağlılığımı sorgulayamaz. Atatürk’e olan bağlılığımı asla sorgulayamaz. Atatürk posterini hediye edemeyenler utansın. Ben Hakkari’de de Trabzon’da da aynı değerlerimi konuşurum. Hiç de değişmeyeceğim.

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı